Yeniçağ TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeniçağ TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Yaklaşık bir yıl önce yayın hayatına “ Dünyayı Türkçe İzleyin” sloganıyla başlayan Yeniçağ TV maalesef yayınına maddi kaynak yetersizliğinden dolayı son verdi.Yeniçağ Gazetesi’nin kardeş kuruluşu olan bu TV ciddi anlamda çok kısa bir sürede çok ciddi bir ses getirmişti.
Bütün samimiyetimle söylüyorum.TV’ler arasında ilk altıya kadar yükseleceğini umuyordum.
Sn. Ahmet Çelik ne kadar büyük bir misyon yüklendiğinin farkında mıydı acaba?
Şartlar ne kadar ağır ve zor olursa olsun er meydanında mademki pehlivanlığa soyunuldu gerekler yerine getirilmeliydi.
Ortaya koyulan ülke adına Milli Duruş ve tavır kesintiye uğramamalıydı.
Şimdi Sn. Ahmet Çelik uzaktan davulun sesi hoş geliyor diyebilir veya ateş düştüğü yeri yakar da diyebilir.Ama öyle değil!Çünkü bir misyona soyunulduysa ve kısmen başarılı olunup bir yerlere gelindiyse artık bunun pardonu olmaz,olmamalıydı diye düşünüyorum.
Tüm bunları tadı damağında kalmış bir izleyici kırgınlığı ile söylüyorum.
Genel yayın yönetmeni Orhan Can ve Genel Koordinatör Mehmet Marangoz’un da yayında gösterdikleri başarıyı sıkı bir reklam pazarlama ekibi kurarak yaşam kaynağı olan maddi geliri reklamlarla sağlamaya çalışmalıydılar diye düşünüyorum.
Hiç kimsenin ve hiçbir yönetimin artık Türkiye’ye mâl olmuş bir kanalı gerekçeleri ne olursa olsun Türkiye’den ve Türk Milleti’nden mahrum etmeğe hakkı yoktur.
Yönetim Kuruluna buradan sesleniyorum;lütfen tüm imkânlarınızı seferber ederek Yeniçağ TV’yi tekrar Türk halkı ile buluşturunuz.


DEVLET BAHÇELİ ve MHP


MHP Türkiye’de çok daha iyi yerlerde olması gereken bir parti.Maalesef şark kurnazlığı yöntemi ile günü kurtarmaya çalışıyor.Türban konusundaki çıkışı günü kurtarmadan öte değil.
Bugün için prim yapmış görünüyor ama bugünler tarih olduğunda Devlet Bahçeli’nin MHP’ye verdiği zararları hep beraber okuyacağız.CHP’de Deniz Baykal’a rağmen CHP’de kalmak nasıl mümkün değilse MHP’de de Adana grubuna karşı dik durabilecek,aykırı ses çıkarabilecek bir ilçe veya il örgütünün olması mümkün değildir.
Oysa istikrar balonu üfleyen Sn. Başbakan “Ulusa Sesleniş” konuşmasında okuduklarına kendi bile inanmamaktadır.Deniz bitmiş kıyı gözükmüştür.
Şu veya bu şekilde iktidar değişikliği gerekmektedir;ülke tıkanmıştır.
Çok zor belki imkansız ama Sn. Bahçeli tarihe geçmek istiyorsa ülkenin önünü açabilecek genç dinamik ve vizyonu olan birine makamını bırakmalıdır.En azından kendisi devam edecekse Sn. Altemur Kılıç’ın aşağıdaki sözlerine hiç olmazsa kulak versin.
“Ben ne yapacağım?Kaç gündür okuyucularım, dostlarım “Bahçeli ne yapıyor, neyin peşinde?” diye soruyorlar. Ben de bunaldım ve hatta MHP’den istifa etmeyi bile düşündüm... Ancak sonra da, gene düşündüm; Ben, 1942’den beri “üsteğmen” Alparslan Türkeş’le beraber ve Sayın Bahçeli’den çok önce vardım ve varım! Neden istifa edecekmişim... İstifa etmeleri, ayrılmaları gereken başkası, başkaları varken!Benim MHP’de olup olmamanın, “kuvveyi harbiyesi” yok. Ama elim, hamdolsun hâlâ kılıç tutuyor. Mücadeleye devam!”

Sabih Samur


ULUSAL BASINA DESTEK OLALIM




YENİ ÇAĞ GAZETESİ'Nİ OKUMA KAMPANYASI!

İşçi Partisi, ABD ve AB güdümlü, satılmış medyaya karşı ULUSAL BASINA DESTEK KAMPANYASI açtı. Bu kapsamda yurttaşlar, günlük gazeteler içinde ABD emperyalizmine karşı vatan savunması hattında doğru bir çizgi izleyen Yeni Çağ Gazetesini desteklemeye çağırıldı.İşçi Partisi Genel Sekreteri Av. Nusret Senem tarafından İl Örgütlerine gönderilen genelgede "Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik politikalarımızı en doğru ve etkili şekilde değerlendiren yayın organı Yeniçağ Gazetesi’dir. Bu gazetenin uzun zamandan bu yana Partimizin önderlik ettiği 'Ermeni Soykırımı Yalanı'na karşı mücadelede de etkili bir yayın çizgisi izlediği bilinmektedir. Partili arkadaşlarımızı ve dostlarımızı Yeni Çağ Gazetesi'ni almaları için teşvik etmeliyiz." denildi.

KAYNAK : İşçi Partisi Web Sitesi


YENİÇAĞ TV
Türkiye'nin uydudan bütün Avrupa ve Türki Cumhuriyetlerine yayın yapan, TÜRKİYE' nin sorunlarını dile getiren, doğru ve dürüst habercilik ilkesi olan, konuşulmayanı, söylenmeyeni söyleyen, Türkiye'nin korkusuz televizyonu YENİÇAĞ tv 24 saat yayın formatıyla yayın hayatına başlamıştır.Zengin yayın içeriğini oluşturan TÜRKİYE' ile ilgili haber, spor, belgesellerle ülkemizin tanıtımı için önemli bir misyon üstlenmiştir. Ülkemizin ulusal çıkarları doğrultusunda yayınlarını sürdürecek olan YENİÇAĞ tv uydu üzerinde (Türksat 2A ...... polarizasyon dikey sembol ....... 5/6) tüm Türkiye, Avrupa ve Türki Cumhuriyetlerinin tamamında yayın yapmaktadır. Düzeyli, saygın ve objektif yayıncılık anlayışı ile öne çıkacak olan televizyonumuz halkımızın, ve temsil ettiğimiz kültürün taktirini toplamak bizler için öncelikli hedefler arasındadır. Bizlerin yaymaya çalıştığı hizmet inanıyoruz ki sizlerinde beğenisini kazanacaktır. Bu çerçevede yayına başladığımız günden günümüze kadar olan programları beğeninize sunmanın gururunu ve kıvancını YENİÇAĞ tv olarak yaşıyoruz.
http://www.yenicagtv.com/index.htm adresinde yer alan bu tanıtım bilgisini siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.Medya savaşlarının yaşandığı herkesin belden aşağı vurduğu kimin eli kimin cebinde belli olmadığı bir ortamda böylesine cesur yüreklerin yer aldığı YENİÇAĞ GAZETESİ'ni mutlaka okumanızı ve artık gerek duyulan YENİÇAĞ TV'nin de sürekli takipçisi olmanızı canı gönülden öneriyorum.
Gelelim konumuza.Sanırım biz Cumhurbaşkanlığı için birbirimizi yerken yakında Leyla Zana kendi Cumhurbaşkanı adayı konusunda kararını vermiş ve bizlere deklare etmiş olacak.
Talabani Irak'ın Cumhurbaşkanı olduğu için sanırım onu önermeyecek.İkinci adamı Barzani Efendi ise Kürdistanı kurmakla meşgul olduğu için zaman ayıramayacağından geriye kalıyor kendilerinin üçüncü lideri Abdullah Öcalan efendi!
Evet.Olur mu olur!Bu memlekette Türklüğe hakaret edenler(Orhan Pamuk gibi) Turizmde ki kıpırdanmanın sebebi gibi gösteriliyorsa hiç merak etmeyin APO gibi sütü ve kanı bozuklar,halkların kardeşliği ve barış söylemleriyle pekala aday gösterilebilir bazı barış sevdalıları ve büyük gazetelerin köşe yazarları tarafından.Hele hele yazdığı kitap tamamlanıpta Nobel Barış ve Edebiyat ödülünü de APO'ya verdik mi kim tutar seni. Zaten demiyorlar mı SİZ'den 30.000 kişi öldüyse BİZ'den de bir o kadar gerilla öldü.
İnanılır gibi değil ama herşey olabilir.
Eğer Diyarbakır hala bizim ise MGK olağanüstü olarak toplanmalı ve toplantı yeri Diyarbakır Belediye Başkanlığı Binası olarak seçilmelidir.Mesaj gideceği her yere gider.Ankara'nın göbeğinde yakılan Nevruz ateşi Doğu ve Güneydoğu'dan hissedilmemektedir.Devlet tüm birimleriyle olması gereken yerde olmalıdır.KKTC'yi Talat'a bırakan mantık Diyarbakır'ı da Zana'ya bırakmamalıdır.Yoksa bu gidişle şöyle veya böyle kim seçilirse seçilsin acı ama gerçek;seçilen Cumhurbaşkanı Diyarbakır'ın Cumhurbaşkanı olmayacaktır.
Herkesi siviliyle askeriyle görevini icra etmeğe çağırıyorum.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun!
Sabih Samur