DORUKTÜRK MERKEZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DORUKTÜRK MERKEZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster




22 Nisan 2017 CUMARTESİ 18:00

KAÇKAR TV'de ilk bölümümüzle sizlerleyiz inşallah.
Buluşmak dileği ile...


Saygılarımızla

Çalışan TÜRKİYE, KAÇKAR TV


Yorumlar
 Sabih Samur  https://www.youtube.com/watch?v=zuRp0q-x7Jc



Çalışan TÜRKİYE , KAÇKAR TV
Türkiye ve Dünya için Üreten, Türkiye'de Üreten, Türkiye için İstihdam sağlayan,…
YOUTUBE.COM

  Elçin Yumuşak Başarılarının devamını dilerim çok güzel olmuş


  Hakan Ceray Hayırlı olsun programını izleyecez .Başarılar...


 Hasan Kutlu Hayırlı uğurlu olsun

 Sabih Samur http://www.turkiyehavadis.com/.../caycuma-karapinar.../726/



ÇAYCUMA KARAPINAR BARTIN İÇİN SANDIĞA GİDİYOR!
TURKİYEHAVADİS.COM




Bu ülke hala neden ayakta biliyor musunuz?

Bu aziz ülkenin -ki adı Türkiye'dir- bu aziz milleti -ki adı Türk Milletidir-
öyle bir kalp gözüne sahiptir ki dümenci ile gerçek kahramanı ayırt edebilir. Türk Milletinin Kürt kökenli bir ferdi olan evladımız Trafik Polisi olmasına rağmen bir Özel Harekatçı yüreği ile merminin üzerine yürümüştür.
Bu aziz millet bunu görür ve ebediyete kadar gönül kubbesinde ona yer verir.
Allah bize bu aziz şehidimiz gibi BİZDEN BİRİ'lerinin çoğalmasını şehit olmadan onları bu vatanda yaşatmayı nasip etsin.
Allah senden razı olsun değerli kardeşim. Nurlar içinde yat inşallah.


Kod Adı TC


Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Mehmet Harmancı nereye koşuyor?
Başkanlığını yaptığı Belediye'de Türk adı geçmesi onu mutlu ediyor mu yoksa fikirleri ile tezat mı oluşturuyor?
DorukTürk Merkez Gazetesi'ni gerek sosyal medya üzerinden gerekse basılı olarak satın alarak takip edenler bilirler ki biz TC ile KKTC'yi et ile tırnak gören ve tam da bu sebep ile İkinci Sancak adı ile gazetemizin bir sayfasını tamamen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ayırmışızdır.
Ve bu sayfada Lefkoşa Belediyesi'ne de yer vermiş ve facebook hesaplarından bize teşekkür notu gelmiştir.
Dolayısı ile bizim kurum ile herhangi bir alıp veremediğimiz yoktur olamazda.
Bizi ilgilendiren kurumların başındaki kişilerin Türk Dünyasına verdikleri hizmet ve ya zarardır.
Kıstasımız budur. Çünkü Kıbrıs her Türk evladının kutsal bir davasıdır. Kan ile bedel ödeyerek kazanılmış ve daha çok yol alınması gereken bir dava.
Tam da bu hassasiyet ile konuya baktığımızda gencecik körpecik vatan evlatlarının Kıbrıs Türkü'nün "REDDEDİYORUZ" adı altında görünüşte masumane ama alt yapı çalışmasında ve geri planda ise Rumculuğa hizmet eden bir organizasyon olduğu görülmektedir.
Ve seyirci gibi gözüken, uzaktan alkışlar, tebrik eder pozisyonda gözüken aslında projenin eşbaşkanı olan Mehmet Harmancı'dır.
KKTC'yi sahiplenmeyen, Devlet olarak kabul etmeyen, Türk kelimesini ağzına bile almayan ama adında Türk kelimesi bulunan Lefkaşa Türk Belediyesi'nin başında bulunan Harmancı.

NEDEN REDDEDİYORUZ?

Neyi reddediyorsun?, Neden reddediyorsun?
Kıbrıs'ta GSB'nin kurulacak olması Türkiye Gençliğinin yararlandığı tüm imkanlardan Kıbrıs Türk Gençliğinin de yararlanacak olması neden sizlerde üzüntü yaratıyor Sn. Harmancı.
Laik bir Devlet olan Türkiye'nin hiçbir zaman şahsınızın inancını ve ya inançsızlığını sorgulamazken neden eş dost sohbetlerinizde bunlar gelir her yere mescit yapar dersiniz?
Ezan size rahatsızlık mı veriyor? Çocuklarımız misyonerlerin elinde hızlı bir şekilde Rumculuk rüzgarı ile Hıristiyanlaştırılsın mı?
Spor ile ilgili atılan bu adım bilinçli olarak siz ve arkadaşlarınız tarafından nereye çekiliyor?
Amacınız ne?
Kime ve neye hizmet ediyorsunuz?

KKTC Meclisinde Askerimize Tecavüzcü yaftası vuran Doğuş Derya'ya hakaret ettiler diye insanlara Ahlak timsali kesilip ders verir; dayanışırsınız?
Diğer taraftan Meclisteki 27 vekile "Amip bile değilsiniz" diyen insanlarla dayanışma adı altında full destek olursunuz?
Bu çocukların bir fiil suç işliyor olması ve yarın yargıya taşındığında ceza alıp sicillerine işlenmesi sizi mutlu mu edecek? Yoksa umurunuzda bile olmayacak mı?
Onlar kullanılıp atılacak gelecekleri karartılacak bir figüran mı sizi nezdinizde?
Siz aslında bu koordinasyonu reddetme adı altında TC ve KKTC birlikteliğini mi reddediyorsunuz?
Lefkoşa Halkını binbir emek ile getirilen ve Rum'un dahi talep ettiği suyu kullandırtmayarak ilk isyan bayrağını açan ve Devlete rağmen benim diyen siz değil misiniz?
Sevgili Harmancı sizi aklı selim olmaya davet ediyorum.
Kendinize her türlü zararı verebilirsiniz bu bizi ilgilendirmez. Ama Türk Gençliğine gaz vererek onları örgütleyerek ve Rum'un kucağına atılmasına ve onlara zarar verilmesine bilesiniz ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu İradesi izin vermez.
Yaşayacağız ve göreceğiz.
Herkes için herşeyin hayırlısı.


Sabih Samur, 16 Haziran 2016







Yeşim Udum Yazdı: Atatürk Orman Çiftliği'nde Yaşamak

DORUKTÜRK MERKEZ'DE;  http://www.dorukturk.tv/makale/yesim-udum/ataturk-orman-ciftliginde-yasamak/251.html


Değerli Arkadaşlarım oyun çok büyük diye aylardır yırtınıp duruyoruz. T.C. Cumhurbaşkanı etrafındaki ABD işbirlikçisi bir takım Danışmanlar tarafından kandırılıyor diye AKİT TV'de ki programımda da dahil olmak üzere isim de vererek açıkladım.
Recep Tayyip Erdoğan egolarına yenik düşürülerek Yeni Osmanlı adı altında Osmanlıcılık Masalı ile KANDIRILMIŞTIR!
Ve kandıran ABD bu defa Askere ayar vererek yürüyün arkanızdayım demektedir. Linke göz atın. Ne demek istediğimi çok net anlayacaksınız.


"ABD'deki bir düşünce kuruluşunda dikkat çekici bir yazı yayımlandı. Eski bir Pentagon yetkilisi, Türkiye'de bir askeri darbe ihtimalini tartıştıktan sonra, ABD'nin olası bir darbede, darbe yönetimi ile ilişki kuracağını söyledi.

http://haber.sol.org.tr/…/eski-pentagon-yetkilisi-turkiyede… "

Zerrap falan filan bunlar Buzdağının rakıya koyulan buz parçası büyüklüğünde.
Asıl istenen Cumhurbaşkanının illegal olarak indirilip, ABD isteği ile yargılanması!
Bir Türk Vatandaşı olarak Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum.
Lütfen artık uykudan uyanın. Bu aziz milletten özür dileyin.
Ve ne olur "Türk Milleti" deyin. "Ben Türküm" deyin.
Bu millet sizi sahiplenecektir.
Diğer taraftan şunu çok net söylüyorum. Eğer bir suç varsa bunu sorgulayacak olan T.C.'dir!
Bizden, benim Devletimden kimse Amerika'nın dümen suyuna girmesini beklemesin, bekleyemez!
Türkiye doğru yolu kendi iradesi ile bulacaktır.
BİZ MANDA DEĞİLİZ.
Mandacı zihniyette günü gelir hesabını verir.

Sabih Samur, 22 Mart 2016, TÜRKİYE

Irak'tan geldiler,
Afrika'dan geldiler,
Araplardan geldiler,
Suriye'den geldiler,
Şarktan geldiler, garptan geldiler, geldiler...

Kim geldiyse, geç dedi bizim hükümet!

Ne kayıt tutuldu, ne kontrol yapıldı!

Oysa Türkiye, bu Hükümet dönemine kadar geçen 90 yıllık dönemde, toplamda sadece iki milyon mülteci kabul etmişti.

Son üç yılda ise, üç milyon mülteci!!!

Yüz bine yakın mülteci yine sınırımızda!

Dışişleri Bakanı'na göre; Halep civarından gelenlerin sayısı 1.000.000'u bulabilir!

Ekonomik yapımız bozuluyor!
Kültürel yapımız bozuluyor!
Siyasal yapımız bozuluyor!
Ahlak yapımız bozuluyor!

Suriye'den gelen birçok küçük kızın, ailelerinden para karşılığı satın alınıp zorla kuma veya metres yapıldığını biliyor musunuz?

Suriyeli birçok çocuğun dilenci mafyasının eline düşüp dilendirildiğini bilmiyor olabilirsiniz!

Peki ya aileleri tarafından her köşe başında dilendirilen zavallıları görmüyor musunuz?

Yakın zamanda ise, birçok suç örgütünün maşası olarak yine bu mültecileri görmeye hazır olun!

İçişleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler Merkezi'nin verilerine göre:
*Dil, kültür ve yaşam tarzı farklıkları toplumsal uyumu güçleştirmektedir.
*Yerel halk arasında çok eşlilik yaygınlaşmakta, buna bağlı olarak boşanma oranları artmaktadır.
*Çocuk işçiler yaygınlaşmaktadır.
*Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı tetikleyebilecek zemin oluşmaktadır.
*Çarpık yapılaşma artmaktadır.
*Bazı sınır illerinde demografik yapının değişmesinin yarattığı kaygı söz konusudur.
*Demografik yapıda (doğurganlık oranı, nüfus artış oranı) değişim ortaya çıkmaktadır.

Hepsinden geçtim, DEMOGRAFİK YAPIMIZ BOZULUYOR!

Nasıl mı?

Hadi gelecek bir milyonu ve diğerlerini geçelim, sadece şu anda ülkemizde olan üç milyonu ele alalım.

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre:

*3 milyon Suriyeli'nin sadece 1 milyon 758 bini kayıt altına alınmış durumda. Diğerleri kayıtsız!

*Son üç yıl içinde, Türkiye'de toplam 100 BİN SURİYELİ BEBEK DOĞDU. Bunlar kayıtlı olup bilineni. Ya bilinmeyen doğumlar?

80 bin nüfusa sahip Osmaniye'de 25 bin, 128 bin nufusu olan olan Kilis'te 86 bin Suriyeli yaşıyor!

T.C. İçişleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler Merkezi verilerine göre, halen Türkiye'deki Suriyeli nüfus toplam nüfusun %3'ünü oluşturuyor.

Bugün üç milyon olan Suriye'lilerin nüfusu; Cumhurbaşkanımızı dinleyip sadece üçer çocuk yapmaları halinde bile sadece iki kuşakta yani yaklaşık 20 yılda 27-30 milyon civarına ulaşıyor!

Bölücü Kürtçülerin doğum oranı ise aile başına ortalama beş çocuk!

Ve tabi bir de diğer etnik kökenlerden gelen sığınmacılar ve mülteciler var. Bu arada ülkemizdeki Ermeni, Yezidi, Süryani ve Keldani gibi unsurları da unutmayın.

Büyük şehirlerimizde göze çarpan zenci oranının gün geçtikçe arttığını fark etmiyor musunuz?

İçimizdeki irlandalılar yıllardır içimizde birer ayrık otu gibi yayılmakta ve her yeri ele geçirmekte değil midir?

Bebek Katili Öcalan'ın "Ya silahına sarıl, ya karına sarıl" talimatı boşuna mıdır?

Günümüzün en etkili savaşlarından biri de DEMOGRAFİK SAVAŞTIR!

Türkiye ise bu savaşın tam ortasındadır.

Uygulamalara bakıldığında odur ki, bu savaşta Türk Hükümeti Türk milletinin yanında değildir!

Çünkü DEMOGRAFİK YAPIMIZ DEĞİŞTİRİLİYOR!

Neden mi?

Nüfusumuz bozularak nüfuzumuz bozulacaktır (yok edilecektir)

Sevgiyle ve uyanık kalın.




Önemli bir Arşiv;

TÜRKİYELİLİK ve Dünün Cumhurbaşkanı, Bugünün Cumhurbaşkanı ve MHP Genel Başkan Adayı (?)

Adana'da gazetecilik mesleğini icra eden Cesur Yürekli kızımız Puna Güleçöz paylaşmış fotoğrafı. Bizde fotoğraf eksik kalmasın bir kaç kelam edelim dedik.
Arkadaş listemde yer alan kişiler zaman zaman farkındayım içten içe beni eleştiriyorlar; "Yahu Sabih Samur AK Partiye mi kaydı? Söylemlerinde değişiklik var" şeklinde. Bir de yeni eklenen AK Partili arkadaşlar ise eleştirel yaklaşımlara "Allah Allah ne yapmak istiyor bu adam?" diyorlar.
Kimseyi yormayayım. İşte tam da yapmak istediğimi yapıyorum şu an.
Herkesi temsil ettiği makama uygun söyleme sevk ediyorum.
Hangi yetki ile mi? Kurucu İrade bana neyi emretti ise ne için askerde yemin etti isem o yetki ile.
Herkes biliyor ki, ben Devletçiyim. Söylemlerim Devleti konuşturur, ses olur.
Ve bu fotoğraf?
Dünde yer alan ve orada kalması gereken tamamen yanlış bir söylem.
Sonucu ortada.
Bugün Devleti temsil eden Sn. Cumhurbaşkanı artık siyasi değil; O Devlet Adamı. Ve tam da bu nedenle Türklüğün gerektirdiği ne varsa sonuna kadar yapıyor yapacak da.
Diyarbakır'ın girişine o sökülen takı, o üzerinde "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazan takı tekrar takacak, monte edecek kişi, Türk Yıldızları ile aynı üniformayı gururla giyen ve poz veren Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Bu görev onundur. Uygulayacaktır.
İzleyin ve görün.


Sabih Samur
Kurucu İradenin Neferi




Kaynak:

DorukTürk Merkez Gazetesi

http://www.dorukturk.tv/makale/sabih-samur/turkiyelilik-ve-dunun-cumhurbaskani-bugunun-cumhurbaskani-ve-mhp-genel-baskan-adayi-/201.html


Bir Toplum, Toplum Bilincini Unuttuğu An Tepkisiz Kalır!
Özellikle, 10 Kasım münasebetiyle Atatürk’e yapılan sözlü hakaretler; bana göre tepkimizi ölçmek için ortaya bilhassa atılmış bir hakaretti.
Acaba ne kadar etkilenecekler de ne kadar tepki verecekler adına bir sınama idi.
Tepki deyince aklıma İngiltere’de olmuş bir olay geldi:
Ağzına kadar hınca hınç dolmuş bir bir konser salonunda, ünlü bir piyano virtüözünü izlemek üzere tüm seyirciler yerini alır.
Virtüöz sahneye çıkar, konserine başlamak için piyanonun başına geçer.
Fakat piyanonun tuşlarına basıyormuş gibi görünüp aslında piyanoya hiç dokunmuyordu.
Sadece çalıyormuş gibi, elini kolunu kafasını oynatır. Seyirciler, 15 dakika izledikten sonra birbirlerinin gözlerine “N’oluyor!" der gibi bakar ama yine ortaya tek bir insan çıkıpta: “Biz buraya gercek konser izlemek için geldik ve bunun için para ödedik.” diye hakkını arayan bir tepki gösteremez.
Sanatçının bu sessiz konseri, tam iki saat böyle devam eder, izleyiciler de tam iki saat boyunca öküzün trene bakar gibi sakin sakin izler.
Sonra virtüoz, konserini bitirmiş edasıyla oturduğu yerden kalkıp, seyircileri selamlar.
Ardından seyircilerden büyük bir alkış kopar.
Sanki gerçek bir konserden büyük bir haz alıp, mest olmuşlar gibi beş dakika daha coşkuyla alkışlamaya devam ederler...
Ertesi gün İngiltere’deki bütün gazeteler bu olayı yazar, eleştirir ama kimse ne olduğunu hala bilemez.
Kamuoyu büyük bir yankı uyandıran bu olayı anlayan tek bir insan yoktur.
Merak hat safhalara varır ve en sonunda, önde gelen televizyon kanallarından biri, hadisenin aslını öğrenmek için piyanist ile röportaj yapmaya gider.
Spikerin sorduğu “Neden?”sorusuna karşılık, piyanist sanatçı şu sözleri söyler” -“Sadece insanların tepkisizliğini ölçmek istedim.
Nereye kadar varabileceğini araştırmak istedim.
Meğer bunun bir sınırı yokmuş!” Toplumlar, başlarına gelen olumsuzlukların asıl nedenlerini hiç düşünmeyip, bir gevseklik, bir nemelazımcılıkla karşılarlarsa, yine bu vaziyetten hoşnut elini kolunu bağlayıp yaşamaya devam ederlerse, daha sonra başlarına gelecek olan yıkımların bedelini çok ağır ödemeye mahkumdur.
Haksızlık karşısında susmak suça iştiraktir.

UNUTMA!

"Di" 11.11.2015

http://www.dorukturk.tv/makale/didem-sadeler/bir-toplum-toplum-bilincini-unuttugu-an-tepkisiz-kalir/167.html 



Başından sonuna kadar TRT 1'den Canlı olarak Ankara'dan yayımlanan Cumhuriyet Kutlamasını izledim.
Tam 13 yılın ardından böyle bir kutlama; açıkça söyleyeyim şaşırdım.
Tören güzel ve bir o kadar manidardı.
Bir tarafta Cumhurbaşkanının söylemlerini temsil eden bölümler diğer tarafta ise cumhuriyetin ve ülkenin TÜRK olduğunu alt ve üst kimlik muhabbetinin yerle bir edildiği en üst düzeyde dile getiriliş.
Ve karşılıklı verilen tüm mesajların ardından son sözü söyleyen SOLOTÜRK!
Ve telsizinden an itibari ile seslenen O Yüzbaşı.
Mesaj çok net:
"BİZ MUSTAFA KEMALİN ASKERLERİZ!"


Bu sözün üzerine tek bir kişiye tek bir söz söylemek düşerdi ve yakışırdı.
T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Ne Mutlu Türküm Diyene!"
demeliydi, diyebilmeliydi.
Olmadı. Kısmet...
Kısmet başka bir 29 Ekim'e.

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı, Türk olan ve Türküm diyebilen her bir fert, Cumhurbaşkanı olarak Cumhuru temsil eden olarak bu söylemi bekliyor.
Ve O söyleyene kadar hep birlikte biz söyleyelim.
Bizler Mustafa Kemal'in Askerleriyiz.
Biz Türküz!
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Cumhuriyetimizin 92. Yılı Aziz Türk Milletine kutlu olsun.

Sabih Samur, 29 Ekim 2015, Türkiye

Kaynak: http://www.dorukturk.tv/makale/sabih-samur/bilgilendirme-notu/155.html 


Sn. Sadettin TANTAN 1 Kasım Seçimi sonunda mutlaka Meclis'te olmalı.
Ülkenin yaşadığı bu zor günlerin onun derin tecrübeleri ile aşılması noktasında; Hükümette Bakan olarak yer alması gerektiğini düşünüyorum.
Hangi şartlarda ve nasıl bir strateji ile olur o kısım ise işin detayı...

Sabih Samur, 12 Eylül 2015

Prof.Dr. Rüstem Eminov'dan Kırım Türkleri'nin tren vagonlarına bindirilip Sibirya'ya sürgüne gönderildiği, gemilere bindirilip Hazar Denizi'nin ortasında gemilerin batırılması sonucu katledildiği yıllara ait "Unutmayın" isimli resimlerinden...






Levent ÇOTUK - Milletvekili Adayı

Saadet Partisi İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Levent Çotuk yaşlısından çocuğuna kadar toplumun her yaş dilimiyle iletişim kurabilen ve bunu zorlamadan doğal olarak başarabilen bir kişi.
Milli İttifak içinde ise mensubu olduğu SP kadar BBP'den de takdir ve sevgi görüyor...
Saadet Partisi'nin barajı aşacağı kesinleşmiş gibi görünüyor.
En azından bizim kalbimizden geçen bu.

SABİH SAMUR ( Bizden Biri ! )
















Zeytinburnu Saha Çalışmalarından Bir Enstantane


Sabih samur'dan YORUM HABER Şölen havasında geçen Milletvekili Tanıtım Toplantısı muazzam bir katılım gerçekleşti.

03 Mayıs 2015 Pazar 18:33
Sabih Samur'dan YORUM HABER
Doruktürk ekibinin başından sonuna kadar yer aldığı ve benimle Edirne'den sürekli telefon, video ve görsel kurulduğu ortamda gördüğüm ilk şey şu oldu: MİLLİ İTTİFAK yani BBP'nin tüm egolarını bir yere bırakarak Saadet Partisi ile biraraya gelerek oluşturduğu seçim birlikteliği etle tırnak gibi olmuş.
Eğer bu çoşkulu, inançlı kalabalık son dakika (geçen senelerde olduğu gibi) sürprizi yaparak istikrar adı altında AKP'ye oy verirse çok yazık olur.
Bu coşku sandığa kadar devam edip mührü Saadet'e basarsa cilalatılıp parlatılarak ortaya barış çubuğu olarak sunulan HDP figürünü oy anlamında kat be kat geçebilir.
Olması gereken de bu.
Saadetin seçim tüzüğünü okuduğunuzda "idam cezasının tekrar getirilmesi" maddesi dahi ne kadar kararlı olduklarını ve memleketin bekası için hazırlık yaptıklarını gösteriyor.
Bundan sonra yapılması gereken şahsi fikrimdir beni bağlar; kesinlikle AKP ile bir ittifakın söz konusu olmayacağını, "siyasettir sıcak bakabilir" gibi bir söylem hatasına asla düşmeden aynı kararlılıkla yürümeleridir.
Yine ülkenin bölünmez bütünlüğü noktasında, federasyona ve özgürlük söylemleri adı altında PKK'nın legalleşmesine sıcak bakmayacaklarını yüksek sesle vurgulamaları gerekmektedir.
İKİ MUSTAFA'nın dil uyumu, kısmet olur da meclise girilirse aynı şekilde devam edecek hissi vermektedir.
Hayırlısı diyelim.
Allah Türkü Korusun.





Merhaba benim adım McDonnell Douglas F-4 Phantom II

Herkes hakkımda bir şeyler yazıp çiziyor. Beni Ergenekon'a bağlayan da var.
Modernizasyondan dem vuran da var. İsrail ile ilişkilendiren de.
Var oğlu var.
Adımdan da anlayacağınız gibi ben Amerikan Malıyım. Uzun yıllar hizmet ettim bir çok ülkenin Silahlı Kuvvetlerine.
Bizler yeni çağ düzenindeki otomobiller gibi tüketim malı değiliz. Yani 5 yıllık garanti süresi dolmadan eskiyen, güncelliğini yitiren araçlar...
Bizler çok uzun yıllar havada kalabilen, metal yorgunluğu denen (bizdeki kanserin adıdır) illete modernizasyon sistemi ile kafa tutan ve böylece pilotlarımızı sağ salim uçuran bir ileri teknoloji ürünleriyiz.
Tabi takdir edersiniz ki üretimle ayakta duran ekonomiler yeni ürünler ürettikçe bizler ne kadar sağlam olursak olalım günü geldiğinde emekli edilmek zorundayız. Aynı siz insanlar gibi. Emekli olacaksınız ki yerinize gençler işe alınabilsin.
Biz 1996 yılında doğduğumuz ülke olan ABD'de emekli olduk. Sadece gösteri ekiplerinde uçmaya devam ediyoruz.
İsrail'de ise 2004 yılında, Almanya'da ise 2013 Haziran'ın da emekli olduk.
Türkiye'de ki arkadaşlarımız ise modernizasyon kapsamında 2020 yılına kadar uçabilme yetisini elde ettiler.
Yeri gelmişken söyleyeyim bizler kolay kolay (yaşlandık diye) düşmeyiz.
Sizin yani Türk Pilotlarının yetenekleri ise Dünya çapında malum.
Maalesef yakın zamanda yaşanan düşme olayları ve Türk Milleti olarak verilen Pilot şehitleriniz bizleri de üzmektedir. Ateş düştüğü yeri yakar ama biz de adımızdan dolayı bu olaydan rahatsızız. Ve bu düşme olaylarının sadece taziyeleri kabul etmekten ve Devlet erkanının birbirine başsağlığı görevlerini icra etmesinin yanında arkadaşlarımızın neden düştüğünü teknik olarak tespit etmeleri gerekmektedir.
Bugün ABD'de 2. Dünya Savaşında kullanılan Büyükbabalarımız olan B 29 lar dahi sorunsuz uçmaktadır. Bakım olduktan sonra bizler ölümsüz araçlarız.
Özetle diyeceğim şudur: Ben de bir F4 Phantom II olarak konunun ülkenizde iç siyaset malzemesi ve Fıtrat muhabbeti yapılmadan çözülmesini istiyoruz.
Türk Milleti bizim Dost ve Müttefikimizdir. Onun acısı bizim acımızdır.
Tekrar başınız sağolsun diyorum.
Bu arada unutmadan F-35 ler için yer açmanız gerekiyor. Sevkiyatlarımız seçim sonrası başlayacak.
Hayırlı Uçuşlar.


McDonnell Douglas F-4 Phantom II