EMPERYALİSTLER ve KIBRIS
Gönderen SABİH SAMUR | 6:48 ÖS | EOKA, KKTC, Latif Akça, Rauf Denktaş, TMT | 0 yorum »Büyük Proje Ne idi?
Emperyalistler ve Kıbrıs.
Biz bu adanın iki ortağından biriyiz. Kimsenin hakkında asla gözümüz olmadı. 1960 cumhuriyetine giden yolda bile Rum ortağın EOKA'yı kurup bizi yok etme yemini içtiğinde biz direnmek için TMT'yi üç yıl sonra kurduğumuzu unuttuk.
Bereketcilerimizi Unuttuk.
Kırmızı Otobüsü içinde insanlarımızla gömdüklerini unuttuk. Cumhuriyetteki haklarımızın çok olduğunu iddia eden Rum Lider Makarios Yeni Anayasasını geçirmek için ne denli baskılar yaptığını unuttuk.
1963 Kanlı Noel gecesini bile nerde ise Rumun yaptığını unutturarak bizim yaptığımıza halkımızı inandırmaya çalıştılar.
Bazı kanı bozukların buna inandığını da biliyoruz.
Kantonları unuttuk. Çadırlarda yağmurun çamurun içinde yaşam mücadelesi verdiğimizi ,makarına nohut ve pilavdan başka aşımız olmadığını unuttuk.
Bitlenmeyelim diye kafalarımızın kazındığını unuttuk.
123 köyümüzün yakılıp yıkıldığını unuttuk.
1974 yılına kadar rumların yaptıkları başta Taşken olmak üzere Muratağa ,Atlılar ve Sandallılarda anne karnındaki 6 aylık çocuktan tutun da 80 yaşındaki nineye yapılan vahşeti unuttuk. Halkımızın aklı ile oynayan emperyalisler milyarlarca para döktüler adanın kuzeyine. Tek bir hedefleri vardı .Önce Milli Benliği yok edeceklerdi. Milli Benliği yok olan bir halk maneviyatını kaybecek ve kör kuyuda kaybolacaktı.
Önce medyada kalemleri satın aldılar. Sonra besledikleri destekledikleri siyasi kurumları ve dernekleri.
Tek bir amaç vardı; Adada Türk Gücünü zayıflatmak ve Rum'un egemenliği altında azınlık bir halk olarak yaşamasını sağlamaktı.
Bu işe hizmet edenlerin banka hesaplarındaki paraların sınırı yok. Vatanına ihanet eden bu zavallılar aslında bu paraları yiyecek olan evlatlarının yaşayabileceği bir Vatanları olamayacağının farkına varamayacak kadar paranın esiri olmuşlar.
Kardeşlerim, hepimizin en birinci vazifesi adada oynanan bu oyunu bozmak ve unutanlara hatırlatmaktır.
Adada Türk Milliyetcilerini Yok etme çalışmaları hızla sürmektedir. Bu Proje Milli ve manevi duyguları yok etmektir.
Rum tarafında milliyetcileri besleyenlerin sanırım ne yapmaya çalıştıklarını hepimiz çok net görebiliriz.
Saygılarımla
Latif AKÇA, 16 Ocak 2016, Lefkoşa
ÖLÜRÜZ DE ÖLDÜRÜRÜZ DE!
Gönderen SABİH SAMUR | 8:02 ÖS | KKTC, Kod Adı: TC, Rauf Denktaş, SABİH SAMUR ( Bizden Biri ) | 0 yorum »Sabih Samur ile Memleket Meselesi, 24 Nisan 2013, DorukTürk TV
Gönderen SABİH SAMUR | 12:57 ÖÖ | DORUKTÜRK TV, KKTC, Memleket Meselesi, Rauf Denktaş, Sabih Samur | 0 yorum »Atilla Yılmaz
Gönderen SABİH SAMUR | 6:27 ÖS | Ankara, Asteğmen, Atilla Yılmaz, Eşref Bitlis, KKTC, Kod Adı: TC, Korumak ve Kollamak, Mustafa Kemal ATATÜRK, Rauf Denktaş, Sabih Samur, TSK | 0 yorum »KOD ADI: TOROS
Gönderen SABİH SAMUR | 12:32 ÖÖ | KKTC, Rauf Denktaş, Sabih Samur (kolay yetişmiyor) | 0 yorum »KKTC hakkında konuşmak ve AZİZ ÜSTEL
Gönderen SABİH SAMUR | 3:56 ÖS | Aziz Üstel, Ergenekon, Fazıl Küçük, KKTC, Rauf Denktaş, Sabih Samur, Star Gazetesi, VELİ KÜÇÜK PAŞA | 1 yorum »Yazı öyle bir güçtür ki mermi gibidir, küfür gibidir. Her ikisi de ağızdan çıktıktan sonra dönüşü yoktur! Kıvırabilirsin öyle söylemek istemedim yanlış anlaşıldı vesaire vesaire.
Aziz Üstel. Star Gazetesi köşe yazarı. Galatasaray hakkında söz sahibi. İstediği yorumu yapabilir; bilgilidir. Ama insanın susması gereken (bilmediği konularda) zamanlar vardır ki adam zannetsinler misali.
Ey Aziz Üstel öyle bir konuya değindin ki sana on gömlek büyük! Sana göre stratejik önemi olmayan KKTC bizim için bir yük, bir kambur, bir safra… “At veya ver ve kurtul” dan ibaret. Aman senin verdiğin vergiye bir şey olmasın. Ne kadar vergi verdiğini de bilmiyoruz ya. Bu düz mantığa göre Çorum’un veya Denizli’nin de stratejik bir önemi yok. Oralara da senin o meşhur verdiğin vergilerinden ödemeler yapılıyor. Oraları da gözden çıkaralım istersen.
Neden bunları yazıyorum biliyor musunuz? Vatan toprağımız olan, bizim için Diyarbakır, Trabzon, Urfa, Şırnak ne ise Lefkoşa, Gazi Magusa, Güzelyurt, Girne’si de öyle olan can verdiğimiz ve seve seve tekrar verebileceğimiz KKTC.
KKTC’yi küçümseyen, Dr. Fazıl Küçük’ten sonra gelmiş ikinci lidere hakarette bulunabilen bir zavallı; Aziz Üstel.
Lütfen aşağıda yer alan yazısını okuyun ve tüm çevrenize iletin. Ve Allahınıza şükredin bu ve bunun gibi insanlara rağmen bu TC ve KKTC hâlâ ayakta. Tanınsa da tanınmasa da…
İt ürür kervan yürür.
Saygılarımla
Sabih Samur
Veli Küçük’ün kankası, son derebeyi Denktaş, Ergenekon sofrasında!

KKTC diye adlandırdığımız, senin benin vergimle tam tamına 35 yıldır ayakta tuttuğumuz Akdeniz’de, ki bu adanın kuzeyi, aslında devlet mevlet değil, bir kişinin derebeyliğidir.
20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI
Gönderen SABİH SAMUR | 8:49 ÖS | KKTC, Mehmetçik, Mümtaz Soysal, Rauf Denktaş | 0 yorum »"KKTC'YE SAHİP ÇIK" MİTİNGİ BUGÜN
Gönderen SABİH SAMUR | 12:03 ÖS | KKTC, Mustafa Kemal ATATÜRK, Rauf Denktaş | 0 yorum »BAZI OLAYLARIN HİÇBİR ZAMAN UNUTULMAMASI GEREKİR !
Gönderen SABİH SAMUR | 10:08 ÖÖ | Bülent Ecevit, KKTC, Rauf Denktaş | 0 yorum »
ŞEHİTLERİMİZ TÖREN VE ETKİNLİKLERLE ANILDI.
Etkinlikler, saat 08.00`de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı`ndan Kurmay Albay Mehmet Dağman`ın BRT radyosundan yaptığı konuşmayla başladı.
Lefkoşa Şehitler Abidesi önündeki anma töreni ise saat 09.00`da başladı.
Saygı Marşı, saygı duruşu ve saygı atışıyla başlayacak törende İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Anıt özel defterinin imzalanmasının ardından GKK`dan Kurmay Albay Mehmet Dağman konuşma yaptı.
Saat 09.30`da da Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi`nde Şehitleri Anma Programı düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı`yla başlayan programda, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi korosu marşlar okudu, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Ertan Ersan konuşma yaptı, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Korosu marşlar sundu. Mücahitler Derneği Başkanı Vural Türkmen`in konuşmasının ardından program, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi öğrencilerinin tablosuyla tamamlandı.
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği binasındaki Atatürk Büstü`nün açılışı da saat 10.45`te Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu tarafından yapıldı.
Aynı gün Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı`ndan Kurmay Albay Mehmet Dağman saat 18.00`de BRT televizyonunda konuşma yapacaktı.
21 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası, ilçeler ile okullardaki tören ve etkinliklerle de anılacak.
Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele`de de 21 Aralık törenleri yapıldı.
Ayvasıl (Türkeli) köyünde şehit düşenler 22 Aralık, Larnaka şehitleri de 23 Aralık Cumartesi günü anıldı.
ERTUĞRULOĞLU: RUM-YUNAN İKİLİSİ HEDEFLERİNDEN VAZGEÇMEDİ
Öte yandan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olgusuna kolay gelmediğine işaret ederek, ``Bugünkü özgürlük ve barış ortamı, Anavatan Türkiye ile birlikte yürütülen var oluş ve özgürlük mücadelesinin bir sonucudur`` dedi.
Ertuğruloğlu 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle yayımladığı mesajda, 21 Aralık 1963 yılının Noel`inde Türkü İmha Planı olan Akritas`ı yürürlüğe koyan Rum-Yunan ikilisine karşı, Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadelenin, özgürlük mücadelesinin en şanlı, en onurlu ve en önemli sayfalarını oluşturduğunu kaydetti.
UBP Genel Başkanı Ertuğruloğlu, yaklaşık bir hafta süren çatışmalar sonucunda 500 kadar Kıbrıslı Türkün şehit; 30 bin kişinin ise göçmen olduğunu hatırlatarak, ``Bu kanlı saldırılar sonucu Kıbrıs Türkleri % 3`lük toprak parçası üzerinde küçük gettolarda yaşamaya zorlanmış, Kıbrıs Cumhuriyeti organlarından dışlanmış, acı dolu günler yaşamaya başlamıştı`` dedi.
Rum yönetiminin, Türk direnişi karşısında silah zoruyla başaramadığını, Türk bölgelerine deterjandan, eldivene, yün çoraba kadar 49 çeşit malın girmesini yasaklayarak, Kıbrıs Türklerini abluka altına almak suretiyle başarmak istediğine işaret eden UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, şöyle dedi:
``15 Temmuz 1974`te bir oldu bittiye getirerek adayı Yunanistan`a bağlamak isteyen faşist Yunan Cuntası ve Rum işbirlikçileri karşılarında Anavatan Türkiye`yi ve onun garanti hakkını kullanması, adaya huzuru getirmesi için çarpışmayı göze alan Kıbrıs Türk halkını bulmasalardı, her halde Kıbrıs sorunu çoktan tarihe karışır, ada tamamen Yunanlaşırdı.``
UBP Genel Başkanı Ertuğruloğlu açıklamasına, ``Ama yapamadılar, yaptırmadık`` diye devam ederek, Türk Mukavemet Teşkilatı ruhunun, Atatürkçü düşüncenin bunu engellediğini kaydetti.
Tahsin Ertuğruloğlu, aradan 43 yıl geçmesine rağmen Kıbrıs konusunun özünün değişmediğine; Rum-Yunan ikilisinin hedef-lerinden vazgeçmediğine işaret ederek, Rum-Yunan ikilisinin hâlâ Kıbrıs`ı bir Yunan adası olarak gördüğünü vurguladı.
DP: BM VE AB`NİN, KIBRIS`TA YAKIN TARİHTEN ALACAĞI DERSLER VAR
Demokrat Parti (DP), 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası`nın, Kıbrıs Türk halkının olası bir çözümde, garantörlük, iki kesimlilik ve egemenlik gibi konulardaki ısrarında ne denli haklı olduğunun tarihsel bir kanıtı olduğunu vurguladı.
DP, dünya devletlerinin Kıbrıs sorununa çözüm bulma girişimlerine ki-litlendiği bir dönemde, Rum ve Yunanlıların, 21 Aralık 1963`te Kıbrıs Türk halkına karşı başlattığı ve ``Kanlı Noel`` diye bilinen silahlı saldırıların yıldönümünün anıldığına belirtti.
DP Basın Bürosu`ndan 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle yayımlanan mesajda, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üyelerinin, Kıbrıs`ta yakın tarihten alacağı dersler olduğu ifade edildi.
Mesajda, 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası`nın; Kıbrıs Türk halkının olası bir çözümde, garantörlük, iki kesimlilik ve egemenlik gibi konulardaki ısrarında ne denli haklı olduğunun tarihsel bir kanıtı olduğu belirtildi.
Mesajda, DP`nin, Kıbrıs`ta iki halkın da yararına olacağına inandığı toplumlararası görüşmelerin bir an önce başlaması amacıyla tarafların daha çok çaba harcaması gerektiği belirtildi.
DP`nin, Kıbrıs`ta çözümsüzlüğün sıkıntısından kurtulmak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da pozitif girişimleri sürdüreceğine işaret edilen mesajda, Anavatan Türkiye ile birlikte egemenlik ve devletten taviz vermeden adil bir anlaşma için mücadele edecekleri vurgulandı.
Bu arada Şehitler Haftası nedeniyle, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği, Emekli Mücahitler Derneği, Kıbrıs TMT Derneği, Kıbrıs Türk Emekliler Cemiyeti, Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği, Şehitleri Anma ve Yaşatma Derneği ile Din Görevlileri Sendikası (Din-Gör-Sen) birer mesaj yayımladılar.
SABİH SAMUR YORUMU
Yukarıdaki fotoğraf ne kadar üzüntü verici olursa olsun 10 yaş ve üzeri evlatlarımıza mutlaka göstermeliyiz.Tarihini unutan bir milletin geleceğini kararlaştırması ve düzgün adımlar atabil mesi neredeyse imkansızdır.

Rauf DENKTAŞ
raufdenktas@yenicaggazetesi.com.tr
Suçlu aramayalım!
Annan Planı savunucusu Sn. Mehmet Ali Birand’ın (Papadopulos çok şanslı) yazdığı yazısına göre “Denktaş ve arkadaşları Annan Planı’n da direndiler. Müzakereleri sürüklemeye soktular. Papadopulos’un HAYIR demesine dahi fırsat vermeden, ara görüşmelerde sürekli HAYIR’cı oldular. Nöbeti Talat’a bıraktıklarında artık kurtarılacak bir durum kalmamıştı.” Yani, ta ilkten Türkiye’yi adadan çıkaran, Türk-Yunan dengesini bozan, KKTC’yi ortadan kaldıran, halkın yarısını göçmen yapan bir plana EVET demeliymişim? O zaman ne olacaktı? Rum AB üyesi olmayacakmış! Bunlar hayal görmektedirler, görüşmeler başlar başlamaz Verheugen’in “anlaşsanız da anlaşmasanız da Kıbrıs AB üyesi olacaktır” dediğini ve Yunanistan’ın bu konuda AB’ye yaptığı şantajı unutuyorlar!Sn. Birand, Annan Planı’na Türk tarafı EVET dediği takdirde Kıbrıs meselesinin halledileceğine, Türkiye’nin AB yolunda büyük bir engelin kalkacağına inandırılmış olanlardandır. Beklentisi Rum’un da EVET diyeceğiydi herhalde, çünkü kimse Türkiye’ye veya bize “SİZ EVET, RUM HAYIR derse siz AB üyesi olacaksınız, Rum olmayacak” dememişti. Kimse Türkiye’ye veya bize “SİZ EVET RUM HAYIR derse üzerinizden ambargolar kalkacak” da dememişti. Verilen sözler Rum’un da EVET diyeceğine dayalıydı. Rum ilgilileri, ilgililer de Türkiye’yi, AKEL ise Sn. Talat’ı Rumların da EVET diyeceğine inandırmıştı. Papadopulos, Türkiye’nin EVET vagonuna binmesi ile halkın önüne geçerek ve ağlayıp yalvararak HAYIR demelerini istemek zorunda kaldı. Yoksa sonuç yine çoğunlukla HAYIR olacaktı. Sn. Birand’ın “Rum’un HAYIR oyu kullanılmasında Papadopulos sorumluluk almadı” görüşü martavaldır.Sn. Birand’ın bilmediği veya bilmek istemediği bir gerçek vardır. Kıbrıs’ın üyeliği şu veya bu dönemde Denktaş’ın veya Türk hariciyesinin yaptığı veya yapmadığı ile ilgili değildir. Eli kanlı, terörist Rum idaresini AB üyesi yapmak isteyenlerin ana siyaseti, garantör İngiltere’nin de katkısı ile, Türkiye’yi Ada’dan çıkarmak ve Kıbrıs’ı İslâm alemine karşı (Türkiye dahil) bir gözetleme kulesi haline getirmekti. Kıbrıs Türkleri’nin iki eşit, egemen halktan biri olduğunu inkâr, KKTC’nin varlığını red, bu siyasetin bir parçasıdır. Kıbrıs meselesini Türkiye’nin önüne engel olarak koymak da maksatlıdır. Neticede Kıbrıs Rum idaresinin gasbetmiş olduğu “meşru hükümet” unvanı devam ettiği sürece, Kıbrıs meselesinin halli Türk tarafının bu şerefsizliğe boyun eğmesine bağlıdır. KKTC’yi yok farzederek anlaşma yapmanın anlamı da budur. Annan Planı KKTC’yi ve Kıbrıs’ta ve kısa bir zaman içinde Türkiye’nin garantisini sıfırlayan bir plandı. Bu Kıbrıs’ın Türkiye açısından stratejik milli bir dava olduğuna inananların eşitliği, egemenliği savunanların EVET demeleri mümkün değildi.Ben milli görüşü, milli davayı savundum. AB, tüm hak ve hukuk kurallarını çiğneyerek, kendi normlarını kirleterek eli kanlı, terörst bir idareyi “Kıbrıs” diye üye yapacak düşüncesiyle self-determinasyon hakkı olan ve egemen olduğuna inandığım halkıma “süslü-püslü” azınlık statüsü öngören ve Türkiye’yi Ada’dan çıkaran bir plana EVET diyemezdim. Yapılması gereken şey, Papadopulos’un salvolarından, AB’nin raporlarından korkmadan haklı davamızı savunmaktır. Cumhurbaşkanı Sn. Sezer’in açıkladığı milli formüle dört elle sarılmaktır.Aldatıldıklarını söyleyenler, aldatılmamış olanları suçlu masasına oturtamaz. Rum’u ve Yunan’ı bilmeyenler, suçlu arayacaklarına aynaya baksınlar kafidir.
Tarih:02.12.2006 Kaynak:Yeniçağ Gazetesi





