BBP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BBP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Sabih samur'dan YORUM HABER Şölen havasında geçen Milletvekili Tanıtım Toplantısı muazzam bir katılım gerçekleşti.

03 Mayıs 2015 Pazar 18:33
Sabih Samur'dan YORUM HABER
Doruktürk ekibinin başından sonuna kadar yer aldığı ve benimle Edirne'den sürekli telefon, video ve görsel kurulduğu ortamda gördüğüm ilk şey şu oldu: MİLLİ İTTİFAK yani BBP'nin tüm egolarını bir yere bırakarak Saadet Partisi ile biraraya gelerek oluşturduğu seçim birlikteliği etle tırnak gibi olmuş.
Eğer bu çoşkulu, inançlı kalabalık son dakika (geçen senelerde olduğu gibi) sürprizi yaparak istikrar adı altında AKP'ye oy verirse çok yazık olur.
Bu coşku sandığa kadar devam edip mührü Saadet'e basarsa cilalatılıp parlatılarak ortaya barış çubuğu olarak sunulan HDP figürünü oy anlamında kat be kat geçebilir.
Olması gereken de bu.
Saadetin seçim tüzüğünü okuduğunuzda "idam cezasının tekrar getirilmesi" maddesi dahi ne kadar kararlı olduklarını ve memleketin bekası için hazırlık yaptıklarını gösteriyor.
Bundan sonra yapılması gereken şahsi fikrimdir beni bağlar; kesinlikle AKP ile bir ittifakın söz konusu olmayacağını, "siyasettir sıcak bakabilir" gibi bir söylem hatasına asla düşmeden aynı kararlılıkla yürümeleridir.
Yine ülkenin bölünmez bütünlüğü noktasında, federasyona ve özgürlük söylemleri adı altında PKK'nın legalleşmesine sıcak bakmayacaklarını yüksek sesle vurgulamaları gerekmektedir.
İKİ MUSTAFA'nın dil uyumu, kısmet olur da meclise girilirse aynı şekilde devam edecek hissi vermektedir.
Hayırlısı diyelim.
Allah Türkü Korusun.





Kamer Genç'in delikanlılığını, dik duruşunu, olması gerekeni yapmasını takdir ediyoruz ve başta CHP ve MHP olmak üzere DP, HEPAR, BBP, BTP, YURT Partisi ve diğer partilerden de BEKLİYORUZ!

Yok mu İkinci bir ECEVİT & ERBAKAN ?

Devletine kalkan eli kıracak?
O Paçavrayı indirecek?

Bugünkü süreçte dümenden muhalefet yapanlar da suçludur.
Ve bir gün birileri gelir de "neden ülkeyi bu hale getirdiniz?" derse kimse demokrasi nutukları filan atmasın!

Bu memleket O.Çocuklarına peşkeş çekilmek için ve peşkeşe göz yumulması için kurulmadı!!!


Sabih Samur   30 Temmuz 2013  İstanbul



Muhsin Yazıcıoğlu son yolculuğunda
Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında yaşamını yitiren BBP Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu için TBMM'de tören düzenlendi.
.
.
.
.
.
Yazıcıoğlu'nun cenazesi, kalabalık bir kortej oluşturularak Meclise getirildi. Cenaze aracı Dikmen Kapısı'ndan Meclise getirildi. Yazıcıoğlu'nun Türk bayrağına sarılı naşının üzeri çiçeklerle süslendi. Cenazenin tören alanındaki yerine konulması sırasında özgeçmişi okundu ve saygı duruşunda bulunuldu. Cenaze törenine, Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu, eşi Gülefer Yazıcıoğlu, çocukları Furkan ve Firuze Yazıcıoğlu, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bakanlar Kurulu üyeleri, Muhsin Yazıcıoğlu'nun kayınbiraderi olan TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil'in de aralarında bulunduğu TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, eski başbakanlardan Tansu Çiller ve Yıldırım Akbulut, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç, Mustafa Kalemli, Ömer İzgi ve İsmet Sezgin, eski ve yeni milletvekilleri, çok sayıda partili ile vatandaşlar da katıldı. Tören boyunca sandalyede oturan Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu, gözyaşlarını tutamadı. Yazıcıoğlu'nun oğlu Furkan, babasının resmini taşırken, kızı Firuze, karısı Gülefer ve kız kardeşi Mavuş Ocak, tören öncesi taziyeleri kabul etti. Törene ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gelirken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise törenin sonuna doğru protokoldeki yerini alabildi. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, eski Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan'ın da katıldığı törene, eski milletvekillerinden Muharrem Şemsek tekerlekli sandalye ile geldi. Kızılay görevlileri kırmızı yelekleri ile törende yerlerini aldı. Meclis bahçesinde iki ambulans bekletilirken, alınan geniş güvenlik önlemleri çerçevesinde Meclisin üzerinde de bir helikopter tur attı. TBMM yerleşkesi içinde ve dışında çok sayıda insan Muhsin Yazıcıoğlu'nu son yolculuğuna uğurlamak için büyük bir kalabalık oluşturdu. Cenaze töreninin yapıldığı alandaki merdivenler dahil her yer tıklım tıklım dolarken, protokoldekilerin bu yüzden yerlerini almada sıkıntı yaşadığı görüldü. Tekbir getirdilerTörene Türk Cumhuriyetlerinden kalabalık bir grup da katıldı. Cenazenin tören alanından çıkarılarak araca taşınması sırasında izdiham yaşandı. Bu sırada bir grup tekbir getirerek protokolün önüne geçti. Protokolün cenazenin ardından yürüyememesi üzerine, Yazıcıoğlu'nun oğlu Furkan cenazenin önünde tek başına yürümek zorunda kaldı. Tekbir atan kişilere görevlilerin müdahale etmesi, tartışmaya neden oldu. Bir grup, tekbir atarak işaret parmağını havaya kaldırırken, bir grup da bozkurt işareti yaptı ve "Ya Allah bismillah, Allahu ekber", "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye bağırdı. Bir başka grup ise "Biz de üşüyoruz koca reis" yazılı pankart taşıdı. TBMM Başkanı Köksal Toptan, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve kayınbiraderi TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, törenin ardından taziyeleri kabul etmek için kendilerine ayrılan bölümdeki yerini aldılar, ancak yaşanan izdiham nedeniyle taziyeleri kabul edemeden Meclis Başkanlığı makamına geçtiler.Yazıcıoğlu'nun cenazesi, TBMM'de düzenlenen törenin ardından cenaze namazı için Kocatepe Camisi'ne getirildi.Kocatepe Camisi'nin merdivenlerinde bekleyen partililer, Yazıcıoğlu'nun cenazesinin bulunduğu aracın üzerine kırmızı karanfiller attı. Kalabalık nedeniyle bir süre araçtan indirilemeyen cenaze, alanın boşaltılmasının ardından alınarak cami avlusuna getirildi.Protokolün geçişi için açılan polis barikatlarından alana girmek isteyen partili ve vatandaşların aşırı yüklenmesi nedeniyle Kocatepe Kültür Merkezi önündeki güvenlik noktalarında kısa süreli izdiham yaşandı. İzdiham nedeniyle fenalık geçiren bazı vatandaşlar, polis tarafından daha sakin bölgelere alınarak dinlendirildi.Parti yöneticileri de ses araçlarından partililere ve vatandaşlara sağduyulu davranmaları yönünde çağrıda bulundu.Yazıcıoğlu için Kocatepe Camii'nde cenaze namazı kılındı. Namazı Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu kıldırdı.Muhsin Yazıcıoğlu'nun naaşı kılınan cenaze namazınının ardından tekbirler eşliğinde polislerin omzunda cenaze aracına kadar taşındı. Partililer, Yazıcıoğlu'nun cenazesinin avludan geçişi sırasında kırmızı ve beyaz karanfiller attılar. Yazıcıoğlu'nun cenazesinin üstüne Doğu Türkistan bayrağı da konuldu. Genel başkanları Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatıyla büyük yasa boğulan partililer Kızılay’a sığmadı.Yurdun dört bir yanından otobüslerle Ankara’ya gelen partililerin de eklenmesiyle BBP’nin Genel Merkezi’ne çıkan sokaklar partililerle doldu taştı. Kuran ve duaların okunduğu genel merkezde Yazıoğlu’nun kendi sesinden şiirleri yayınlanıyor.Zaman zamanda Alperenler okudukları şiirlerle Yazıcıoğlu’na bağlılıklarını dile getiriyorlar.“Öksüz kaldı Alperenler, bir gül açtı şimdi karlar üstünde üşüyor. Peşinde Alperenler ağlıyorlar” dizleriyle liderlerini kaybetmenin acısını yaşıyorlar. Yazıcığlu’nun naaşı Kocatepe Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Kızılay’daki Genel Merkez Binasının önüne getirilecek ve burada okunacak Kuran ve duaların ardın kortej eşliğinde defnedileceği Tacettin Dergahı’na götürülecek.BBP Genel Merkezi binasının üzerine "Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum" yazılı Muhsin Yazıcıoğlu resmi asıldı.Ayrıca Sivas plakalı bir aracın arkasında "Biz seni hep üşüttük reis" yazısı bulunuyordu.
KOMŞULARDAN HELALLİK ALINDI
Parti yöneticisi naaşın hareketinden önce “16 yıldır bizimle komşuluk eden komşularından da Muhsin Başkan için haklarını helal etmelerini istiyorum” diyerek helallik aldı.
TACEDDİN DERGAHI'NA DEFNEDİLDİ
Yazıcıoğlu’nun naaşı, Hacettepe’deki Taceddin Dergahı’nda toprağa verildi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun defnedileceği Taceddin Dergahı, naaş gelmeden önce vatandaşların akınına uğradı. Taceddin Dergahı’nda Kur’an okunurken, dergahın içini ve çevresini dolduran vatandaşlardan kalabalık ve sıcak nedeniyle bayılanlar oldu. Bayılanlara çevredeki ambulanslarda bulunan sağlık görevlileri müdahale etti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun cenazesi Hacettepe’ye doğru ilerlerken, çevreden de birçok vatandaş da cenaze törenine katılmak üzere Dergah’a geldi.
-GÖREVLİLERİN ANONSU-
Cenazenin Dergah’a gelmesiyle beraber kalabalıktan dolayı izdiham yaşandı. Cenazeyi görmek için çabalayan sevenleri Dergah’ın ortasında bulunan cami avlusuna akın etti. Bu esnada oluşan izdihama engel olmak için görevliler anons yaparak “Allah rızası için lütfen geri çekilin, ailesi burada, hanımı burada, kızı burada, defin işlemini göremiyorlar, lütfen yardımcı olun” dediler. Daha sonrasında tekbirlerle BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun naaşı Taceddin Dergahı’ndaki mezarına indirildi. Gözyaşlarının sel olduğu bu anda Türkiye’nin çeşitli illerinden ve Türk cumhuriyetlerinden getirilen topraklar Yazıcıoğlu’nun mezarına serpildi. Kur’an okutularak gerçekleştirilen defin işlemi sırasında pek çok vatandaşın telefon ve fotoğraf makinalarıyla bu anı görüntülediği gözlendi. Defin işleminin ardından da birçok BBP’linin ve aile yakınlarının Yazıcıoğlu’nun mezarını terk etmediği ve beklemeyi sürdürdüğü görüldü.


DTP tarafından hazırlanan “Kürt Sorununa İlişkin Demokratik Çözüm Projesi” isimli kitapçığın milletvekillerine, elçiliklere ve basına dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Milleti’ne yönelik yapılmış bir ihanettir. Yapılan bu ihanete ve hainliğe karşı savcıları ve TBMM’yi göreve çağırıyorum.TBMM çatısı altında Anayasaya sadakatten ayrılmayacaklarına yemin etmiş olmalarına rağmen demokratik özerklik adı altında eyalet sistemini, kamusal alanda ve eğitimde anadilin önünün açılmasını, “Türk Ulusu” kavramı yerine “Türkiye Ulusu” ve “Türk” yerine de “Türkiyeli” kavramlarını savunmak bir çelişki olmakla birlikte, bölücü terör örgütünün sözcülüğünü yapmaktır. Ayrıca, emniyet ve adalet hizmetlerinin merkezi yönetim ile kurulması istenen bölge meclisleri tarafından ortak yürütülmesi uygulamada bölgeler arasında farklılıklara neden olabileceği gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasasına ve üniter yapısına ters düşecektir.Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle Büyük Türk Milleti’nin mensupları olmamızı ve hepimizin ortak sorunu olan “Bölücü Terör Sorununu” görmezden gelen DTP, sorunu “Kürt Sorunu” olarak lanse edip, çözüm araması ülkemizde bir iç çatışma oluşturmaya çalışmaktadır. Öte yandan dağdaki eşkıya ile Devlet arasında arabuluculuk misyonunu kimse üstlenemez. Tam tersine Devlet, Devletin büyüklüğünü gösterir, eşkıyanın bulunduğu ini basıp onu oraya gömer. Bölücü terör örgütünün elebaşlarına teslim ol çağrısı yapar, teslim olmayanı da yakalayıp idam eder.Bölücü terör örgütüne terör örgütü bile diyemeyen ve hatta söylemleriyle örgütün sözcülüğünü yapan DTP, bu hareketiyle önce özerklik, ardından da ayrı bir devlet kurma planının öncülüğünü yapmaktadır. Ancak sözde demokratik haklarını kullanan bu şahıslar hakkında bugüne kadar birçok suçtan dolayı dokunulmazlık fezlekeleri hazırlanmasına rağmen dokunulmazlıkları hala kaldırılmış değildir. Derhal TBMM’nde dokunulmazlık dosyaları gündeme getirilip hukukun önündeki dokunulmazlık engeli kaldırılmalı ve yargılanmalarına imkân tanınmalıdır. Daha önce de bu şahısların yeminlerine sadık kalmadıklarını ve bölücü terör örgütü ile iç içe geçtiklerini dile getirip, “dokunulmazlıkları kaldırılsın” dediğimizde “DTP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırırsak, dağa giderler” denmişti. Peki, dağa gitmediler daha mı iyi oldu? Bırakın gitsinler, gidecekleri yer Kandil, burnumuzun dibi. Cumhuriyetimizin 85. yıldönümünü kutladığımız günlerde TBMM’yi Kandil zannedip, ellerini kollarını sallayarak “Vatana ihanet kitapçığı” dağıttılar. Biz milletimizin seçtiği herkese saygı duyarız. Ama İmralı ile Kandil’den emir alan vekile değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter bir devlettir. Özerklik söz konusu bile olamaz. Özerklik istiyorlarsa defolup gitsinler.Bizler biliyoruz ki Türkmen, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni bir milletiz ve kardeşiz. Bölücü terör örgütü ve DTP bu birlikteliği, kardeşliği bozamaz, kimsenin de gücü yetmez. Bizler asırlardır etle tırnak gibi birlikte yaşayıp kız almış – kız vermiş, iç içe geçmiş bir milletiz. Halkımızı bölücü terör örgütünün ve DTP’nin provokasyon çalışmalarına karşı uyanık olmaya çağırıyorum. Bölücü terör örgütünün ve DTP’nin oyununa gelmeyelim. Muhsin YAZICIOĞLUBüyük Birlik Partisi Genel Başkanı