Ali Babacan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ali Babacan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

DURUM ANALİZİ

Gönderen SABİH SAMUR | 11:29 ÖS | , , , , | 0 yorum »


Meclis dışı Partiler eşyanın tabiatına uygun olarak davranmakta ve egolarına yenik düşerek her biri kendi partilerinin çatısı altında birleşmeyi savunmakta ve bir sonraki adıma geçilememektedir.
Diğer taraftan halkın algısı ise Beş ve ya Altı % 1'lik Partinin birleşerek iktidar olabilmesinin mümkün olmayacağı yönünde. Bu defa insan ister istemez tüm bu aksiyonlar % 10 barajını geçip milletvekili olmaktan mı ibaret diye düşünmeden edemiyor.
MHP kapılarını meclis dışı partilere kapatmış durumda. % 20 olsun benim olsun mu demek istiyor? İktidara mı talip yoksa Ana Muhalefet Partisi mi olmak istiyor?
CHP ise ciddi atakta; kapılarını bölücü unsurlar hariç herkese açmış durumda.
CHP'nin sert ve eski, Sol kokan söylem ve enstrümanlara yer vermemesi gerekiyor konuşmalarında.
Eğer CHP muhafazakar, Ulusalcı, Milliyetçi ve diğer kesimleri kucaklayacağım diyorsa bu çok önemli bir detay.
Merkez yapılanma CHP'de olacak gibi gözüküyor.
B şıkkı ise Ali Babacan faktörü.
Ali Babacan 13 Mart'a kadar tam bir soru işareti.
Gerçek anlamda AKP iktidarını iktidardan indirebilecek bir Merkez Oluşum gerçekleşirse ve bu oluşuma Ali Babacan ikna edilebilirse...
Evet önümüzdeki İKİ hafta ÇOK ŞEYLERE GEBE!


Sabih Samur 28 Şubat 2015

Çok acı...
Türkiye'de uzun yıllardır planlanmış olan Ankara'dan göçme, İstanbul'u tekrar Başkent yapma ülküsü adım adım gerçekleştiriliyor.
2023 Türkiyesi'nde Ankara İLÇE olacaktır.


http://www.tasdelen.org/video/vakifbank-reklami-turkiyenin-bana-ihtiyaci-var/

Bu adreste yer alan Vakıfbank reklâmı bize Bankanın Genel Müdürlüğü'nün İstanbul'a taşınmasının faydalarından ve olması gerektiğinden bahsediyor.
Vakıfbank kurum olarak bu oyunda yer almak zorunda!
Sırada nereler var?
Taşınması gereken tüm kamu kuruluşları.
TSK dahil. Kuleli Askeri Lisesi otel olmaktan kurtulur böylece.
Boğaza nazır Çengelköy'de Genel Kurmay Başkanlığı.
Ne işin var Buz gibi Ankara'da.
Ne diyor Sn. Başbakan?
"Durmak yok yola devam."
Yakışır sana bu yollar başbakan.
Bizler iyi ve sessiz birer seyirci olduktan sonra...

Sabih Samur

Kredi Kartlarına AF Geliyor!

Gönderen SABİH SAMUR | 12:09 ÖÖ | , | 0 yorum »



Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 31 Mayıs 2009 tarihi itibariyle ödeme ihtarı çekilmiş, icra takibi başlatılmış ya da bankalarca takibe alınmış kredi kartı borçları için yeni bir ödeme planının uygulamaya konulacağını bildirdi.


Babacan, düzenlediği basın toplantısında, kredi kartının bir nakit kullanım ve ödeme aracı olduğunu, bu kartların borcu borçla çevirme ve borcu öteleme aracı olmadığını belirtti.


Kredi kartı kullanımının daha da yaygınlaşmasının genel ekonomik çerçevede uygun olacağını ve bu doğrultuda kart kullanımını teşvik ettiklerini kaydeden Babacan, ''Kredi kartlarının daha rasyonel kullanımını sağlayacak uygulamaları hayata geçirmek ve takipteki kredi kartı sorununa çözüm getirmek için yeni düzenlemelere ihtiyaç var'' dedi.


Bu çerçevede yeni bir düzenlemeye gidileceğini ifade eden Babacan, kredi kartı borçlarına yeni bir ödeme planı getiren düzenlemeden 874 bin 657 vatandaşın yararlanacağını söyledi. Babacan, 30 Nisan 2009 itibariyle 874 bin 657 kişinin kullandığı 1 milyon 301 bin 302 kredi kartında tahsili gecikmiş ve takibe alınmış kredi miktarının 3 milyar 107 milyon lira olarak belirlendiğini vurguladı.


Babacan'ın kredi kartları ile düzenlemeler konusunda şöyle konuştu: “Tüketici kredilerinde kart faizi en yüksek faize sahip. Bir konut, bir taşıt kredisinde çok daha düşük faizler söz konusu. Vatandaşların ihtiyaç kredisi sistemine yönelmesini öneriyorum. Oradaki faiz oranları kredi kartı faizine oranla çok daha düşük. Kredi kartlarıyla ilgili üç önemli ayak var. Düzenlemeyle kart veren kuruluşlar yıllık kart kullanım bedelini 3.500 liraya kadar olan kartlarda 35 lira, 3500 ve daha fazla olan kartlar için limitin yüzde 1'ini geçmeyecek şekilde belirleyecekler. Kart hamili iptal ettirmek istediği zaman borcunu 90 gün içinde ödemek kaydıyla iptal edebilecek. Asgari ödeme tutarını yüzde 30'a kadar artırmaya ve yüzde 10'a kadar azaltmaya BDDK yetkili olacak. Şu an bu oran yüzde 20. 31 Mayıs 2009 tarihi itibariyle ödeme ihtarı çekilmiş, icra takibi başlamış ya da banka tarafından takibe uğramış kredi kartı borçları için yeni bir ödeme planı uygulanacak. Kanun çıktıktan sonra 60 gün içinde bu imkandan yararlanabilecekler. 31 Mayıs 2009 tarihine kadar geçen sürede ödemeye esas borç tutarı hesaplanacak. Ödemeye esas borcun 30 gün içinde ödenmesi durumunda herhangi bir faiz hesaplanmayacak. Taksitle ödeme olursa borcun tutarı 6 aylık vade için 1,04, 12 ay için 1,28 katsayıyla çarpılacak. Oranlar belirlenirken tüketici kredi faiz oranlarına yakın oranlar alınarak ödeme sıkıntısına girilmesi engellenecek."


ÜÇ KİŞİ TÜRK MİLLETİ’NDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR..: 14.06.2007



Evet artık yeter. Türk Milleti’ni aptal yerine koyanlar yanılıyorlar. Bizler bu aziz vatanın üzerinde yaşayan Asil Türk Milleti’nin birer ferdi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin doğru eller tarafından yönetilememesi veya yönetilmemesi nedeni ile uluslar arası camiada ve kendi içimizde düşmüş olduğumuz durumdan dolayı utanç duyuyoruz. Tarihin hiçbir döneminde ülke tüm kurumlarıyla hiç bu kadar kötü temsil edilmemişti.Özür dilemesi gereken bu üç kişi kimdir ve gerekçesi nedir?
1-BAŞBAKAN
TSK’ya gerekli emri vermeyip; TBMM’yi toplayarak harekât izni çıkartarak ordumuzu K.Irak’a sevk ettirmediği için.KKTC’nin Babacan tarafından AB yolunda engelleyici bir sorun olarak dillendirilmesine izin verdiği ve bunu T.C’nin resmi söylemi boyutuna getirdiği için.
2-GENEL KURMAY BAŞKANI
Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Başbakan’a “Türk Silahlı Kuvvetleri olarak mutlaka K.Irak’a girilmesi gerektiğini bunun olmazsa olmaz boyutuna geldiğini,Türk Milleti’nin gereksiz yere çarpışmadan, kalleşçe öldürülen vatan evlatlarının hesabını mutlaka günü geldiğinde “neden sana emanet ettiğimiz evlatlarımızın canına sahip çıkamadın?” diye soracağını bu nedenle bana Kuzey Irak’a girebilmek için bu yazılı emri çıkartmak zorundasınız demediği, bunu sadece kararlılık boyutunda bıraktığı ve TSK’yı Barzani gibi bir it ile dalga geçtirttiği ve dünya ülkelerinin gözünde küçük düşürdüğü için.
3-CUMHURBAŞKANI
Başbakanlık ve Genel Kurmay gibi iki çok önemli ve güzide kurumun başındaki kişilerin temsil ettikleri kurumlara ve ülkeye zarar verdiklerini göremediği veya gördüyse müdahale ederek neden her iki sorumluyu da uyarmadığını Türk Milleti’ne açıklamak zorundadır. Dünyayı titretebilecek yüreğe ve bileğe sahip olan muzaffer ordumuzun Başkomutanı olarak hâlâ ordumuzun K.Irak’a girmesini sağlayacak ortamı oluşturmadığı için.
Sonuç itibariyle canım ülkemin en tepesindeki bu üç YETKİLİ ve SORUMLU kişi görevlerini yeterince yerine getirmedikleri için TÜRK HALKINDAN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDADIRLAR !
Gereğini Türk Halkı’ndan arz ederim.
T.C. Vatandaşı
Sabih Samur
Evet sayın okuyucular maalesef ülkemizin getirildiği durum budur. Edip Paşa da kalkmış utanmadan sıkılmadan sanki kendisine verilen sözde koordinasyon görevini dört dörtlük yerine getirmiş gibi, Hatay'ın İskenderun ilçesi Genç İşadamları Derneği’nce düzenlenen ''Türkiye'nin Ulusal Güvenliği'' konulu konferansta, eğitim sorunu, kötü yönetim, refahın paylaşımındaki dengesizlik, mezhepsel ve kökten ayrılıklar ile adalet ve sağlık sistemindeki sorunların ulusal güvenliği etkileyen unsurlar arasında yer aldığını vurguluyor ve Ulusal birliğin korunmasında en önemli unsurun dil olduğunu, Türkçe'nin korunmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirten Başer, ''TOKİ'nin yaptığı sitelerde Türkçe isimlere rastlamak zordur. Ya İngilizce ya Fransızca. Bağdat Caddesi’nde Türkçe mağaza ismi çok azdır'' diyor.Enteresandır o günde TOKİ’nin yapmış olduğu evlerin teslimat töreni var.TSK üzerine gölge düşürecek politize söylemlerden kaçınılması gerekmektedir. Yapılan bu tip konuşmalar (gerek emekli gerekse faal kurmaylarımız tarafından) Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’nin ekmeğine yağ sürmektedir.Ve maalesef iktidardan uzaklaştırmak yerine tam tersi ezilen, yıpratılmak istenen, mağdur kimliğine bürünen bu parti bu kişilerin söylemleri yüzünden çok daha kuvvetli olarak yönetime gelecekler gibi görünüyor.DP, CHP, Genç Parti ve MHP’nin yapması gereken, bu gerçeği görüp AK Parti’nin bu zamana kadar yaptığı olumlu veya olumsuz icraatları anlatıp eleştirmek yerine Türkiye’yi hangi vizyon ile yönetmeye talipler hedefleri nelerdir? Bunları çok çok iyi ve anlaşılır bir şekilde Türk Halkına anlatmak zorundadırlar.
Saygılarımla
Sabih Samur


o1 Mayıs 2007 akşamı TRT 1 ' de ki Enine Boyuna adlı proğram bana seneler öncesi Ahmet Özal ile yapılan aynı formatlı bir söyleşiyi hatırlattı.Orada da canlı yayın olmasına rağmen sorular önceden hazırlanmış havası vardı burada da aynısı.
Bence yayındaki en can alıcı ve bir o kadar önemli cümle "Ben T.C.'nin Dış İşleri Bakanıyım.Bana güvenilmeyecekte kime güvenilecek?"Muhteşem zeki bir soru!
Aynı zekilikte ve dürüstlükte de şu ana kadar ki çizgisi ve yaşam görüşünün de arkasında durmalı veya durabilmeliydi.Olmadı,yumuşak geçişler yaparak sonraki sorulara geçildi.
Ve sabah uyandığımızda Başbakanın beklenen açıklamalarına muhatap kaldık.
İster istemez insanın aklına Tayyip Erdoğan'ın dahiyane bir fikir ile medyanın önüne yem olarak Abdullah Gül'ü attığı ve tüm bu gelişmelerden sonra halk oylamasına giderek ve bizzat aday olarak Cumhurbaşkanlığı makamına halkın oylarıyla gelmeyi hedeflediği geliyor!
Gül'ü ve Babacan'ı izlemeye devam edelim.
Sanırım Erdoğan iyi bir satranç oyuncusu.
Bakalım oyunun sonu ne olacak?
Sabih Samur


Cumhurbaşkanı GÜL – Başbakan BABACAN
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, İsrail'in kuruluşunun 59. yıldönümü nedeniyle İsrail Büyükelçisi Pinhas Avivi'nin verdiği resepsiyonda;
"Sayın Genelkurmay Başkanı'nın 12 Nisan'daki basın toplantısında ifade ettikleri gibi yeni Cumhurbaşkanı'nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasa ile belirlenmiş olan temel niteliklerine, yani laik, demokratik, sosyal devlet ideallerine 'özde bağlı olması' gerekmektedir." Saygun, "Yeni başkomutanın eşi türbanlı olacak, ne diyorsunuz?" sorusuna da "Başka şey söyleyecek değilim. Bu ifadenin içinde sorunun cevabı var" yanıtı verdi. Saygun, "Gül sizin değerlendirmelerinize uygun mu?" sorusuna da "Ben söyleyeceğimi söyledim" karşılığını vermiş.
Sn. Gül ise çok net bir şekilde “Eşimin başını örtmesi tamamen bireysel kararıdır.Saygı gösterilmesi gerekmektedir”demişti.Çık çıkabilirsen işin içinden…
Zaman herşeye ilaç. Eğer Celal Bayar ve Adnan Menderes ikilisinin düştüğü hataya düşülmez ve iktidar ben isem kudret bende ise her şeyi yaparım! hatasına düşülmez ise Gül’ün kişiliği ile hiç kimsenin problemi yok. Ama bizim zaten kişilik problemi ile işimiz yok ki! Problem şu: İşgal ettiğin ve ya edeceğin makamın gereklerini kurallarına uygun olarak harfiyen yerine getirebiliyor musun ? Önemli olan bu.
Bu arada sessiz sedasız bir şekilde ve hiç kimsenin (biraz ukalalık yapalım) dikkatini çekmeden (dış güdümlü olduğunu düşündüğüm) Babacan Dış İşleri Bakanlığı koltuğuna oturtturuluyor. AB çalışmalarında göstermiş olduğu inanılmaz üstün çalışmalarından ötürü.
Özal döneminden belki de daha önceki dönemlerden beri yaşanan bir süreç var!Ne hikmetse yurt dışından özellikle Amerika’dan bize prensler gönderiliyor.Bunlar okumuş yazmış çocuklar.Bizi kurtarmaya gönderiliyorlar.Sessiz sedasız bir şekilde basamakları üçer beşer geçerek bir yerlere hazırlandırılıyorlar.Bu sütundan iddia ediyorum,eğer bir şekilde olayların akışı değişmez ise bir sonraki iktidarda Babacan ya başbakandır ya da koalisyon olursa başbakan yardımcısıdır.Biz bugünün cumhurbaşkanı adayı ile kritik deryasında yüzerken size bir dip not vermek istedim.
Başka bir dip notu da Sn. Büyükanıt’a geçmek istiyorum: ABD’ye, K.Irak’a girme konusunda (nedenini anlamamış olsam da)vermiş olduğunuz bir aylık süreyi yakinen bireysel olarak takip ederken, geçen her gün kaybettiğimiz vatan evlatlarının da bir fiil dokümanını tuttuğumu bilgilerinize sunarım.
Neyse hafta sonu Serhat şehrimiz, zamanın başkenti Edirne’deydim.Pazar sabahı erkenden şehri şöyle bir dolaştım ve açık olan bir berber dükkanına girdim.Kapısında bez bir afiş,üzerinde Kanaryalı Berber Halil yazıyor.Saçımı kestirirken malumunuz üzere,klasik memleket meseleleri sohbeti başladı.Halil ağabey aslen DYP’li.Gel gör ki geçen seçimlerde oyunu Genç Parti’ye vermiş.Ve diyor ki yine oyum Genç Parti’ye.Mazotu 1 YTL yapacakmış.
“Barajı aşarsa mutlaka Edirne’den vekil çıkarır” diyor. Bir taraftan da kanaryasının çıkardığı seslerle gurur duyduğunu vurgulayarak,gençliğinde aldığı ödülleri gösteriyor.
Saçımızı kendi zevkine göre tıraş ettikten sonra bizi güleç bir yüz ile uğurluyor dükkanından.
Kim der CHP’nin kalesi olan Edirne’den Genç Parti sesleri yükselecek. İlginç değil mi?
Seçim ve sandık çok şeylere gebe. Gün ola harman ola…
Saygı ve sevgilerimle.
Sabih Samur 25 NİSAN 2007 İSTANBUL