

2023 yılı, 23 Nisan.
Başkan yardımcısı Nimet Çubukçu Amed (eski adıyla Diyarbakır) Eyaletindeki törenleri gözleri yaşlı bir şekilde izliyor. Törenleri gökyüzünde oluşturulan devasa büyüklükteki üç boyutlu görsel aktarıcıdan izleyen halka, unutulmak üzere olan Türkçeyi de nezaketen, gönül koyulmasın babında alt yazı ile geçme jesti yaptırıyor Sn. Çubukçu.
O an aklına yıllar önce, sanırım 2011 yılında, adını bile hatırlayamadığı MHP adlı partinin bir yetkilisinin kendisine söylediği “iki dillilik olamaz o dili kopartırım” sözü geliyor. Gülüp geçiyor. Ne yıllardı diyor içinden tören yürüyüşünde yer alan miniklerin Sarı-Kırmızı-Yeşil den oluşan cıvıl cıvıl kıyafetlerine bakarak.
Seçimlere çok az kalmıştı, Başkan Erdoğan o zaman T.C.’nin Başbakanı idi. CHP bir şeyler yapmaya çalışıyor o iste muhteşem hatipliği sayesinde Kılıçdaroğlu ile tabiri caiz ise oynuyordu.
Devlet Bahçeli 12 Eylül’e takılmışlığı ile zaman zaman ani çıkışlar yapmış ama daha öteye gidememişti.
DP ise uyuyan dev denmesine rağmen uyanmayı başaramadı. Facebook denen ilkel, birinci nesil paylaşım sitesinde en son 20. grubu kurmuşlar ve “ben söyle yaptım, ben böyle yaptım” diye genç kızlık hikayelerini anlatıyorlardı birbirlerine.
Biz de bu sırada kömürden sonra baharda neler dağıtabiliriz fakirleştirdiğimiz ve yardıma yatkın hale getirdiğimiz halkımıza, onu planlıyorduk.
Stratosfer katmanında oluşturulan lazer yağmuru bir anda gökyüzünü Sarı-Kırmızı-Yeşil renklere büründürdü. Ve beklenen an gelmişti. Gökyüzünde Yüce lider Başkan Erdoğan belirdi.
Halkına İstanbul’a taşınan Başkanlık Sarayı’ndan sesleniyordu.
Bu arada unutmadan; önce Merkez Bankası ile başlayan süreç tüm bakanlıklar ve resmi dairelerin İstanbul’a taşınması ile tamamlanmıştı. 2018 yılında alınan kararla Atatürk’ün Ankarası ilçe durumuna getirilmişti. Herkes mutluydu eski ve köhnemiş olan Atatürk’ün Cumhuriyeti’nin tüm izleri silinmişti.
Evet bu sadece bir hikaye.
Bu hikayenin gerçek olmasını arzuluyorsanız durmayın, paylaşım sitelerinde birbirinizi yemeye, aptalca kıskançlıklar ve en çok ben bilerim pozlarıyla harcayın seçime kadar olan Allahın verdiği sayılı günleri.
Büyüksün Tayyip Erdoğan.
Ve şanslısın. Bu kadar beceriden yoksun bir muhalefete sahip olduğun için.
Sabih Samur
Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2023 Türkiyesi ve Başkan Erdoğan
Gönderen SABİH SAMUR | 11:17 ÖS | 2023 Türkiyesi, Amed, Ankara, CHP, Devlet Bahçeli, Diyarbakır, DP, Kemal Kılıçdaroğlu, MHP, Milli Eğitim Bakanlığı, Mustafa Kemal ATATÜRK, Nimet Çubukçu, Tayyip Erdoğan | 0 yorum »MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY ve ŞEHİT EDİLİŞİ
Gönderen SABİH SAMUR | 9:41 ÖS | Asteğmen, KUBİLAY, MENEMEN, Milli Eğitim Bakanlığı, Şeriat | 0 yorum »Atatürk'ün askeri,
Şehit Öğretmen-Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
ÖNEMLİ BİLGİ : Bu sene, Milli Eğitim belirli gün ve haftalar listesinde "23 Aralık Şehit Öğretmen Kubilay'ı Anma Günü" yer almadığı için okullarda ve resmi kurumlarda Anma Programı yapılamamaktadır!
Mustafa Fehmi Kubilay ve Şehit Edilişi
Adı Mustafa Fehmi Kubilay.
Şehit Öğretmen-Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
ÖNEMLİ BİLGİ : Bu sene, Milli Eğitim belirli gün ve haftalar listesinde "23 Aralık Şehit Öğretmen Kubilay'ı Anma Günü" yer almadığı için okullarda ve resmi kurumlarda Anma Programı yapılamamaktadır!
Mustafa Fehmi Kubilay ve Şehit Edilişi
Adı Mustafa Fehmi Kubilay.
Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep.
Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu.
Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni.
1930 yılında İzmir'in Menemen İlçesi'nde askerlik görevini yapıyor.
O sırada 24 yaşında. MENEMEN'DE O GÜN Olayın elebaşısı "mehdi" olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) adında Nakşibendi tarikatına bağlı biriydi.
7 Aralık'ta 6 müridiyle (Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan) Manisa'dan yola çıkan Derviş Manisa'dan yola çıkan Derviş Mehmet, 23 Aralık sabahı, gün doğarken Menemen'e girdi. Belediye Meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle zikrederek şeriat ilan etmeye kalkıştı. Meydandaki kalabalığın bir bölümü çağrısına uymuş, bir bölümü ise seyirci kalmayı yeğlemişti.
23 Aralık 1930 yılında kendisini mehdî olarak adlandıran Derviş Mehmet ile arkadaşları; Menemen'in 70 bin kişilik halife ordusuyla kuşatıldığını söyleyerek, halkın yeşil bayrak altında toplanmaları gerektiğini duyurmuşlar ve "Şeriat isteriz" diyerek ayaklanma başlatmışlardır.
Gösterilerin kısa zamanda tam bir irtica hareketine dönüşmesi üzerine, Menemen'de yedek subaylığını yapan Mustafa Fehmi Kubilay, olayı bastırmak için, bir manga askerle, başkaldıranları durdurmaya çalışmıştır. Ancak; gözü dönmüş caniler "Din elden gidiyor." çığlıklarıyla Kubilay'a saldırmış, Kubilay'ın başını gövdesinden ayırarak, yeşil bayrağın tepesine geçirmişlerdir. Bu sırada kendilerine engel olmak isteyen Şevki ve Hasan adlı iki mahalle bekçisini de ne yazık ki öldürmüşlerdir.
Olayın yaşandığı anın on yıl öncesine kadar Yunan işgali altında inleyen Menemen'de böyle bir cinayetin yaşanması, ilginçtir ve ibret vericidir.
Kubilay, Türk Devrim Tarihinde bir Anıt Adamdır. Öğretmen, yedek subay Kubilay'ı anıtlaştıran soylu ve yürekli davranış, onun Cumhuriyet Devrimlerini korumada üstlendiği yüce göreve içtenlikle bağlılığından kaynaklanmaktadır. Bu uğurda verdiği ise, başı ve canıdır.
Kaynak: TÜRKÇÜ TAVIR (turkcutavir2004@gmail.com) adına turkcutavir@googlegroups.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
