DORUKTÜRK TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DORUKTÜRK TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster




22 Nisan 2017 CUMARTESİ 18:00

KAÇKAR TV'de ilk bölümümüzle sizlerleyiz inşallah.
Buluşmak dileği ile...


Saygılarımızla

Çalışan TÜRKİYE, KAÇKAR TV


Yorumlar
 Sabih Samur  https://www.youtube.com/watch?v=zuRp0q-x7Jc



Çalışan TÜRKİYE , KAÇKAR TV
Türkiye ve Dünya için Üreten, Türkiye'de Üreten, Türkiye için İstihdam sağlayan,…
YOUTUBE.COM

  Elçin Yumuşak Başarılarının devamını dilerim çok güzel olmuş


  Hakan Ceray Hayırlı olsun programını izleyecez .Başarılar...


 Hasan Kutlu Hayırlı uğurlu olsun

 Sabih Samur http://www.turkiyehavadis.com/.../caycuma-karapinar.../726/



ÇAYCUMA KARAPINAR BARTIN İÇİN SANDIĞA GİDİYOR!
TURKİYEHAVADİS.COM



Merhaba benim adım McDonnell Douglas F-4 Phantom II

Herkes hakkımda bir şeyler yazıp çiziyor. Beni Ergenekon'a bağlayan da var.
Modernizasyondan dem vuran da var. İsrail ile ilişkilendiren de.
Var oğlu var.
Adımdan da anlayacağınız gibi ben Amerikan Malıyım. Uzun yıllar hizmet ettim bir çok ülkenin Silahlı Kuvvetlerine.
Bizler yeni çağ düzenindeki otomobiller gibi tüketim malı değiliz. Yani 5 yıllık garanti süresi dolmadan eskiyen, güncelliğini yitiren araçlar...
Bizler çok uzun yıllar havada kalabilen, metal yorgunluğu denen (bizdeki kanserin adıdır) illete modernizasyon sistemi ile kafa tutan ve böylece pilotlarımızı sağ salim uçuran bir ileri teknoloji ürünleriyiz.
Tabi takdir edersiniz ki üretimle ayakta duran ekonomiler yeni ürünler ürettikçe bizler ne kadar sağlam olursak olalım günü geldiğinde emekli edilmek zorundayız. Aynı siz insanlar gibi. Emekli olacaksınız ki yerinize gençler işe alınabilsin.
Biz 1996 yılında doğduğumuz ülke olan ABD'de emekli olduk. Sadece gösteri ekiplerinde uçmaya devam ediyoruz.
İsrail'de ise 2004 yılında, Almanya'da ise 2013 Haziran'ın da emekli olduk.
Türkiye'de ki arkadaşlarımız ise modernizasyon kapsamında 2020 yılına kadar uçabilme yetisini elde ettiler.
Yeri gelmişken söyleyeyim bizler kolay kolay (yaşlandık diye) düşmeyiz.
Sizin yani Türk Pilotlarının yetenekleri ise Dünya çapında malum.
Maalesef yakın zamanda yaşanan düşme olayları ve Türk Milleti olarak verilen Pilot şehitleriniz bizleri de üzmektedir. Ateş düştüğü yeri yakar ama biz de adımızdan dolayı bu olaydan rahatsızız. Ve bu düşme olaylarının sadece taziyeleri kabul etmekten ve Devlet erkanının birbirine başsağlığı görevlerini icra etmesinin yanında arkadaşlarımızın neden düştüğünü teknik olarak tespit etmeleri gerekmektedir.
Bugün ABD'de 2. Dünya Savaşında kullanılan Büyükbabalarımız olan B 29 lar dahi sorunsuz uçmaktadır. Bakım olduktan sonra bizler ölümsüz araçlarız.
Özetle diyeceğim şudur: Ben de bir F4 Phantom II olarak konunun ülkenizde iç siyaset malzemesi ve Fıtrat muhabbeti yapılmadan çözülmesini istiyoruz.
Türk Milleti bizim Dost ve Müttefikimizdir. Onun acısı bizim acımızdır.
Tekrar başınız sağolsun diyorum.
Bu arada unutmadan F-35 ler için yer açmanız gerekiyor. Sevkiyatlarımız seçim sonrası başlayacak.
Hayırlı Uçuşlar.


McDonnell Douglas F-4 Phantom II



DP Genel Başkan Adayı Burhanettin Şen, "Türkiye'nin en tecrübeli siyasi kadrolarına demokrat Türk siyaset şuuru ile Türkiye halklarını en iyi anlayan, en çalışkan, en fedakar partili tabanına sahibiz" dedi.

Şen, parti genel merkezinde düzenleği basın toplantısında, 2 Şubat'ta yapılacak DP'nin 11. Olağan Büyük Kongresinde DP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Şen, Türk ve Türkiye halklarının tam demokrasi için "kurtuluş yürüyüşü"ne başlaması gerektiğini, bu doğrultuda DP'nin tabanına tarihi görev düştüğünü belirtti.

Kurtuluş yürüyüşünün, onurlu bir siyasi mücadelenin başı dik, hukukun üstünlüğünde, yansız bir siyasi hayatın yeniden tesisi için dirilişin adı olduğunu ifade eden Şen, "Türkiye'nin en tecrübeli siyasi kadrolarına, demokrat Türk siyaset şuuru ile Türkiye halklarını en iyi anlayan, en çalışkan, en fedakar partili tabanına sahibiz" dedi.

-"Ülke meseleleri' diyerek birlik beraberlik için son şansı yaratalım"

Hükümetin sorunları çözmek için var olduğunu dile getiren Şen, AK Parti hükümetinin sorunlar yumağı olduğunu ileri sürdü.

DP'nin bu ülke için önemli olduğunu belirten Şen, "Genel merkez yönetimi sorunları çözmelidir. Bu konuda hepimize görev düşmektedir. Ancak genel merkez yönetimi bu birlik beraberliği sağlayamazsa sorun olur. Biz DP'liler 'önce ülke meseleleri' diyerek birlik beraberlik için son şansı yaratalım. Bu nokta herkes için son noktadır" diye konuştu. - Ankara

Kaynak: http://www.haberler.com/ 









15 Temmuz 2013 DorukTürk TV İftar Yemeği
Memleket Meselesi diye çıktığımız yolda, Atatürk çizgisinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası adına, Ülkenin bölünmez bütünlüğü adına, Cumhuriyetin tüm kazanımlarını korumak ve kollamak adına...

Görüyoruz ki bizim gibi düşünen dostlarla yollarımız ortak paydada kesişmeye başladı.

İşte 15 Temmuz iftarı bu anlamda önemliydi.
Şahlanış Hareketi Lideri Murat Altun ve Kurmayları,
Yükselen Türkiye Platformu Başkanı Durmuş Çelen,
Demokrat Parti'nin ak saçlılarından, duayen Şerafeddin Lülecioğlu
ve bizler...

Çok büyük bir beyin fırtınasının oluştuğu bu akşam, önümüzdeki iki hafta sonunda meydana gelecek ÖNCE VATAN kapsamındaki Büyük Güç Merkezi'nin ilk adımıydı.

Hayırlı olsun.

Baki selamlar.

Sabih Samur










Doruktürk TV’nin lokomotif programlarından “Hukuk Ve Siyaset’e katılan,Prof Dr Işık ECE’den ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR…

1- Ülkemiz maden sahaları yabancı ülkelere gizli anlaşmalarla kredi karşılığı verildi mi?

2- Şırnak’ta doksanlı yıllarda altı mühendisimiz neden öldürüldü?

3- Dünyada ki bor rezervinin %80 ülkemizde olmasına rağmen,bu madenden faydalanabiliyor muyuz?

4- İngiltere kraliçesi ülkemize bor madeni için mi geldi?

5- Bor madeninin savunma sanayindeki rolü nedir?

6- Toryum madeni için dünyada ikinci rezerve sahibiz ama nükleer enerji üreten santral neden
kuramıyoruz?

7- Isparta da 2007 yılında düşen uçağımızda ölen bilim inanlarımız hangi madeni araştırıyordu?

8- Prof Dr Işık Ece neden Vecdet Öz’ü destekliyor?

Tüm bu soruların yanıtı Doruktürk TV de Musa Baykal ile “Hukuk Ve Siyaset”te
http://www.youtube.com/watch?v=mnX84webIeU

www.dorukturk.tv


Doruktürk Haber Gazetesi                          

Haber Müdürü
Hilmi Mısır


03 Temmuz 2013, 21:00 Güngören, İstanbul

Sabih Samur ile Memleket Meselesi

Konuk: Seccadem Islanmıyor kitabının yazarı Sadettin Turhan






DORUKTÜRK TV'de yayınlanan MEMLEKET MESELESİ programının 10 Nisan 2013 tarihindeki konuğu Şahlanış Hareketi Lideri Murat Altun'du.















Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde bugün seçimler başladı. Oy verme işlemi akşama kadar devam edecek. Size bu seçim haberlerini elde ettikçe ve 'Exit Poll'^denen bazi verilere dair açıklamalar da yapıldıkça siz izleyenlerimizi gelişmelerden haberdar edecek ve ihtimallerden sizi bilgilendireceğim. Bir ilk tadımlık bilgi, bugünkü Rum seçimlerinde favori olarak gösterilen kendi partisi DİSİ ve kendiine destek veren DİKO partisince desteklenen ve büyük kazanma şansını elde eden Nikos Anastasiadis'in, Türkiye'nin AB Bakanı ve başmüzakerecisi Egemen Bağış'a bir mesaj gönderdiği konuşuluyor. Anastasiadis'in bu mesajında, TÜrkiye'nin AB ortaklı hakkını kazanması için müzakere başlıklarının açılması, daha doğrusu Türkiye'nin bir adım daha ileriye gidebilmesi hakkını elde etm esi için, artık Brüksel'a karşı ilişkiler kitabının açık olan ve hiç ilerleme kaydedilmeyen sayfasını çevirerek Türkiye'nin daha uygun tutumlar sergilemesinin gerektiğini söyledi. Tabii bugünkü Rum Başkanlık Seçimlerinden sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimini kendisi temsil edeceği için onun bu davranışının devamı beklendi. Dün akşam bu konuda yorumlar gelmekte gecikmedi. Meğer Anastasiadis, kendi tarafının hangi davranışları uygulaması gerektiğini kabul ederek olumlu bir adım atacağı yerde ona buna tavsiye ederek seçmene göz kırpmaya çalıştı. Anastasiadis, haddini aşarak Türkiye'nin, dolayısıyla Kuzey Türk Cumhiyetinin, 'sayfayı çevirdikten sonra, Türkye-AB Ortak Protokolünü uygulamaya koymasını, Türkiye'mizin ne yasal ne de anayasal olan Makarios zorbalığının yıktığı ve Türkleri bütün hak ve makamlarından, işlerinden - bir din adamına hiç yakışmayan zorbalıkla alt üst etmesine aldırmadan - Rum Yönetimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımamızı talep etmektedir. Son talebi de - ortada ne fol ne de yumurta varken - Türk tarafının bir adım daha geriye atarak kapalı ve Türk denetiminde olan Maraş'ı açmaya çağırmaktadır. Ama Maraş'ın yarıdan büyük bir kısmı İngilizlerin kendi sömürge daresinde yasal olmayan yollardan tapu verilen bölgedir. Vakıf mallarına saygı göstermeyen ve onları Rumlara peşkeş çeken sakat zihniyete de, Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin boyun eğmesini istiyor. Buraada, Anastasiadis'e, Kuzey Kıbrıs'ta yaygın olarak kullanılmakta olan bir deyimi tekrar etmek gerekiyor: Bak bayım biz olmayacak duaya boş yere 'amin' demeyiz şeklinde cevam veririz. Eğer pallikaryalığa başvuracak olurlarsa da ona göre cevabımız vardır: MOLON LAVE (Sıkıysa gel de al. Fanatik Rum basınında (Politis Gazetesi) dün bu olay Anastasiadis'in neredeyse Türkiye'ye meydan okuması şeklinde takdim edildi. DİSİ Partisinin EOKA'nın baş destekçisi, önce İngiliz Sömürge İdaresi, sonra Türklerin haklarının eksiltilmesi ve nihayet Türkleri tehdit ve sindirme yollarına sapmaması konusunda bir hayli temkinli yayın yaptı. Kıbrıs Rumlarının kendileri Türklerin gaspettikleri haklarından bir zerresini bile iade etmezken, bizden tüm taleplerini peşinen kabul etmemizi istemesine bu partiden AB Parlamentosuna milletfvekili seçilen Antiğoni Papadopulu da seve seve katılıyor. Demek istediğim şu: Bu seçimleri eğer Anastasiadis kazanırsa, Kıbrıs konusunda pek bir çözüm umudu ortaya çıkmayacaktır. O takdirde de BM, AB ve tüm diğer uluslararası kuruluşlar, Kıbrıs konusunda dörtlü bir konferansa çağrılmalı ve batı alemi de artık her şeye OHİ (Hayır) diyen Rum- Yunan ikilisine KATSE KATO (Otur yerine) diyerek 48 yıldır kuvvete dayalı olan isteklerine, makul yola dönerek uzlaşma yöntemiyle çözüme kavuşturmalarını söyleyerek ellerini artık masaya vurmaları kaçınılmaz olmaktadır. Rum-Yunan ikilisi baş belası kesildikleri AB'den para dilenirken bir de şartlar ileriye sürmemeli. BM ve AB buna izin vermemelidirler. Yoksa taksim bunca yıl süren Rum-Yunan bağnazlığının sonucu olarak kaçınılmaz olur. Saffet SOYKAL

Bizim Bulgaristan Türk topluluğumuzda çok iyi niyetli ve temiz kalpli insanlar var.Bir zamanlar aktif siyasetin içindeydim. HÖH'ün içinde de iyi insanlar var. Tek Türk partimizdi, bizim için çalışıyordu, ben de vaktinde bu parti için canla ve yürekle çalıştım. Türklerimiz için çalışıyorduk, ama daha sonra bizim aramıza Bulgarları da kattılar. Biserov'lar, Sonev'ler, Kostadinov'lar... Bu arada bizim bazı siyasetçilerimiz, para için, kendi çıkarları için kendilerini satmaya başladılar. Bu bir acı gerçektir. Vekillerimiz birer kukla oldular.Yeni kanun ve yasalar peşinden koşturacaklarına, susmayı tercih ettiler...Benim içim artık doldu ve taştı; "Hey güzel Halkım,artık işsiz ve gücsüz durma, okulsuz, dinsiz ve kültürsüz kalma. Kurt sofrasında olanlara asla güvenme." Bugün, halkım işsiz ve gücsüz, benim boğazımdan nasıl ekmek geçsin ki. Ben bundan dolayı partimden istifa ettim. Halbukü bu partiye emek verdim, para verdim. Helal olsun, ben alanlardan değilim, verenlerdenim. Bazıları diyor ki, o tek partimiz, tek dimiz, fakat neden yolsuzluklara karşı susuyorsunuz, neden hakkınızı istemiyorsunuz, kendiniz için değil, gençlerimiz, torunlarımız için. Ben bir Türküm, Bulgarı da sayarım, ama asla onun kölesi olamam. Ben sözümün eriyim. Kimseden yılmam ve korkmam. Beni tanıyan bilir. Ne Doğan'a, ne Kasım'a, ne de yüce Allah'tan başkasına, bir borcum yoktur. Ben doğruluk için varım. Hakkımda iyi konuşanlar da olabilir, rkamdan kötü şeyler de konuşabilirler. Sağolsun, herkes! Şu an ben kimseyi desteklemiyorum, ne Doğan'ı, ne Kasım'ı, ne Bulgaristan'daki başka siyasi güçleri, ne de sivil toplum örgütlerini, aynısı Ana vatan'daki göçmen derneklerimiz için de geçerlidir.Özgürüm düşüncelerimde ve yazdıklarımda. İnternet aleminde çeşitli gruplara üyeyim. Bana en çok yönlendirilen soru; "Kimin tarafındayım, kimi destekliyorum? "Hiç birisini, ne Memleketim Bulgaristan'da, ne de Ana vatan'ım Türkiye'de. Çünkü ben halkımızın yalnız bırakıldığına inanıyorum, kendisinin kimseye bir güvencesi kalmasığını görüyorum. Ben barıştan, dostluktan, birlik ve beraberlikten yanayım. Türkçülük için varım! Çocuklarım ve torunum için varım. Ne mutlu Türküm diyene! Saniye Sütlü

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bölgesinde başkanlık adayları söyleyecekleri son sözleri dün söylediler. Bugün artık seçim yasakları başladı. Yarın da söz seçmenin olup bu çekişmeleri noktalayacaktır. Arkalarında sağlam destek (DİSİ ve DİKO partileri, SEK SAğcı Sendikaları federasyonu ve diğer kuruluşlar) bulunan Nikos ANASTASİADİS, AKEL, Hristofyas, Solcu İşçi Sendikaları Federasyonu, Solcu Dadın Dernekleri POGO vs) desteği bulunan, kısa süre Sağlık Bakanlığı yapan Stavros MALAS ve EDEK Partisi Başkanı ve şimdiki Rum Meclisi Başkanı Yiannakis OMİRU ve Merkezdeki bazı kuruluşların destekledikleri Yiorğos Lillikas başlıca yarışmacılar olacaktır. Faşist Rum Ulusal Halk Cephesi (ELAM) destekli veya daha küçük grupların desteklediğiğ, seçilme ümitleeri olmayan birkaç aday daha vardır. Bunlar beyhude ve ümitsiz heveslerle yarışacak olan zayıf adaylardır. Dört yıldır iktidarda olan Dimitris HRİSTOFYAS'ın başarısız olduğu genel kanaat sonucu bu kez adaylık koymadı. Dün akşam üzeri, seçim yasaklarının başlamasından biraz önce yarım saatlik bir konuşma yaparak rakipleri ve çekemeyenlerinin iddiaları aksine çok başarılı bir görev süresi gerçekleştırdığını iddia etti. Sık sık ağlamaklı konuşmasıyla Hristofyas'ın Rum Yönetimi Başkanlık süreci de kapanmış oldu. Güney Kıbrıs'tan ayrılmayarak veya sonradan gidip iş bulan ve çalışmaya başlayan dolayısıyla oy kullanma hakkı bulunan 604 Kıbrıslı Türk'ün yarınki seçimleerde oy kullanacakları açıklandı. Tabii her seçimde olduğu gibi, Güney Kıbrıs'ta da seçimleri kimin kazanacağı hususunda çeşitli anketler yapıldı. Bunlara göre, güçlü DİKO oylarını da kazanan zaten güçlü DİSİ Partisi Başkanı Nikos ANASTASİADİS seçimleri kazanarak Cumhurbaşkanlığını alacaktır. Bu durumda Yiannakis Omiru yerine Ermeni asıllı KAROYAN da büyük bir ihtimalle Rum Temsilciler Meclisi Başkanlığına getirilecektir. Çekişmeli, tartışmalı ve kavgalı geçeceği daha şimdiden belli olan Rum Başkanlık seçimlerine 'Düzeni sağlamak için', 880 polis memuru ve müfettişinin görev alacağı büyük çapta çatışmaların çıkması dfurumunda da Rum Ordu Birliklerinin teyakkuza geçirilecekleri öğrenilmiştir. Şurası bir gerçektir ki, her üç adaya da destek veren güçler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1964-1974 yılların arasında Türklere karşı sürdürdükleri soykırım kampanyası sonucunda, aynen Girit'te, Batı Trakyada ve diğer bölgelerde yunanlıların uygulamalarının benzerini başarıya ulaştırarak Kıbrıs aasını da bütün olarak Yunanistan'a bağlama (İlhak) gerçekleştirmek için buna izin vermeyen Kıbrıs Türkleerinin kanını döktüklerinden hiç söz etmeyerek, anavatanımızı işgalı mazisi tertemiz Mehmetçiklerimizi de vahşetle itham edecek kadar gemi azıya aldılar ve bu kışkırtıcı politikalarla Rum Halkını, özellikle gençleri - kilisenin de yardımı ile zehirlediler. Rumlar, büyük ölçüde Ortodoks-Hıristiyan çevlerine, Amerika'daki güçlü Yunan Lobby'sinin, İngiltere'de yerleşmiş güçlü Yunan varlığının Rum kilisesi, Rusya, Çin, güçlü Ermeni Diasporasının desteğiyle 2004 yılına kadar rahat olan Rumlar, BM Genel Senreteri Ban Ki MOON'un hazırladığı iki bölgeli federasyon kurulması Planını da reddettikleri 2004 yılından sonra fire vermeye başladılar. Rumlar hala adanın tümünü ele geçirmek ve 1960 Londra-Zürih Anlaşmalarıyla sağlanan dengeleri reddetmek ve kendilerinin egemen ve idareci, Kıbrıslı Türk Toplumunun da uşaklarının olacağı bir düzende ısrar ettiler. Hala da ediyorlar. Hristofyas '2 bölgeli anlaşma taraftarı politikaları destekleyelim sorunu çözelim' sözünü her ettiğinde, fanatiklerin saldırısına uğradı. Onu başarısız kıldılar. Seçimlerden sonra bütün göstergeler ve BM Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi Alexander Downer'in de işittirdi, Türkiye Cumhuriyetinin de Kıbrıs Türklerinin de Türkiye, Kuzey Kıbrıs, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın katılımıyla Uluslararası dörtlü Kıbrıs Konferansı yoluyle çözüm aranması gündeme gelecektir. Rumlar eğer bunu da reddederlerse Kıbrıs bugünkü sınırlar esas alınarak kesin taksim edilecektir. Rumlar artık kendilerine gelmeli, Yunanlılar da onları pek azdırmalıdır. Saffet Soykal

TÜRK OLMAK

Gönderen SABİH SAMUR | 6:20 ÖS | , , | 0 yorum »