Kırmızı Beyaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kırmızı Beyaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Evvel zaman içinde Adam gibi adamlar vardı.
Muvazzaftılar, Kurmaydılar.
Türkiye Cumhuriyetini KORUMAK ve KOLLAMAK görev alanları idi.
KIRMIZI ÇİZGİLERİ vardı!
Bu çizgilerin aşılması SAVAŞ SEBEBİ idi.
Bu adamların kimisi hakkın rahmetine kavuştu kimisi ise emekli olup köşesine çekildi.
Ve sonrası malum...
Sınırlarımızın dışında başımıza çuval geçirildi.
Sınırlarımızın içinde ise PKK denen piçin soytarısı olduk. Düne kadar gölgemizden, botumuzun çıkardığı sesten korkanlar şimdi üzerimize molotof, taş ellerine ne geçiyorsa atabiliyorlar.
Bugün ise KARA GÜN!
Nasıl MUAVENET, EŞREF BİTLİS, ÇUVAL hicran yarası ise bugünün ifadesi mümkün değil!
Sözün bittiği yerdeyiz.
Bundan sonra Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun.

Sabih Samur 22 Şubat 2015 EDİRNE


Konu:

Türkiye’nin yurt dışındaki tek toprağı Süleyman Şah Türbesi dün gerçekleşen operasyonla resmen boşaltıldı. Türkiye, Cumhuriyet 29 Ekim 1923′te kurulduğundan beri ilk kez toprak kaybetti.

Öncelikle Demokrat Parti Genel Başkanı ve Üst Kurul Üyesi saygıdeğer arkadaşlarıma bir ata sözünü hatırlatmak isterim!
“Baba malı tez tükenir evlât gerek kazana”
Çoklukla insanlar bir emek vererek kazanmadıkları baba malının değerini pek bilmezler. Babadan kalan mal, mülk ya da para hazır olduğu, değeri de pek bilinmediği için kolay ve çabuk harcanır; tez biter. Kişilik sahibi olan kimse baba malına güvenmez, alın teri dökerek kazanmaya çalışır, kazandığının değerini de bilir, ona sahip çıkar, dolayısıyla onu dikkatle harcar.
Demokrat Parti’nin de şerefli geçmişinden günümüze intikal etmiş onurlu bir ismi ve dededen, babadan kalan mirası vardır. Bu isim ve miras binlerce partilinin yıllarca çocuklarından ve ailesinden tasarruf ettikleri zaman ve alın terinin onurlu bir neticesidir. Parti malı yetim malı gibidir; Parti malının koruyucuları onu imar eder, verimli hale getirir, çoğaltabilir fakat bu mal asla satılamaz, satın alınamaz, paylaşılamaz, bağışlanamaz ve istimlâk edilemez.
Tarafıma gelen bir bilgiye göre Pazar günü yapılacak GİK toplantısında partimizin mal varlıkları hakkında tarihi bir karar alınacakmış, ancak unutulmamalıdır ki alınacak bu kararın manevi vebali çok büyüktür ve tasarrufta bulunanlar asla iflah olmaz.
Partimizin üst yöneticisi değerli arkadaşlarım, arkanızı dönün ve partimizin geçmişine bir bakın; Geçmişte hangi yönetim parti malı sattı ya da birilerine peşkeş çekti? Rahmetli Menderes, rahmetli Özal, Sn. Demirel, Sn. Çiller ve Sn. Yılmaz bu partinin mal varlığına mal kattılar!
Sizlerin görevi bu partinin mal varlıklarının baba malı gibi satılıp yok edilmesine göz yummak değil, bilakis korumak ve büyütmektir. Ayrıca diğer bir göreviniz de ülkemizin zorlu bir süreçten geçtiği son derece kritik bir dönemeçte siyasi çözümler ve projeler üreterek halkı irşat etmek ve gayrı milli politikalara, soyguna ve talana karşı sert bir dille muhalefet etmektir.
Sayın GİK üyelerinden Pazar günü alınacak kararlarda bu vicdani hassasiyet içinde olmalarını diliyorum.

Prof. Dr. Vecdet ÖZ

Kaynak: http://www.turkiyehavadis.com/


Balkan Türklüğünün iki kanadı vardır. Biri halen Balkanlarda yaşayan Türkler
diğeri Balkanlara ilgisini sürdüren organize dernek çatısı altında toplanmış ,
çifte vatandaşlığı elde etmiş, geldiği ülkede (özellikle Bulgaristan) mülk sahibi.
Emekli olmuş, geldiği yerlere hizmet çabasındaki insanlarımız.
Bu iki kanattan birinin yeterince rol almaması halinde ne uçmak, ne koşar
adım gitmek mümkündür. 

Balkan insanı sorumluluk almalı, sorumluluktan kaçmamalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, Tika gibi kuruluşlar, Türk Dünyası araştırmaları vakfı gibi gönüllü kuruluşlar bir hiyerarşi içinde bu işin birer köşesinden tutmalı.
1930'lu yıllarda, Bulgaristan'da "Turan Ocağı" adı altında, spor ve kültür klüpleri kuran insanların bu gün teknolojinin, iletişim ve ulaşımın nimetlerinden radyo ve tv den istifade etmemesinin bir mantığı yoktur. 

Artık çağımızda neredeyse her kasabada yerel tv kanalları varken bunları kullanmamanın mantığı nedir?
10 Milyonu aşkın insanımızın yaşadığı bu coğrafyayı yok farz edemeyeceğimize göre

çağın bütün imkanlarından faydalanılmalı.
Mahalli gruplar, kongreler, kurultaylar, seminerler yapılacağı gibi, büyük ölçekli bütün Balkanları kapsayacak olanlar da yapılmalı.
1945 lerde Yugoslavya'daki "Yücel" hareketini kuran fikriyat halen dimdik
ayaktadır. Makedonia ve Kosova'da Türk partisi kuranlar, bu tarz bir organizasyonda
nefer olmaya hazırdır kanaatindeyim.
Bosna'da, savaş esnasında her öldürülen Boşnak için Sırplar, "bir Türk daha eksildi" diyordu. 

Boşnaklar da mezar taşlarına Ay-yıldız, bayraklarına üç hilal çizerken; bu oluşumun dışında kalabilir mi?
Elbette, hayat da, Balkanlar da, dikensiz gül bahçesi değil. 

Kimse altın tabakta, neticeyi sunmayacaktır. 
Muhtemelen arızalar, çatlak sesler olacaktır.
Ama görünen o dur ki artılar eksilerden fazladır.
Hulasa Balkanlarda, un, şeker, yağ var iş helvayı kotarmaya kalmıştır.
Büyük düşünmezseniz büyük olamazsınız.


Saniye Sütlü


Çek Yazılması ve Şeref ile Şerefsizlik Arası Çizgi
Ticaret erbabısındır, ihracat firman vardır, yurtdışına yüklediğin malların bedeli gelir ve yazmış olduğun çekleri güle oynaya ödersin. Bankalar sana çek karnesi vermek için her türlü şirinliği yaparlar. Ama gün gelir büyü bozulur. Beklediğin döviz bedeli zamanında gelmez ve bir anda o tarihli tüm çeklerin boşa düşer. Yani karşılığı yoktur. Rica edersin birkaç gün istersin çek yazdığın kişi veya firmalardan. Kimisi anlayışla karşılar kimisi ise doğru avukatına gider.
İşte o an radyoda “dönülmez akşamın ufkundayım” adlı şarkıyı dinlemenin vaktidir.
Ve ilk çekin yazılır. Peşinden banka müdürü arar ve tüm çeklerini iade etmenizi söyler.
Çekin yazıldığı duyulduğu an daha vadesi gelmemiş belki Şubat belki Mart ayındaki çekleriniz dahi yazdırılır. O sırada sen sudan çıkmış balık gibisindir. Neler olduğunu çözmeye çalışıyorsundur.
Ve düne kadar her türlü saygı ve sevgi gösterisinde bulunan çalıştığın kişi ve yanındaki personel ise artık sana bitik adam gözüyle bakmaktadır. Çünkü artık paran ve dolayısıyla gücün yoktur.
Bir gün gizli numara yazan bir telefon gelir, dayanamayıp açarsın. Karşında genelde Türkçe’si bozuk olan arkadaşlardan biri sana “şerefsizlik” üzerine hayat dersi vermektedir. Çünkü adama verdiğin çekin karşılığı yoktur ve sen artık şerefsiz bir işadamısındır. Ve bunu sana deklare etmek için çek sahibi arkadaş siyah takım elbiseli üçüncü sınıf bir ağır abi gönderir. Bu ağır abi sende paralarının kalmayacağını ve her türlü alacaklarını bildirme nezaketinde bulunur.
İşin vardır siparişlerin vardır ama sistem kilitlenmiştir. Çünkü sen çeki yazılmış bir adamsın.
Neyse madem işadamlığına soyundun çıkış yolunu da bulacak olan sensin. Davanda haklıysan Allah yardımcın olacaktır.
Gelecek günlerin çeki yazılan veya yazılmayan, borcu olan veya olmayan tüm güzel insanlara mutluluk, huzur, bol kazanç ve en önemlisi sağlık getirmesi dileklerimle.
Allah hepimize borçlarımızı ödemeyi ve lekesiz bir isimle yaşamayı nasip etsin.


61. Hükümet mutlaka bu soruna el atmalıdır.

Şu an 180.000 kişiyi aşmış olan çeki yazılmış ticaret erbabı vardır.
Bu kişilerin de yaklaşık yarısı yargıtay sürecini de tamamlamış olarak tutuklanmayı ve cezaevine götürülmeyi beklemektedirler.
Hâl böyle iken Silivri'nin kapasitesi 11.000 kişi olduğuna göre bir iki ay içinde yaklaşık 20 ADET SİLİVRİ CEZAEVİ BÜYÜKLÜĞÜNDE CEZAEVİ YAPMAK GEREKMEKTEDİR!!!
Ve ya bu konuya çözüm bulmalıdır.
Naçizane bireysel olarak önereceğim çözüm şudur:

1-Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ortak bir çalışma planı oluşturulmalı.
2-Devlet bankaları yurtdışından çok uzun vadeli kredi bağlantıları yapmalı!
3-Alınan bu krediler KOSGEB ve Halkbank, Ziraat Bankası gibi bankalar aracılığı ile
3a- Alacaklılar ellerindeki yazılmış çekleri bankaya teslim edecek
3b- Borçlular 3-5 yıl geri ödemesiz ve sonrasında min. 5 yıl geri ödemeli bir yapılandırma ile borçlarını ödeme taahhüdünde bulunacak
3c- Bahsi geçen kurumlar alacaklıya çek bedeli kadar ödeme yapacak.
Alacak verecek bitmiş olacak.
Mahkemeler inanılmaz rahatlayacak.
Herşeyden önemlisi bu kadar atıl ve işi bilen iş adamı, esnaf, çiftçi ve tüccarın tekrar yatırıma dönmesi, müteşebbis olması, istihdamı patlatacak, ekonomi ve dolayısıyla işlem hacmi büyüyecektir.
Gereğini 61. Hükümetin görüşlerine sunuyorum.

Sabih Samur


Kaynak: http://www.kariyergazetesi.net/hbr/haberdetay.asp?ID=1815


Kim bu adam? diyen ve rengimizi merak edenlere...

KIRMIZI-BEYAZ

Sabih Samur



Türkiye Cumhuriyeti MOZAİK değil HORASAN HARCI'dır !
Sabih Samur

İsviçre'de referandum ile minare yapımının yasaklanmasına sebep olan, minaresi olan ilk Türk Camiinin fotoğraflarla hikâyesi Kırmızı-Beyaz farkı ile sadece burada!
Teşekkürler Sn.Levent Çotuk size fotoğrafta yer alan ve emeği geçen tüm Hak dostlarına...
Sabih Samur
















































Rakamsal detayları bir kenara koyarsak UBP seçimden zaferle çıktı.


Zaferde emeği geçen herkesi Sabih Samur olarak kutluyorum.


"Kırmızı-Beyaz" ve "Benim Kıbrısım" bloglarımla ve zaman zaman http://www.fikiryolu.com/ ve http://www.yenialanya.com/ (YeniAlanya Gazetesi)da yazdığımız yazılarda KKTC'nin ödün vermeden


kuruluş amaçlarına uygun olarak yürümesi gerektiği ve bu ülküyü yürütecek hükümetlerle yoluna yürümesi gerektiğini vurguladık.


UBP çizgisi ile,başkanı ile doğru bir partidir.


Yolu ve bahtı açık olsun.


Başarılar dilerim.




Sabih Samur


Kıbrıs Sevdalısı

Web
Genelkurmay Başkanlığı Basın Bilgilendirme Başkanlığı için, Türkçe dilindeki yaklaşık 244.000 sonuçtan, 1 - 10 aralığı (). (0,10 saniye)
İpucu: "Ara" düğmesine tıklamak yerine Return tuşuna basarak zamandan kazanın.
Arama Sonuçları
1. Genelkurmay Başkanlığı Resmi Kurumsal İnternet Sitesidir ...
Basın Açıklamaları · Basın Duyuruları · Bilgi Notları ... Devlet Bakanı Egemen BAĞIŞ'ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ'u Ziyareti. 27 Ocak 2009 ...www.tsk.mil.tr/ - 68k - Önbellek - Benzer sayfalar
2. Genelkurmay Başkanlığı Resmi Kurumsal İnternet Sitesidir ...
22 Eyl 2008 ... Genelkurmay Başkanlığının Basın Bilgilendirme Toplantıları resmi tatil günleri hariç ilki 26 Eylül 2008 tarihinde olmak üzere her hafta Cuma ...www.tsk.mil.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_2_Basin_Duyurulari/2008/BD_49.html - 5k - Önbellek - Benzer sayfalarwww.tsk.mil.tr alanından daha fazla sonuç »
3. Masumiyet karinesi uyarısı - Hürriyet
16 Oca 2009 ... Tuğgeneral Gürak, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında, TSK'ya intikal eden ve tespit edilen ...www.hurriyet.com.tr/gundem/10790858.asp - 150k - Önbellek - Benzer sayfalar
4. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması - Vikipedi
Basın açıklaması, Genelkurmay Başkanlığı web sitesinden yapılması nedeniyle ... Genelkurmay Başkanlığı kurum sitesinden Basın Açıklamasının tam metni ...tr.wikipedia.org/wiki/27_Nisan_Genelkurmay_Başkanlığı_Basın_Açıklaması - 57k - Önbellek - Benzer sayfalar
5. Emekli albayın intiharı üzerine yazılanlara GENELKURMAY'IN ...
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgi notunda şöyle denildi: ''Son zamanlarda, bazı basın ve yayın organlarında, ...www.nethaber.com/Toplum/87721/Emekli-albayin-intihari-uzerine-yazilanlara-GENELKURMAYIN-GOSTERDIGI - 63k - Önbellek - Benzer sayfalar
6. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması hakkında ...
VikiKaynakGenelkurmay Başkanlığı 27 Nisan Açıklaması 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması hakkında bilgi ve daha fazlasi Türkçe Bilgi'de.ansiklopedi.turkcebilgi.com/27_Nisan_Genelkurmay_Başkanlığı_Basın_Açıklaması - 54k - Önbellek - Benzer sayfalar
7. TGRT Haber » Haberler » Türkiye » Genelkurmay Başkanlığı ...
30 Oca 2009 ... Genelkurmay Başkanlığı bilgilendirme toplantısı ... Genelkurmay'ın bu haftaki basın bilgilendirme toplantısında Tuğgeneral Gürak'dan İsrail ...www.tgrthaber.com.tr/news_view.aspx?guid=69bcb77a-0705-4b07-8e90-a2820c303e96 - 131k - Önbellek - Benzer sayfalar
8. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması hakkında ...
27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması hakkında ansiklopedik bilgi. bibilgi.com.www.bibilgi.com/27-Nisan-Genelkurmay-Başkanlığı-Basın-Açıklaması - 32k - Önbellek - Benzer sayfalar
9. 31 Temmuz 2008 Genelkurmay Başkanlığı basın açıklaması – Viki Kaynak
Basın, Genelkurmay Başkanlığı 31 Temmuz 2008 tarihli açıklaması ... dışı söylemler bilgi kirliliğine yol açtığından, gerektiğinde Genelkurmay Başkanlığınca ...tr.wikisource.org/wiki/31_Temmuz_2008_Genelkurmay_Başkanlığı_basın_açıklaması - 19k - Önbellek - Benzer sayfalar
10. KIRMIZI - BEYAZ: GENELKURMAY BAŞKANLIĞI Bilgi Notu
Gönderen SABİH SAMUR 10:39 AM Ergenekon, Genel Kurmay Başkanı, TSK 0 yorum » ... 16 Ocak 2009 tarihli Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda...kirmizi-beyaz.blogspot.com/2009/01/genelkurmay-bakanlii-bilgi-notu.html - 87k - Önbellek - Benzer sayfalar

Sayın Samur,
Bu gidişle yakın zamanda notta belirttiğiniz şeref madalyası da ne yazık ki takılacaktır.
Yıllar öncesinden yazılmış olan senaryo hayata geçirilmektedir,
oyuncuların önemli olmadığı bu oyunu yakın tarihe baktığımızda görebilmekteyiz.
Ama biz de vatanını çok seven Türk milleti olarak bu oyunu daha önce bozduğumuz gibi bozarız.

Afsin Bozkurt tarafından KIRMIZI - BEYAZ bloguna
Pazar, Ocak 11, 2009 11:22:00 PM tarihinde gönderildi




Bayilerde hiç YENİÇAĞ kalmasınYENİÇAĞ’ı daha geniş kitlelere ulaştırılmasında da siz değerli okurlarımızın yardımını bekliyoruz. Lütfen yolunuzun üzerindeki bayilere YENİÇAĞ bulunup bulunmadığını sorun. Bayilerde iade YENİÇAĞ bırakmayın.

Milli Direnişin Kalesi YENİÇAĞ, güçlü kalemleriyle teslimiyete, küresel kuşatma ve dayatmalara karşı çıkıyor. Bu direnişte en büyük gücü sizlerden alıyor. Türk vatanına ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkma mücadelesinde YENİÇAĞ’ın sizlerin desteğine daha da ihtiyacı var. Her gün 2 YENİÇAĞ alın. Dostlarınızı YENİÇAĞ ile tanıştırın. Her gün 1 arkadaşınızı YENİÇAĞ okuru yapın. Çünkü; Türkiye’nin YENİÇAĞ’a ihtiyacı var.
HER GÜN 2 YENİÇAĞHER GÜN 1 YENİ OKUR
En büyük gazete Her Yeniçağ gazetesi bir vatan parçası, bir kalenin burcu gibidir. Bayrak dalgalanacak, kale düşmeyecektir. Sizler, bayide bırakmayıp alacağınız her Yeniçağ ile Türklük kalesine bir taş koymuş olacaksınız.

Sabih Samur Kritiği : Biz de Kırmızı Beyaz olarak Yeniçağ Gazetesini yürekten destekliyoruz ama bir taraftan da eleştirmeden edemiyoruz.Gazetenin yaşatılmaya çalışılması gibi bir imaj bence Yeniçağ'a zarar veriyor.Tam tersini yapmak gerekiyor.

Sn. Ahmet Çelik size daha önce de fikirlerimi yazılı ve sözlü olarak izah etmiştim.

Yeniçağ Gazetesinin nerelere yürüyebileceğinin ve çapınızın maalesef farkında değilsiniz.

Yeniçağ Gazetesi'nin fiyatı 200 Ykrş olarak sabitlenip, TİRAJ 150.000 Adet/gün olarak hedeflenerek agresif bir pazarlama ve reklam stratejisi gerçekleştirilmelidir.

Bu hedefi gerçekleştirecek kişilerle çalışılmalı ve herşeyden önemlisi sizinle çalışan ve size inanan ekibi de maddi manevi desteklemeli, diye düşünüyorum...
Sevgi ve Selamlar

Sabih Samur


Sevgili Kırmızı-Beyaz okurları sizlere e-posta kanalıyla gelen bir iletiyi aktararak gereğini bilgilerinize sunuyorum.

Sn. Beray Otugen Nemutlu'ya başarılar diliyorum.

Sabih Samur

"DEGERLİ BASIN MENSUPLARI,


Ekli dosyada tarafınıza 19 hazıran da 1 gun ıcınde yonetıcısı oldugum fırmadan cıkarılmam uzerıne yazmıs olduğum kitabımın tanıtımını gonderıyorum. Bir aksilik olmaz ise 2 mayıs 2008 tarihinde satışa çıkacaktır.
Yaklaşık 2 yıldır (aşagıda web adresi olan MORE dergisine beray'ın seyahat notları ve Ayın Portresi yazılarını yazmaktayım. Aynı platformda olmamız nedeniyle sızlerın destegını beklıyorum Yayın organlarınızda kıtabımın tanıtımını yaparsanız cok ama cok sevınırım.
Sımdıden tesekkur ederım.


http://www.moreankara.com/
http://www.zeytindali.com/

Saygılarımla
Beray Otugen Nemutlu