Kuran-ı Kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuran-ı Kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bugün Berat Kandili

Gönderen SABİH SAMUR | 12:07 ÖS | , , | 0 yorum »


Bugün Berat Kandili
Kandiliniz kutlu olsun
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Berat Kandili'nin, Müslümanlar için fırsat kapısı olduğunu belirtti. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Berat Kandili'nin kutlanacağını belirterek bu gecenin insanların hata ve günahlarından dolayı tövbe edeceği Allah'tan mağfiret dileneceği önemli bir gece olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu gecenin, ''Bilerek veya bilmeyerek işlenen hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten arınma, sıkılan ve bunalan ruhların Yüce Rabbimizin rahmetine ve mağfiretine ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısı olduğunu'' belirtti.
Bardakoğlu mesajında, 26 Temmuz Pazartesi gününü salıya bağlayan gecenin af, merhamet ve mağfiret gecesi olarak kabul edilen Berat Kandili olduğunu ifade ederek, Hz. Muhammed'in bu gecede Cenab-ı Allah'ın kendisinden bağışlanma dileyenleri affedeceğini, içtenlikle yapılan duaları kabul edeceğini müjdelediğini vurguladı.
Ramazan ayının müjdecisi olan bu gecenin, inananların kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan arınmaları ve Yüce Yaratıcı'nın sonsuz rahmet ve merhametine iltica etmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlattığını dile getiren Bardakoğlu, mesajında şu görüşlere yer verdi: ''Bu itibarla Berat gecesi, bilerek veya bilmeyerek işlenen hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten arınma, sıkılan ve bunalan ruhların Yüce Rabbimizin rahmetine ve mağfiretine ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısıdır.Milletimizin kandil olarak adlandırdığı bu geceler, dünyanın koşuşturması içerisinde varlık ve yaratılış gayesini adeta unutup sonu gelmez emeller ve hevesler peşinde koca bir ömrü heba eden bizlere, özümüze dönme ve kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunar.
Ayrıca Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi yeniden düşünme, tövbe ederek geçmişi affettirme, dua, azim ve kararlılıkla geleceği inşa etme imkanı sağlar. ''Günümüz dünyasında, sadece ferdi ve ailevi mutluluğu değil, toplumsal hayatı, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmeyi tehdit eden maddi manevi pek çok olumsuzluğun yaşandığına dikkati çeken Bardakoğlu, Kur'an-ı Kerim'deki ''Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir'' müjdesinin farkına vararak günah ve kusurlardan dolayı tövbe edilmesi gerektiğini ifade etti.
Bardakoğlu, ''İbadet ve dualarla Rabbimize yakınlaşmalı, Yüce Mevlaya, ailemize, çocuklarımıza, çevremize, milletimize ve tüm insanlığa karşı olan görev ve sorumluluklarımızı yeniden hatırlayarak yeni bir ümit ve kararlılıkla geleceğe bakma melekemizi güçlendirmeliyiz'' değerlendirmesinde bulundu.
Berat Kandili'nin kurtuluş, af ve arınma gibi anlamlara geldiğini kaydaden Bardakoğlu, bu mübarek gecenin sunduğu manevi iklime dikkat çekerek şunları kaydetti:''Kur'an'ın öğrettiği 'Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka kaybedenlerden oluruz' vb. dualar, tövbe istiğfarlar ve yakarışlarla beratımızı almamızın ancak, nüzulünün 1400. yılını idrak ettiğimiz hayat rehberimiz olan Kur'an-ı Kerim'i anlamakla, yaşamakla, Sevgili Peygamberimizin bizlere miras bırakmış olduğu sünnetini ve evrensel ahlaki erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını hatırımızdan çıkarmamalıyız.
Gündelik hayatın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir kandil olması dileğiyle aziz milletimizin ve yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızla birlikte bütün İslam aleminin Berat Kandili'ni kutluyorum.
Yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların bizleri istikamet sahibi yapmasını temenni ediyor, bu gecenin, ülkemizin, İslam aleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayet, barış ve huzuruna, bütün müminlerin tövbe ve dualarının kabulü ile arınma ve affına vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.''
AA

55 Yaş ve Ölüm Üzerine



Plus dolet quam meses est, qui ante dolet quam messe est.
(Seneka)

Gereğinden önce dertlenmek, gereğinden fazla dertlenmektir.


Bu sıralar, başucu kitabım, “Montaigne, Denemeler”. Sabahattin Eyüboğlu tarafından Türkçeye çevrilen, Cem yayınevinden çıkan bu kitabı elimden düşürmüyorum. 400 yıl evvel yazılanları okumak ve onda kendinle ilgili, yaşamla ilgili şeyler bulmak, harika bir duygu. Mutlaka okunması gerekli bir eser.
Zaman zaman yukarıdaki gibi, çok sevdiğim kısımları, sizlere aktaracağım.
Eminim tamamını okumak isteyeceksiniz.
Zamansızlıktan yakınıp ve bunu bahane ederek, ötelediğiniz bir sürü aktivite vardır hayatınızda. Bence bunun adı tembellik.
“Bugünün işini yarına bırakma” diyen atalarımız çok mu akıllıydı, yoksa biz daha mı az akıllıyız? İşlerimizi yarına bıraktıran iç gücümüz, bize yarına çıkacağımızın garantisini veriyor mu?
Ölüm sayılan uykudan, sabah uyandırılacağımızın garantisi var mı? İşte tüm bu soruların cevabı bende olmadığı gibi sanırım hiçbirimizde yok.
Şu sıralar aklıma takılan ve iç çatışma yaşadığım garip bir durum var. Sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şöyle olmalı, böyle olmalı, diye kendi kendime yorum yaptığım, bazen dostlarımla ve eşimle paylaştığım, konular ve şahsi projelerimin, ülke gündemine gelmesi ve birileri tarafından uygulanması, beni inanılmaz mutlu ve onurize ediyor. Ama inanın, bu yakın geleceği ve olayları ön görebilme yeteneği, artık beni korkutuyor.
09 Nisan 2008’de ikinci çocuğumuz oldu. Bir kız, adı Defne. Yiğit’in kardeşi. Ömrü uzun, bahtı açık olsun. Defne ile beraber bu mutluluğu yaşarken, birkaç sene önce sevgili eşime söylemiş olduğum, “sanırım 55 yaşında vefat edeceğim” sözü beni inanılmaz rahatsız etmeye başladı. Korkum, Yüce Allah’ın bunu bir dilek olarak kabul edip, dua olarak görmesi ve kabul etmesi.
Her fani gibi benimde korkularım var. Allah’ın bize verdiği, nimetler ve güzelliklerden, mümkün olduğunca, uzun bir ömürle faydalanmak istiyoruz. Aileye yeni katılan bir can (Allah’ın bir lütfu) ile daha uzun bir süre beraber olup, yaşama isteği. İnsanoğlunun doğasında var.

“Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de geciktirebilir.”
Hicr Sûresi 5 S: 263

“Her nefis ölümü tadacaktır! Sizi imtihan etmek için, hayra ve kötülüğe müptela kılarız. Hepiniz en sonunda bize döndürüleceksiniz!”
Enbiyâ Sûresi 35 S: 325

Kuran-ı Kerim'de yer alan "ecel" ile ilgili bu iki sûreyi sizlerle paylaşmak istedim.

Sabih Samur



FİKİR YOLU SİTESİNDEN GELEN YORUM
55 Yaş ve Ölüm Üzerine adlı Metris Cezaevinde kaleme almış olduğum makalemi biraz da tereddüt ederek göndermiş olduğum Fikir Yolu’ndan aşağıdaki yorumu aldım. Sürekli Siyasi konularda makale gönderdiğim Fikir Yolu’na bundan sonra apolitik konularda da yazılarımı aktarmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Saygılarımla
Sabih Samur

'Sabih Samur'dan' kategorisi arşivi

55 Yaş ve Ölüm Üzerine /Sabih Samur
Yazan: admin 23 Kasım 2008 Kategori: Sabih Samur'dan

Sayın Sabih Samur,Lütfen bu konuyu işlemeye devam edin. Siyasi konularda nasıl olsa herkes yazıyor; ama böylesi derin konulara girmeye nedense çok kişi cesaret edemiyor. Başarı dileklerimizle…

Fikiryolu
*************