Cumhuriyet Savcısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhuriyet Savcısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster



Arkadaş listemde yer alan Cumhuriyet Savcılarını, MİT Mensuplarını, Jandarma İstihbarat Mensuplarını, Emniyet Teşkilatını, Bu Vatanın Bölünmez Bütünlüğü için yemin etmiş eski ve halihazırda mecliste olan Milletvekillerini göreve çağırıyorum.
Ekteki fotoğrafı inceleyiniz ve gereken ne ise onu yapınız.

Sabih Samur
Kod Adı TC

Dip Not: Kimseyi etiketlemiyorum. Mesajı ve görevi alan alır.


ZAMANSIZ YAZILAR

… ilinin, … ilçesinde, … askerimiz (ve ya artık polisimiz) açılan hain ateş sonucu şehit olmuştur.
Ölenlere Allahtan rahmet, geri de kalanlara baş sağlığı…
Üç nokta(…) ile boş bırakılan yerleri dünün, bugünün ve yarın gerçekleşecek baskınların verileri ile doldurursanız göreceksiniz bizi yöneten eli silahlı ve silahsız (hükümet) yani asker ve politikacılar tarafından nasıl top yekûn kandırıldığımızı.
O yüzden bu yazılara zamansız yazılar diyorum ben. Şehit, mekân, detay isimlerinin havada uçuştuğu, net olmayan görüntüler. Ateşin sadece düştüğü yeri yaktığı gerisinin kocaman bir yalan olduğu…
Dün de Pervari’de bir Karakol Baskını…
Detayları olduğu gibi aynı olan bir önceki baskınların birebir aynısı.
Bekle karakolda!
Neyi?
Basılmayı ve öldürülmeyi.
Sonra tarafsız olmayan gazetelerde gazımızı almak için “yiğitçe, kahramanca çarpışarak öldüler.” gibi başlıklar.
Doğru! Kahramanca çarpıştılar ama keriz yerine, aptal yerine koyularak öldürüldüler!!!
Bu geri zekâlıca Karakol Sistemini kaldırmak için kaç aptalca ölüm ve adına şehit olduk imajı verilmesi ve anne babaların kandırılması gerekiyor?
Ey Genel Kurmay Başkanı sen ne iş yaparsın?
Bu devletten tıkır tıkır maaşını hangi kutsal görevi icra ederek alıyorsun şu an?
Elinde tüm istihbarat verileri varken, bu bizi basan itlerin geliş yerleri ve istikâmetleri belli iken,
neden karakol sistemini kaldırıp; pasif-savunma(dolayısıyla şehit olmak değil keriz gibi öldürülmeyi beklemek) yerine aktif-saldırı sistemi ile “BASKIN BASANINDIR!” mantığı ile Kandil’e kadar süpürüp, Kandil’i de başlarına yıkmıyoruz?
Genel Kurmay Başkanlığı ve TSK’ya Türk Milletinin güveninin günden güne azaldığını başarmak bir olaydı ve sen bu olayı başardın kardeşim! Sen derken üzerine alma.
Hilmi Özkök ile başlayan sürecin son seçilmiş kahramanısın sen.
Ve tarih tüm bu yaşananları not almaktadır. Gerekli ve gereksiz yere akan bu şehit kanlarının hesabı günü geldiğinde yine bu cumhuriyetin o günkü CUMHURİYET SAVCILARI tarafından isimlerine yakışır şekilde hesabı sorulacaktır.
Ve tüm bu zamansız yazılarda yer alan adını bile hatırlamadığımız şehitler yüzünden YARGILANACAK ve HÜKÜM GİYECEKSİNİZ!
İşte o zaman bu kanların hesabı alınmış olacak!

Sabih Samur


Bu fotoğrafta
Tayyip Erdoğan yok!
Bülent Arınç yok!
Orasından, burasından ve muhtelif yerlerinden,
salya, sümük, göz yaşı akan takiyyeciler yok!
Burada Cumhuriyetine;
Bu Cumhuriyetin Savcısından,
Bu Cumhuriyetin Polisinden,
Bu Cumhuriyetin hükümetinden çok sahip çıkacak
ve çıkması gereken Türk Halkı var!
Bu Halk ki şimdilik sadece efendice yürüdü...
Bir mesaj verdi bu Halk bugün!
Duyan ama duymamazlıktan gelen kulaklara;

Makamına, mevkisine, erkine bakmadan,

Benim Bayrağıma el uzatanın ELİNİ KIRARIM!
Benim Toprağıma göz dikenin GÖZÜNÜ OYARIM!
Beni Devletsiz bırakmaya çalışanın CANINI ALIRIM!
diye KÜKREDİ!

Ve tüm bunlar Sn. AKP'nin başı olan siz, Tarabya'da boğaza karşı AKP'nin Cumhurbaşkanı ile kahvaltı ederken oldu!
Allah sizleri GAFLET, DALÂLET ve HIYANET şarhoşluğundan ayıltsın!
Gerçi Yaradana kalmadan bu millet ayıltacak!

Ve bu Yüce Milletin Genel Kurmay Başkanından bir beklentisi var:

Bu Yüce Millet der ki;

"Ey benim Yüce Ordumun, gözbebeğimin değerli Komutanı,
'Sana kim dur derse, geri dön derse' sakın dinleme!
Yüce Türk Sancağını bir daha inmemek üzere KANDİL DAĞI'NA DİK!
Kandil Dağı'nı Ateş Dağına çevir!
30 Ağustos Zafer Bayramında TRT 1 ile canlı yayında bizlerle Kandil Dağı'nda
O Yüce Ordunun başında bizleri selâmla!"

Evet sevgili arkadaşlarım bugün Taksim'de ve Türkiye'nin dört bir yanında
Bu Yüce Türk Milleti bunları söyledi.
Benden iletmesi...

Sabih Samur



BİLGİ NOTLARI


TARİH : 01 Ocak 2010
SAAT : 14:50
NO : BN - 01 / 10


1. Bugünkü bazı medya organlarında dün bir hakimi takip ettiğinden şüphe edilen iki aracın durdurularak arandığı, bu araçların askeri ve içindeki şahısların da askeri personel olduğu haberlerine yer verilmiştir.
2. Olayın cereyan tarzı aşağıdaki şekilde olmuştur;
a. 31 Aralık 2009 saat 12:30 civarında, Uğur MUMCU caddesinde birbirinden bağımsız olarak idari görevle seyir halinde olan beyaz renkli iki ayrı askeri araç polisler tarafından durdurulmuştur.
b. Durdurulan bu araçların askeri araç olduğunun anlaşılması üzerine olay yerine Merkez Komutanlığı ekipleri çağrılmıştır.
c. Söz konusu araçlar ve içindeki personel, durdurma ve arama kararını veren Cumhuriyet Savcısının isteği üzerine saat 14:00 civarında Ankara Merkez Komutanlığına götürülmüşlerdir.
ç. Burada Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan tespitlerde;
(1) Araçlardan birisinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait olduğu ve içinde iki şoför er ile bir uzman çavuş aşçının bulunduğu,
(2) Diğer aracın ise, Garnizon Komutanlığına ait olduğu ve içinde iki şoför (biri onbaşı biri er), bir elektrik teknisyeni er ve bir marangoz erin bulunduğu anlaşılmıştır.
3. İlgili Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan inceleme sonucunda, söz konusu askeri personel dün gece saat 22:00 civarında serbest bırakılmıştır.
4. Olayın, bir şüphe üzerine yapılan ihbar ve bu ihbara yönelik olarak icra edilen bir uygulama olduğu anlaşılmış ise de, son günlerde yaşananların, kişileri ve toplumu ne hale getirdiğini göstermesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.
5. Konuya ilişkin olarak gerekli işlemler başlatılmıştır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
SABİH SAMUR YORUMU :
Ankara'nın göbeğinde iki askeri plâkalı araç içinde resmi kıyafetleri ile askerler Amerika'dan gelen bir ihbar telefonu üzerine eş zamanlı olarak durduruyorlar, savcılığın talimatı üzerine alınıp, sorgulanıyorlar.
Kim kime mesaj vermek istiyor bilmiyorum ama bildiğim bir şey var o da bu işlerin artık tadından yenmez hale geldiği.
Bizlerde yazıp çizen esnaf olarak yapmamız gerekeni yapalım; konuyla ilgili gerekli işlemleri başlatalım ve kamuoyuna saygı ile duyuralım.
Vah benim memleketim.

Hangi meslek adının başında "CUMHURİYET" kelimesi var?

Savcı!

Cumhuriyet'in savcısı olan Türk Oğlu Türk Cumhuriyet Savcılarına sesleniyorum:

YARINA BIRAKMAYIN !

BU GECE PAKET YAPIN Bu OSMAN BAYDEMİR denen soysuzu!



Yorum:

--------------------------------

S.Servet Gürbüz


Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "HukukReformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.

Ata'nın huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt'un tepesinde şimşekler çaktırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

Cumhuriyet Başbakanı, Cumhuriyet Bakanı, Cumhuriyet Müsteşarı, Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz ?

Atatürk, Bozkurt'a, "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü, öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir.

İşte o Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder.

"Devam et Bozkurt" der.