Ekonomi dibe vurmuş durumda; Turizm, Tekstil, İnşaat, Otomotiv…

Her bir sektör sayfalarca yazı tutar birazcık değinirsek.İşsizlik hâd safhada ve bunu takip eden asayiş problemleri.

Ve yüce makam, başbakan kürsüde konuşuyor; gündemi “Türban!”Yapma gözünü seveyim Sn. Başbakan. Hepimizin dili bilmem neremize kaçmışken yukarıda kısaca saydığımız ama içeriği inanılmaz kapsamlı ekonomik kriz kapımızı yumruklarken sırası mı Türban?

Eğer Türkiye Türban ile huzura erecekse, terör bitecek, işsizlik sorunu çözülecek, insanların alım gücü yükselecek dolayısıyla tüm sektörlerin yüzü gülecekse bir önerim var!

Türbanın kapsamını olabildiğince geniş tutalım üniversite öğrencileri, tüm kamusal alanlar, ilk öğretim öğrenci ve öğretmenleri, doktor ve hemşireler, yargı mensupları, polis teşkilatı ve hatta Türk Silahlı Kuvvetleri.

Böylece yurdum insanı arasında ayrım yapmamış oluruz.Gül gibi geçinir gideriz. Yeter ki memlekette istikrar olsun(?)

El oğlu Bor madeninden 1001 çeşit ürün yaparken, Bor’u hammadde olarak satan zihniyetin maalesef hâlâ gündeminde Türban var. Başbakan Erdoğan’ın çok acil olarak etrafındaki akıl hocalarını yani danışmanlarını lağvetmesi gerekmektedir.

Başbakanın yeni bir vizyona ihtiyacı var. Daha doğrusu buna Türkiye’nin ihtiyacı var.2008 Dünya çapında bir kriz yılı olarak algılanırken bizleri ve Türkiye’nin gündemini Türban ile oyalamak Süleyman Demirel’in tabiri ile Abesle iştigaldir.

Güner Ümit’i, Alevi yurttaşlarımızla ilgili talihsiz bir sözü bitirmiştir. Mehmet Ağar gibi bir dev, memlekete hizmeti geçmiş bir şahsiyet hala anlaşılamayan bir “Düz ova muhabbeti” ile politika sahnesine veda etmiştir. Umarım yanlış gündem ve yanlış zamanlama ile Sn. Erdoğan da iktidarı kaybetmez.

Hiç kimse ve hiçbir kurum sınırsız güce sahip değildir. Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyet, güç dengeleri üzerine kurulmuştur. Sn. Başbakanımız da bu dengeleri göz ardı etmemeli ve karşılıklı saygı ve sevgi sınırlarında kalabilmelidir.


Çok acil alınması gerekli önlemler:Turizm ve Tekstil ile ilgili çalışma ekipleri kurularak sektörlerin sorunları can kulağıyla dinlenilmeli yeni yatırımdan ziyade mevcut kapasiteler tespit edilip, öncelikle sahip olduğumuz güç bilinmeli ve akabinde gerek enerji, gerek istihdam, gerek pazarlama ve gerekse finansman politikaları üretilerek öncelikli olarak bu iki sektör ayağa kaldırılmalıdır.Tekstil sektörü eğer mümkünse Tekstil Bakanlığı ile temsil edilmelidir.Ayrıca, kötü geçen 2007’nin yaralarının sarılabilmesi için vergi, SSK, yazılan çekler ve protesto olan senetler konusunda esnaf ve sanayicinin feryatlarına kulak verilmeli ve devlet bir kez daha babacan yüzünü göstermelidir.....

0 yorum