Osman Baydemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osman Baydemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Mart 2008'de yazmıştık top mermisinin üzerine bu yazıyı: "Daha Bitmedi Devamı Gelecek"

Bebek yüzlü Demirtaş, Küfürbaz Osman Baydemir, İmralı'daki Paket ve bilumum HDP/PKK Saz Heyeti, bu mermi var ya?
Anladın sen onu.
Kimle görüşürseniz, kimi arkanıza alırsanız alın Türk bir defa ayağa kalktı.
Durdurana helal olsun.
Kara Harekatı 7 sene sonra kaldığı yerden devam edecek!
Bu yazı boşuna yazılmadı.
Kandil Dağı'nın yeni adı Ateş Dağı'dır.
Geçilmez denen vadilerin geçildiği, girilmez denen mağaraların girildiği.
Derin Selamlar
Sabih Samur, 9 Ağustos 2015, Türkiye


Kaynak: http://www.dorukturk.tv/…/sabih-samur/bu-yazi-bosu…/117.html


Federasyon isteyenlere bakış, duruş ve söylemimiz net:

Cami duvarına işiyorsunuz!

SS1967


26 Aralık'ta Diyarbakır'da "ÖZERKLİK" kararı alıp uygulayacağız!
Selahattin Demirtaş

Bizler öngörüldüğü şekli ile Şİİ & SÜNNİ Savaşına doğru sevk edilirken
Demirtaş denen Bebek Yüzlü Çocuk kendi inancı gereği el ele tutuşmuş
kendinden emin CHP'nin başına nasıl geçerim planları yapıyor.
Bizler ne yapıyoruz?
Diriliyoruz, Osmanlı oluyoruz.
Türk olmadığımızı Ümmetçilik söylemi ile deklare ederek Türklüğü içselleştirmek yerine basite indirgeyerek, aşağılayarak orgazm oluyoruz.
Nasılsa Osmanlıyız; çıkar bir Ertuğrul, Osman filan kurarız bir Beylik daha.
Nasılsa Anıtkabir'in bulunduğu alan müsait ve henüz oralarda Özerklik filan de isteyen yok. Yıkarız orayı kurarız Obamızı.
Neyse kolay gelsin hayırlı Dirilişler...
Sana da kolay gelsin Demirtaş.
Haftaya Cumartesi çok şeylere gebe senin ve sana inanıp arkanda yürüyecekler için!
" Em di rengen keskesore de bicivin "


Sabih Samur, 19 Aralık 2015, TÜRKİYE

Mart 2008'de yazmıştık top mermisinin üzerine bu yazıyı.
Bebek yüzlü Demirtaş, Küfürbaz Osman Baydemir, İmralı'daki Paket ve bilumum HDP/PKK Saz Heyeti, bu mermi var ya?
Anladın sen onu.
Kimle görüşürseniz, kimi arkanıza alırsanız alın Türk bir defa ayağa kalktı.
Durdurana helal olsun.
Kara Harekatı 7 sene sonra kaldığı yerden devam edecek!
Bu yazı boşuna yazılmadı.
Kandil Dağı'nın yeni adı Ateş Dağı'dır.
Geçilmez denen vadilerin geçildiği, girilmez denen mağaraların girildiği.


Derin Selamlar

Sabih Samur, 9 Ağustos 2015, Türkiye



http://www.kariyergazetesi.net/hbr/haberdetay.asp?ID=1005

Gazeteciler Cemiyeti’nde, Basın Şehitleri bölümünde Ali Kemal adlı gazetecinin resmi bulunmaktadır. Kimdir Ali Kemal?

Kurtuluş savaşı sırasında Mustafa Kemal ve arkadaşları memleketi kurtarmak için mücadele verirken aralarında Adnan Menderes’in babası, Sait Molla ve Ali Kemal gibilerin bulunduğu bir grup ‘İngiliz muhipleri (sevenleri) derneğini kurmuş ve Kuvvayi-milliye ve Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarını eleştirmiş, Aznavur çetelerini destekleyen ve öven yazılar yazmış bir gazetecidir. Mütareke basınının mütareke gazeteciliğini yapmış bir gazetecidir.

Kurtuluş savaşı kazanılıp İngilizler memleketlerine dönerken, ülkeye ihanet edenler teker teker toplanmaya başlamıştır. Gazeteci Ali Kemal de tutuklanan bu hainler arasındadır. Tutuklananlar İstiklâl Mahkemeleri’nde yargılanmak üzere Ankara’ya sevk edilirken Tren İzmit’te durduğu sırada Menzil Komutanı Nurettin Paşa kendisini görmek istemiş ve kendisine şu soruyu sormuştur:
‘Memleket işgal altındayken, Yunan mezalimi, padişahçı kuvvetlerin, çetelerin saldırıları devam ederken vatanı kurtarmak için canını dişine takmış vatanseverlerin binlerce şehit ve gazi vererek sürdürdükleri Kurtuluş Savaşı ve başta Mustafa Kemal olmak üzere, millî kuvvetlerin yönetim kadroları ve kurtuluş savaşı aleyhine nasıl bu kadar hainane yazılar yazarsınız?’
Ali Kemal’in verdiği cevap ilginçtir.
Ali Kemal “ bütün medeni memleketlerde basın hürdür, yazar fikrini serbestçe söyler, ben görevimi yaptım” demiştir.
Bunun üzerine Nurettin Paşa “O zaman bu fikirlerini, vatan için binlerce şehit vermiş dışarıdaki ahalinin kendisine söyle “ diyerek Ali Kemal’i halkın arasına göndermiştir. Halk ta onu linç etmiştir.

Tarafsız gibi gözüküp taraf olmak Ülkenin Kutsal Çıkarlarına aykırı olabilir.
Var olma savaşının yaşandığı bu günlerde;
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Hükümet tarafından etkisizleştirildiğini düşünen ve bu nedenle kendilerine müdahale etmesinin söz konusu dahi olmayacağını düşünme gafletinde bulunan, Osman Baydemir’in Federal Kürt Devleti’ni resmen açıklamak için uygun zaman beklediği,
T.C’nin Askerine ve Polisine taş atıldığı ve taş atanların artık iktidar gücü ile kanun önünde suçsuz sayıldığı ve bölücüler tarafından “küçük generaller” diye adlandırıldığı ülkemde, herkes söylediği lafı tartarak söylemelidir.
Bu bir ulusal görevdir.
Günü geldiğinde ki o gün çok yaklaşmıştır;
Bu sözleri sarf edenler, tarafsızlık ve demokrasi adı altında, kalemi ile onları destekleyen kalemşörler, Ali Kemaller trenden indirileceklerdir.

Sabih Samur


Gazeteciler Cemiyeti’nde, Basın Şehitleri bölümünde Ali Kemal adlı gazetecinin resmi bulunmaktadır. Kimdir Ali Kemal?

Kurtuluş savaşı sırasında Mustafa Kemal ve arkadaşları memleketi kurtarmak için mücadele verirken aralarında Adnan Menderes’in babası, Sait Molla ve Ali Kemal gibilerin bulunduğu bir grup ‘İngiliz muhipleri (sevenleri) derneğini kurmuş ve Kuvvayi-milliye ve Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarını eleştirmiş, Aznavur çetelerini destekleyen ve öven yazılar yazmış bir gazetecidir. Mütareke basınının mütareke gazeteciliğini yapmış bir gazetecidir.

Kurtuluş savaşı kazanılıp İngilizler memleketlerine dönerken, ülkeye ihanet edenler teker teker toplanmaya başlamıştır. Gazeteci Ali Kemal de tutuklanan bu hainler arasındadır. Tutuklananlar İstiklâl Mahkemeleri’nde yargılanmak üzere Ankara’ya sevk edilirken Tren İzmit’te durduğu sırada Menzil Komutanı Nurettin Paşa kendisini görmek istemiş ve kendisine şu soruyu sormuştur:
‘Memleket işgal altındayken, Yunan mezalimi, padişahçı kuvvetlerin, çetelerin saldırıları devam ederken vatanı kurtarmak için canını dişine takmış vatanseverlerin binlerce şehit ve gazi vererek sürdürdükleri Kurtuluş Savaşı ve başta Mustafa Kemal olmak üzere, millî kuvvetlerin yönetim kadroları ve kurtuluş savaşı aleyhine nasıl bu kadar hainane yazılar yazarsınız?’
Ali Kemal’in verdiği cevap ilginçtir.
Ali Kemal “ bütün medeni memleketlerde basın hürdür, yazar fikrini serbestçe söyler, ben görevimi yaptım” demiştir.
Bunun üzerine Nurettin Paşa “O zaman bu fikirlerini, vatan için binlerce şehit vermiş dışarıdaki ahalinin kendisine söyle “ diyerek Ali Kemal’i halkın arasına göndermiştir. Halk ta onu linç etmiştir.

Tarafsız gibi gözüküp taraf olmak Ülkenin Kutsal Çıkarlarına aykırı olabilir.
Var olma savaşının yaşandığı bu günlerde;
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Hükümet tarafından etkisizleştirildiğini düşünen ve bu nedenle kendilerine müdahale etmesinin söz konusu dahi olmayacağını düşünme gafletinde bulunan, Osman Baydemir’in Federal Kürt Devleti’ni resmen açıklamak için uygun zaman beklediği,
T.C’nin Askerine ve Polisine taş atıldığı ve taş atanların artık iktidar gücü ile kanun önünde suçsuz sayıldığı ve bölücüler tarafından “küçük generaller” diye adlandırıldığı ülkemde, herkes söylediği lafı tartarak söylemelidir.
Bu bir ulusal görevdir.
Günü geldiğinde ki o gün çok yaklaşmıştır;
Bu sözleri sarf edenler, tarafsızlık ve demokrasi adı altında, kalemi ile onları destekleyen kalemşörler, Ali Kemaller trenden indirileceklerdir.

Sabih Samur


-Bu bir Sabih Samur rüyasıdır.-


Game Over ( Oyun bitti)
Başbakan akşam yemeğini yemiş evindeki diz üstü bilgisayarında günün stresini atmak için oyun oynuyordur. Ekrana "game over" yazısı gelince bir anda alnında terler birikir. Abdullah Gül'ü çok acil konutuna davet eder ve sabaha kadar çalışırlar.Ertesi gün güneş doğarken yeni kabine listesi hazırlanmıştır.Ama böyle bir liste Türkiye'de ilk defa gerçekleşmektedir.Başbakan Yrd. ve Devlet Bakanı : Devlet Bahçeli Dış İşleri Bakanı : Deniz Baykal AB ile Koordinasyon : Kürşad Tüzmen, İç İşleri Bakanı : Mehmet Ağar Turizm Bakanı : Erkan Mumcu Savunma Bakanı : Hikmet Çetin Cumhurbaşkanına verilen liste tam bir şok etkisi yaratmış ama ilk defa Tayip Erdoğan ile mutabık kalmıştır.Tüm kadro 2007 seçimlerine kadar ülkeyi yönetmeye namusu ve şerefi üzerine söz verirler. Bu sırada Büyükanıt K.Irak'ta cepheden güzel haberler göndermektedir.Talabani'yi Irak Bayrağı'nı indirdiği bayrak direğine oturtmuştur. Kürt kökenli vatandaşlarımız kimlerin arkasından yürüdüklerini görmüşler ve yanlışlıktan dönme yolları aramaktadır. Osman Baydemir İsveç ve Belçika'ya iltica talebinde bulunmuştur.Hükümet onaylanmış memlekette inanılmaz bir birlik ve beraberlik rüzgarı esmektedir.Türkiye'de ki üretimlerini Mısır'a ve Çin'e kaydıran Tekstil Holdingleri yaptıkları hataların farkına varmış herkes doğduğu vilayete fabrikasını taşıma seferberliğindedir.Mehmet Ağar İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere hemen hemen tüm illerde kap kaç, hırsızlık, çete ve mafya özentilerinin kökünü kazımıştır. Turizm bakanı Erkan Mumcu 2007, 2008 ve 2009'a kadar ki tüm yatak kapasitemizi Kış Turizmi dahil doldurmuştur.Amerika Deniz Baykal'a Başbakana iletilmek üzere resmi özür mektubunu vermiştir. Aselsan'da F16'nın tüm elektronik aksamının üretildiği bölümün hemen yanına yeni üretilecek olan F 35'lerin elektronik kontrol ünitelerinin yer aldığı yeni tesis Hikmet Çetin ve Hava Kuvvetleri Komutanıyla beraber Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşu eşliğinde açılmıştır.Yeni açılan teknoparklar ve Nokia ile Motorola'nın fabrikalarını Zonguldak, Sinop ve Mardin'e taşımaları ile birlikte İstanbul ve diğer büyük şehirlere göç bıçak gibi kesilmiş tersine göç başlamıştır.Almanya ve Fransa'dan gelen Avrupalı kaçak işçiler sorun olmaya başlamıştır.Türkiye'deki yıllık otomobil satışı 100.000 adedi geçen Mercedes Almanya'daki tesisi Afyon'a taşıma kararı almıştır.Avrupa'nın jet sosyetesi Alanya'yı keşfetmiş özel uçağına atlayan soluğu Gazipaşa Havaalanında almakta, Alanya Belediyesi'nin organize ettiği limuzinlerle merkeze kadar gelmektedirler. Apart otellerin yerini alan yöresel özellikler taşıyan, muz bahçelerinin içindeki butik oteller anlata anlata bitirilememektedir.Esnafın yüzünde güller açmaktadır.Eşimin omzumu silkelemesi ile uyandım. "hayatım işe geç kalacaksın" diyordu.Hala rüyanın etkisindeyim. Belki bir gün.....
Bu yazı 2388 kere okunmuştur.
Yeni Alanya Gazetesi arşivi 19.09.2006


"HAS SİKTİR!" i hazmetme, edemezsin!
Gereğini yap ve İSTİFA ET!

Hangi meslek adının başında "CUMHURİYET" kelimesi var?

Savcı!

Cumhuriyet'in savcısı olan Türk Oğlu Türk Cumhuriyet Savcılarına sesleniyorum:

YARINA BIRAKMAYIN !

BU GECE PAKET YAPIN Bu OSMAN BAYDEMİR denen soysuzu!



Yorum:

--------------------------------

S.Servet Gürbüz


Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "HukukReformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.

Ata'nın huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt'un tepesinde şimşekler çaktırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

Cumhuriyet Başbakanı, Cumhuriyet Bakanı, Cumhuriyet Müsteşarı, Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz ?

Atatürk, Bozkurt'a, "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü, öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir.

İşte o Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder.

"Devam et Bozkurt" der.

İnsan hiç kendisine fikirlerini okuyucularla paylaşması için köşe açan gazetesine ve onun yönetimine ve yazı işlerine sitem eder mi? Ve ya hangi şartlarda eder?
Sn. Mehmet Ali Dim fırsat bulup da okuduğunda eminim çok şaşıracak ve her zaman ki gibi bu yazımı da sansürsüz yayımlatacaktır.
2006 yılında Sn. Dim ve onun aracığıyla Sn. Altemur Kılıç büyüğümüz ile tanıştırılmamızın ardından, çok büyük kesiklik olmadan 3. yıldır zevkle ve gurur duyarak sizlere Yeni Alanya Gazetesi’ndeki köşemden ulaşıyorum.
Bu ulaşma maalesef gecikmeli oluyor(!)
Heyecanla ve gerçekten gündemi yakaladığıma inandığım yazımı, yaklaşık 3.(Üçüncü) hafta sonunda ve en son Sn. Dim’i cep telefonundan, olur olmaz bir saatte (her hangi önemli bir toplantısına, tabiri caizse bodoslama girerek) arıyorum.
Neden yazımın çıkmadığını sorduktan sonra sağ olsun her zamanki nezaketi ile (amatör heyecanımı ve vatan sevgimi bildiği ve anladığı için) “İlgileneceğim Sabih’ciğim” diyor.
Ve yazı ertesi gün yayımlanıyor.
“Ajda Pekkan, Sezen Aksu ve Kürtçülük Nağmeleri” başlıklı bir yazıyı yine yaklaşık 20 gün önce göndermeme rağmen ancak C.tesi günü yayımlandı!
Ha çok mu önemliydi?
Evet bence önemliydi!
Çünkü bu yazı yazılıp, e-posta olarak yazı işlerine gönderildikten iki hafta sonra Sezen Aksu gündeme bomba gibi düştü ve Sn. Başbakan ile açılım konusunda telefon trafiğine girdi.
Zeki bir gazete yönetimi köşe yazarını sahiplenerek bu konuyu gerekirse ön sayfaya taşır ve hatta manşete dahi çıkararak Alanya’daki yöresel bir gazetenin gündemi nasıl ve oluşumu takip ederek önceden yakalayabildiğini bütün Türkiye’ye ispat edebilirdi.
Bugün sadece 12-15.000 adet gibi gözüken tiraj genel ağ (internet) sayesinde inanılmaz boyutlara ulaşmakta konu Alanya’dan çıkmaktadır. (Çağ büyük düşünebilenlerin çağı olacak).
Sonuç olarak her şey vatan için.
Birileri kalkmış gözümüzün içine baka baka Federasyona doğru giden “Kürt Açılımı” adlı sürece sıcak bakmamızı isterken,
Askerin anlam veremediğim sessizliğini buruk bir şekilde izlerken,
Defalarca eleştirdiğim Sn. Devlet Bahçeli Memleketin Umudu ve tek tutanağı haline gelmişken,
Sn. CHP’nin Deniz Baykal’ı dik bir duruş sergiler gibi yaparken,
DTP ve Ahmet Türk zafer şarhoşluğu içinde; yakın gelecekte kurulacağından emin oldukları Kürdistan’ın başına Osman Baydemir’i mi yoksa Teröristbaşı Abdullah Efendi’yi mi? Getirmeliyiz diye düşünürken,
Bizde yazılarımızın neden zamanında çıkmadığını sorgulaya duralım.
Sorgulayalım ki bir NEFES daha bunlarla mücadele edebilsin!
İşiniz zor Sn. Mehmet Ali Dim!
Siz kalkın kişiye köşe verin sonrada köşenizi işgal eden bu kişiden sitem kabul edin.
İşte Yeni Alanya Gazetesi’nin ve Sn. Mehmet Ali Dim’in farkı !
En içten sevgi ve saygılarımla
Türkçe Kalın!

Sabih Samur 23 Ağustos 2009 Pazar 08:00






Hürriyet Gazetesi çok önemli bir yayına başlıyormuş...
Kırk yıllık Bebek katili, Teröristbaşı APO; oldu Hürriyet'te Öcalan. Utanmasalar "Sn. Öcalan" diyecekler de, sanırım halktan çekiniyorlar.
Bu üç fotoğrafa çok dikkatli bakın! Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmek için elinden gelen herşeyi yapan üç adam.
Biri içerde,biri bölmek istediği devletin milletvekili, diğeri ise maalesef yine aynı devletin yani TC'nin Büyükşehir Belediye Başkanı. Bu şehrin adı Diyarbakır; Ona göre Amed.
Bizim Van dediğimize o, Wan diyor!
Bunlar detay... Asıl önemlisi ne zaman Federal yapılanma, Özerlik ve nihayetinde Bağımsız Kürdistan Cumhuriyeti kurulacak?
Sanırım bir iki yıla kalmaz.
Merak ediyorum. Sn Bayan Clinton Türkiye ziyaretinde önce Ankara'yı mı yoksa Diyarbakır'ı mı ziyaret edecek? (Diyarbakır diyerek hata mı ettim, acaba Amed mi deseydim?)
Bizde bu pısırıklık, bu sahte kabadayılık olduğu sürece bu memlekette altımızdan gider!
Ne demişler Allah devletimize zeval vermesin.
Allahtan ordumuz var. Var değil mi?
Sabih Samur
Diyarbakır-Türkiye

Osman Baydemir

Bize göre Türkiye'nin gözbebeği Diyarbakır ilimizin maalesef Belediye Başkanı.

Kendisine göre, Teröristbaşı Öcalan'ın ağzıyla (sözde) Kürdistan toprağı olarak adlandırdığı Amed'in Başkanı.

Zemberek boşaldı.

Masumane ana dil isteği ile ve Sn. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sevgi dolu kollarında başlayan bu serüven dönülmez akşamın ufkuna doğru ilerliyor.

Çoğunluğun unuttuğu ve bu nedenle zafer şarhoşluğundan zafer çığlıkları attığı bir dönemde sadece bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetme erkini elinde tutan hükümetler zaman zaman yanılgı içinde bulunabilirler ve günü geldiğinde tarih sayfasında eski hükümet olarak yerini alırlar. Devlet ise bekası ile ilgili bir tereddüt duyduğu an, kendisini korumak adına her türlü tedbiri alır.

Benden hatırlatması

saygılarımla

Sabih Samur

Not: Sn. Cumhurbaşkanım devletime aykırı icraatlarda bulunan sözde aydınlara Çankaya kapılarını sonuna kadar açıyorsunuz.Elif Şafak,Can Dündar,Orhan Pamuk gibi... Sizden arzım Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmek için elinden geleni yapan ve bunu korkmadan açık açık yapan çok Sayın Osman Baydemir adlı Bir böleni Devlet Şeref Madalyası ile onurlandırmanız.