Barzani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barzani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


-Bu bir Sabih Samur rüyasıdır.-


Game Over ( Oyun bitti)
Başbakan akşam yemeğini yemiş evindeki diz üstü bilgisayarında günün stresini atmak için oyun oynuyordur. Ekrana "game over" yazısı gelince bir anda alnında terler birikir. Abdullah Gül'ü çok acil konutuna davet eder ve sabaha kadar çalışırlar.Ertesi gün güneş doğarken yeni kabine listesi hazırlanmıştır.Ama böyle bir liste Türkiye'de ilk defa gerçekleşmektedir.Başbakan Yrd. ve Devlet Bakanı : Devlet Bahçeli Dış İşleri Bakanı : Deniz Baykal AB ile Koordinasyon : Kürşad Tüzmen, İç İşleri Bakanı : Mehmet Ağar Turizm Bakanı : Erkan Mumcu Savunma Bakanı : Hikmet Çetin Cumhurbaşkanına verilen liste tam bir şok etkisi yaratmış ama ilk defa Tayip Erdoğan ile mutabık kalmıştır.Tüm kadro 2007 seçimlerine kadar ülkeyi yönetmeye namusu ve şerefi üzerine söz verirler. Bu sırada Büyükanıt K.Irak'ta cepheden güzel haberler göndermektedir.Talabani'yi Irak Bayrağı'nı indirdiği bayrak direğine oturtmuştur. Kürt kökenli vatandaşlarımız kimlerin arkasından yürüdüklerini görmüşler ve yanlışlıktan dönme yolları aramaktadır. Osman Baydemir İsveç ve Belçika'ya iltica talebinde bulunmuştur.Hükümet onaylanmış memlekette inanılmaz bir birlik ve beraberlik rüzgarı esmektedir.Türkiye'de ki üretimlerini Mısır'a ve Çin'e kaydıran Tekstil Holdingleri yaptıkları hataların farkına varmış herkes doğduğu vilayete fabrikasını taşıma seferberliğindedir.Mehmet Ağar İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere hemen hemen tüm illerde kap kaç, hırsızlık, çete ve mafya özentilerinin kökünü kazımıştır. Turizm bakanı Erkan Mumcu 2007, 2008 ve 2009'a kadar ki tüm yatak kapasitemizi Kış Turizmi dahil doldurmuştur.Amerika Deniz Baykal'a Başbakana iletilmek üzere resmi özür mektubunu vermiştir. Aselsan'da F16'nın tüm elektronik aksamının üretildiği bölümün hemen yanına yeni üretilecek olan F 35'lerin elektronik kontrol ünitelerinin yer aldığı yeni tesis Hikmet Çetin ve Hava Kuvvetleri Komutanıyla beraber Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşu eşliğinde açılmıştır.Yeni açılan teknoparklar ve Nokia ile Motorola'nın fabrikalarını Zonguldak, Sinop ve Mardin'e taşımaları ile birlikte İstanbul ve diğer büyük şehirlere göç bıçak gibi kesilmiş tersine göç başlamıştır.Almanya ve Fransa'dan gelen Avrupalı kaçak işçiler sorun olmaya başlamıştır.Türkiye'deki yıllık otomobil satışı 100.000 adedi geçen Mercedes Almanya'daki tesisi Afyon'a taşıma kararı almıştır.Avrupa'nın jet sosyetesi Alanya'yı keşfetmiş özel uçağına atlayan soluğu Gazipaşa Havaalanında almakta, Alanya Belediyesi'nin organize ettiği limuzinlerle merkeze kadar gelmektedirler. Apart otellerin yerini alan yöresel özellikler taşıyan, muz bahçelerinin içindeki butik oteller anlata anlata bitirilememektedir.Esnafın yüzünde güller açmaktadır.Eşimin omzumu silkelemesi ile uyandım. "hayatım işe geç kalacaksın" diyordu.Hala rüyanın etkisindeyim. Belki bir gün.....
Bu yazı 2388 kere okunmuştur.
Yeni Alanya Gazetesi arşivi 19.09.2006

Lütfen bu yazıyı üzerini tıklayarak dikkatlice en az iki üç defa okuyunuz. Hastalığı ve yaşlılığı ile dalga geçenler, belki şu an ki durumu ve kıpırdayacak yerimiz kalmadığını gördüklerinde yüzleri kızarır ve utanırlar; umarım.
Allah rahmet eylesin, nur içinde yat Büyük Türk.
Sabih Samur




Şanlı ordumuz gecikmeli de olsa sonunda sınır ötesi kara harekâtına başlamıştır. Bu Türkiye için çok önemli bir adımdır. İçimizde barınan yılanlar panik içindedir. Kaostan bahsetmektedirler. Doğrudur ama bunun adı kaos değil, uzayan dillerin kesilmesidir.
Türk Ordusu gitmesi gereken yere kadar gidecek, görevini icra edecek, güvenliği tesis ettikten sonra oluşturacağı tampon bölgede kalması gerektiği kadar kalacaktır.
Şimdiden 5 can verilen(Allah rahmet eylesin,mekanları cennet olsun) bu operasyon ile ilgili kimse dışarıdan gazel atamaz. Bu kanların bedelini bizi buralara girmek zorunda bırakanlar tarafından ödeninceye kadar biz burada olacağız. Kandil Dağı artık bir Türk üssü olacaktır. Uysa da uymasa da!
Dış İşleri bakanına çok iş düşmektedir. Şimdiden gerekli dış gezileri gerçekleştirerek Mehmet Al Birand’ın yönlendirmeye çalıştığı gibi “en fazla bir ay ile üç ay arası kalıp dönülür”gibi olmadığını, PKK bitene kadar Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne ait hiçbir tehdit unsuru gerek içerde gerekse dışarıda kalmayıncaya kadar Zaho ile Kandil arası çizgiye kadar tampon bölge oluşturacağımızı tüm dünya devletlerinin beynine işlemesi gerekmektedir.
Yolumuz açık gazamız mübarek olsun.
İnşallah bu esnada Barzani Cami duvarına işemez. Barzani’nin sarf ettiği o meşhur, yenilir yutulur gibi olmayan cümleleri Türk askerinin kuvvetli hafızasındadır. Umarım tanklarımızın karşısına kullanmayı dahi bilmedikleri tankları çıkarmayı göze alan Barzani bir çılgınlık yapmaz. Barzani ve sahiplerinin(?) başına çuval geçirerek, paket yapmaktan zevk duyacağımızı anlayacak zekâda olduğunu tahmin ediyoruz.
Amerika kaldığı sürece bizde burada olacağız. Musul ve Kerkük’ün boynu bükük olmayacak diyerek sözlerimi Bolu Müftüsü Yaşar Yaprak’ın Cuma namazı öncesi Yıldırım Bayezid Camii'nde yaklaşık 750 kişiden oluşan vatandaşımıza, bugün Kuzey Irak'a kara harekatı başlatan Mehmetçik için okuduğu dua ile bitiriyorum.
"Bugün, 'Şırnak geçilmez' diyen Mehmetçik, ülkemize yıllarca gözyaşı akıtılmasına sebep olan hainlere dersini vermek üzere. Eksi 30 derecenin altında ama toprağı savunmanın, vatanı vatan yapan ecdadın emaneti olan bu mukaddes vatanı, şüheda yurdunu korumak üzere olan Mehmetçik, Bolu'dan giden tugayımız başta olmak üzere yavrularımız, Mehmetçiklerimiz, biz sıcacık yataklarımızda uyurken onlar vatan bekçiliği yapıyor. Allah hepsinin yardımcısı olsun.
Bugün bu cennet vatana dikilen hain gözlerin çok olduğu, içimizden dışımızdan saldırıların her zaman olduğu, ne zaman birbirimize düşersek, üzerimize leş kargalarının uçuşmaya başladığının en fazla görüldüğü bir dönemdeyiz. Bu cennet vatanımızda bize yaşamayı çok gören hainler tarih boyunca olageldi, hala da olmaya devam ediyor. Rabbimden dileğim o dur ki, içimizden çıkarılıp aldatılan, kandırılan, adı Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin olan, bu güzel adlarını dahi değiştirerek bizi bizim içimizden çıkardıkları, kandırdıkları kişilerle vurmaya çalışan hainlere rabbim fırsat vermesin. Kandırılan kardeşlerimize Allah hidayet versin. Gerçeği görebilmeyi, bu vatanı bize emanet eden ecdadının emanetini koruyabilmeyi, hainlik yapmanın bir insana özellikle inanan bir insana yakışmayacağını bilebilmeyi, bu şuura erebilmeyi, içimizdeki bütün gaflet içinde olanlara rabbim hissedebilmeyi, duyabilmeyi nasip eylesin.
Allah'ım, ordumuz, yurdumuz, milletimiz sana emanet, muhafaza eyle. Mehmetçiğimize yurt savunmasında, vatanımızı koruma da güç ve kuvvet nasip eyle. Karada, havada, denizde, her yerde, her an nusretini, yardımını esirgeme yarabbim. Canlarını feda ederek bize emanet bıraktığın vatan topraklarımızı düşmanın çizmesi altında ezdirtme yarabbi. Rengini şehitlerimizin kanından alan, semalarımızda nazlı nazlı dalgalanan, istikbalimizin sembolü al bayrağımızı indirtme yarabbi. Ordumuzu, askerimizi, polisimizi, jandarmamızı muvaffak eyle yarabbi"

Gazamız mübarek,yolumuz ve bahtımız açık olsun.

Sabih Samur 23 Şubat 2008 01:00

KÜSTÜM SANA ABD

ABD'nin 4 Temmuz Bağımsızlık ve Özgürlük Bayramı Başkent Ankara'da, Büyükelçilik'te yapılacak bir resepsiyonla kutlanır.ABD Büyükelçiliği, her yıl 4 Temmuz'da kutlamalar kapsamında bir resepsiyon verir. Bu davetin aynı zamanda devletin zirvesi ile yabancı diplomatların da buluşma noktası olduğusöylenir. Gel gör ki akşam yapılacak resepsiyona Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt katılmaz.Erdoğan ve Gül, yoğun programlarını mazeret göstererek katılmayacaklarını büyükelçiliğe bildirir. Birçok bakan teklif edilmesine rağmen resepsiyona gitmeyi reddeder. Bu onurlu katılım görevini F-35 uçaklarımızın alımına imza atan Savunma Bakanı Vecdi Gönül kabul eder. Akşam, ABD'nin resepsiyonunda hükümeti Gönül temsil eder.Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ise Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun temsil eder.Devletin zirvesinin ABD Büyükelçiliği'ndeki bu en önemli resepsiyona katılmaması Ankara kulislerinde Kuzey Irak'taki PKK sorununun çözümünde yeterli yardım alınamaması nedeniyle ortaya koyulan bir tavır olarak yorumlanır(mış).Bizler balık hafızalı vatandaşlar olarak 4 Temmuz 2003’ü unuttuğumuz için resepsiyona katılmama gerekçemiz Ankara’nın kulislerinde (oralar nerelerse) farklı algılanıyor.Leyleğin ömrü laklakla geçer misali koskoca dört yıl sonra Amerika’ya tavrımızı aslanlar gibi resepsiyona katılmayarak gösteriyoruz. Gerçi bu nasıl katılmamaksa?Savunma Bakanı yerine müsteşar, Orgeneral yerine Albay gönderirsen o zaman onun adı ciddiye almamak olur.Türk halkının kırılan onurunu böyle aktivitelerle onaramazsınız beyler.Büyükanıt emekli olunca anılarında “Amerika’yı şöyle protesto etmiştim” filan diye anlatır, biz de okuruz.Biz resepsiyonlara katılmayarak ABD’yi madara edelim, rezil olsunlar! Diğer taraftan Barzani bizimle makara kukara yapsın, sınıra namluları bize dönük tank filan dizsin; geleceğiniz varsa göreceğiniz var desin!
Peki biz ne yapacağız?
1- Kararlılığımız devam edecek (Bu ne demekse?)
2- ABD’yi motive çalışmalarımız devam edecek, terörle mücadelemizde yanımızda olsun diye.
3- Talabani’nin Irak’ı temsilen (muhtemelen) yapacağı Ankara’daki bir resepsiyona düşük düzeyli bir katılımla Barzani ve Talabani’yi mahvedeceğiz!Evet yukarıdaki 4 Temmuz resepsiyonundan sonra neler yapabileceğimiz seçeneklerinden kararı büyüklerimize bırakıyorum.
Şimdilik hoşça kalın. Bir resepsiyona katılmam gerekiyor. ....

Sabih Samur

Kaynak: Yeni Alanya Gazetesi 07.07.2007

FLAŞ HABER !!!!!!!!!!!!!!!!!!

Gönderen SABİH SAMUR | 6:09 ÖS | , | 0 yorum »


Bush ve İti adlı köşe yazımız http://www.mimhaber.net/ te FLAŞ HABER olarak yer aldı!
Saygılarımızla
Sabih Samur

BUSH VE İTİ

Gönderen SABİH SAMUR | 11:05 ÖÖ | , , , | 0 yorum »


UYAN ARTIK TÜRKİYEM !!!!
Şu sevecen ve hayranlık dolu bakışa bak.Eserini zevkle seyreden sanatçı edası.
Türkiyemi yönetenler ise rutin bir toplantıyı "Zirve" adı ile süsleyip içi ve sonucu bomboş olarak gerçekleştiriyorlar.Ve hâlâ bazılarımız dost ve müttefik kelimesini ısrarla kullanıyorlar.
Gaflet ve dalalet tabirine doğru koşarak gidiliyor!Mutlaka bu yaşananlar geçenlerde bir subayımızın dediği gibi KAYDA alınıyordur;alınmalıdır!
Türkiye dönülmez yoldadır.Savaş çığırtkanlığı yapalım demiyorum.Dediğim şudur;artık Türkiye Amerika ile değil AMERİKA'YA RAĞMEN K.Irak'a girmeli ve işini bitirmeden de çıkmamalıdır.Barzani hâlâ Kırmızı pasaportumuzu taşıyorsa T.C.'ye zarar verdiği gerekçesi ile paket yapılıp Türkiye'ye getirilip Türk Adaletine teslim edilinceye kadar bu operasyon sürmelidir.Bu operasyon Sn.Büyükanıt ile Sn.Erdoğan'ı aşmıştır.Acilen Sn. Cumhurbaşkanı başkanlığında bakanlar kurulu toplanmalı ve bu radikal kararı almalıdır.
Bu söylediklerim bazılarına deli saçması gelebilir.Ama unutmayın bizler bunu yapmadığımız sürece baskın basanındır taktiği ile 04 Temmuz 2007'de Amerika'dan bir gol daha yiyebiliriz.04 Temmuz 2003'te başımıza çuval geçiren ABD belki bir sürpriz yaparak Kuzey Irak'ta Türkiye'ye rağmen bir bağımsızlık ilan edebilir.O zaman zannediyorum o meşhur Kırmızı Çizgilerimizi koltuğumuzun altına alır "Kararlılığımız devam edecektir" türküsünü hep beraber söyleriz.Allah bize o günleri göstermesin!
O günler gelirse Mehmet Akif'in dediği gibi bendimi çiğner aşarım.
İşte o zaman kolpacılar,sahte kahramanlar,kolpacılar devre dışı kalır ve Türk Milleti'ni hiç kimse durduramaz,Kurtuluş Savaşımızda olduğu gibi...
sabih samur



"- Kürtlerin üç lideri vardır..."
Eeee sonra?..
Kimmiş bunlar?..
Bacımız sayıyor:
"- Biri Irak Cumhurbaşkanı Talabani 'dir; diğeri Kürdistan Federe Bölge Başkanı Barzani 'dir; üçüncüsü ise Başkan Öcalan 'dır."
Aferin!..
Oysa biz Leyla Zana Bacımızın daha akıllı, dengeli ve gerçekçi olduğunu sanıyorduk...
*
Peki, bu konuşmanın anlamı ne?..
Yine biz saf Türkler, kendi kendimizi inandırmaya çalışıyorduk;
- Ulus devlet artık bitti, tarihe karıştı...
Sen şimdi Leyla Zana'ya bak!..
Bacımız "ulus devlet" peşinde!..
Ama belli ki bu Türk ulus devleti değil, Kürt ulus devleti...
Liderlerini de saymış:
Öcalan..
Talabani..
Barzani..
Haydi hayırlısı!..
Biz Türkler safçasına ne düşünüyorduk?
Türkiye AB'ye girerse, Anadolu'da yaşayan Kürt kardeşlerimizin de sorunları çözülür...
*
Çok partili rejime açıldığımız yıllarda umuyorduk ki özgürlük rejiminde halkımız mutluluğa kavuşacaktır...
Emekçiler..
Köylüler..
İşçiler..
Esnaf..
Vakti evvelde bizim solcu takımı, alınteri edebiyatı yaparken mangalda kül bırakmazdı...
Burjuva..
Proletarya..
Komprador burjuvazi..
Ulusal gelir paylaşımı..
Sömürü kahrolsun!..
Canım, demokrasi ulusal gelirin paylaşımı tartışmasından başka neydi ki?..
Alınterinin hakkını savunan solculara selam!..
Sosyal devlet, sosyal adalet, sosyalizm, sınıfsal demokrasi...
Tümü de birdenbire nisyan kuyusuna gömüldüler...
Bugünkü çok partili rejimde en çok konuşulan ve yinelenen sözcükler ne?..
Rumlar..
Ermeniler..
Kürtler..
Çok partili rejimde demokrasi tartışması bu üç sözcüğün üçgenine teyellendi...
Rumlar ile Ermeniler -hele Ermeni soykırımı savıyla Kıbrıs'taki Rum davası- gündemin başlıca maddeleri...
Kürtlerin etnik hakları da geldi dayandı Kürt devleti edebiyatına...
Peki, Türk nerede?..
Dinci devlet politikasıyla ılımlı İslam devleti siyaseti Türk'ü mürkü silip süpürdü...
*
Peki, ne olacak?..
Turgut Özakman 'ın satış rekorları kıran kitabının adı:
"Şu Çılgın Türkler!.."
Özakman vaktiyle Türklerin nasıl heyheylenip çıldırdığını anlatıyor; ama, bugün de sanki "tarih tekerrür ediyor"; Avrupa ve Amerika'daki dostlarımız da ellerini kollarını sıvamışlar Türkleri çıldırtmak için her şeyi yapıyorlar...
Aptala malum olur..
Haber vereyim:
Gidişata bakılırsa Türkler yine çıldıracaklar...
Bilelim ki bu işleri durmadan körükleyenler sonradan pişman olurlarsa, bizim sorumluluğumuz yoktur...
Kaynak : İLHAN SELÇUK CUMHURİYET GAZETESİ









KDP lideri, Kerkük’ün bir Kürt kenti olduğunu ve Türkiye’nin bu konudaki tehditlerinden korkmadıklarını söyledi.

Dün TBMM olarak kapalı oturumda inşaallah bu sert çocuğu oynayan zibidiye ne gibi yaptırımlar uygulayacağımızın kararlarını almışızdır.Defalarca gerek Yeni Alanya Gazetesi'ndeki köşemden gerekse Kırmızı-Beyaz'dan yetkilileri kamuflajlarımızı giymeye davet ettim.Sonunda arşivden Sn. Başbakanımızın bu kamuflajlı fotoğrafını bularak kendisini ordumuza TBMM kararı ile görev vermeye tekrar davet ediyorum.
Zamanında Adı Cem soyadı Ersever olan bir binbaşımız bu zibidiyle esas duruşta bekleterek konuşuyordu.O zamanlar "emrin başım üstüne" diyenler bugün arkalarına(ne kadar güvenilirse) Amerika'yı alarak erkekleşiyorlar.Türkiye aynı Türkiye.Silahlı Kuvvetler aynı silahlı kuvvetler ama maalesef o yiğitler artık yok.Türkiye yiğidini arıyor !
Yiğidin olmadığı yerde itler kurt olur.

Sabih Samur 24 Ocak 2007


Bush, Türk askerinin başına çuval geçirten generali Irak’ta başkomutan yapıyor.Şerefsiz Amerikalı Türk askerine terörist muamelesi yapmıştı.





Özür bile dilemediler

Türk milletinin içinde kanayan bir yara olmaya devam eden, bazı emekli paşaların ifadesiyle “henüz rövanşı alınamayan” çuval vakasının baş sorumlusu Korgeneral David Petraeus, ABD Başkanı Bush tarafından ödüllendiriliyor. Irak’ın işgali sırasında 101’inci hava indirme tümeni-nin komutanlığını yapan Petraeus’un karargahı Musul’daydı.

Çuval baskınından Irak komutanlığına

“Henüz rövanşı alınamayan” çuval vakasının baş sorumlusu Korgeneral David Petraeus, ABD Başkanı George Bush tarafından ödüllendiriliyor.ABD Başkanı Bush, Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirten generali Irak’ta başkomutan yapıyor. Böylece, Türk milletinin içinde kanayan bir yara olmaya devam eden, bazı emekli paşaların ifadesiyle “henüz rövanşı alınamayan” çuval vakasının baş sorumlusu Korgeneral David Petraeus, Bush tarafından ödüllendiriliyor.

Casey’in yerine...

Yeni Irak planını gelecek hafta açıklaması beklenen ABD Başkanı George W. Bush’un, Irak ekibini toptan değiştirmeye hazırlandığı belirtiliyor. Irak’taki ABD kuvvetlerinin komutanı Orgeneral George Casey’in yerine ise Korgeneral David Petraeus’un getirilmesi bekleniyor. Irak Savaşı’na katılan Petraeus, Temmuz 2003’te Süleymaniye’de meydana gelen ‘çuval olayı’ sırasında Kuzey Irak’tan sorumlu ABD’li komutandı. ABD’de 7 Kasım 2006 Kongre seçimlerinde, Irak’taki durumun da etkisiyle rakibi Demokrat Parti’ye karşı ağır yenilgi alan ve kongrede çoğunluğu Demokrat Parti’ye kaptıran Cumhuriyetçi Partili Bush, seçimlerin hemen arkasından ABD Savunma Bakanlığı pozisyonunda değişiklik yapmış ve Donald Rumsfeld’in yerine Bob Gates’i atadığını duyurmuştu. Rumsfeld’in arkasından Bush’un, ABD’nin Irak’taki en üst düzey komutanı olan Orgeneral George Casey’i de görevden almaya hazırlandığı, Casey’nin, Irak’taki kötü gidişatta rolü bulunduğuna inandığı söylentileri bulunuyordu. Amerikan ABC televizyonu, açıklamadığı kaynaklara dayandırarak Bush’un, Casey’nin yerine Korgeneral David Petraeus’u atayacağını bildirdi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, bu haberle ilgili yorum yapmadı.

Musul’da görev yapmıştı

Korgeneral David Petraeus, Irak’ın 2003 yılı işgali sırasında 101’inci hava indirme tümeninin komutanlığını yapmıştı. 101’inci hava indirme tümeni, Kuzey Irak’ta özellikle Musul’da görev yapmıştı. Demokrat Parti’nin çoğunluğu ve dolayısıyla kontrolünü ele geçirdiği ABD Kongresinde, yeni dönem Kongre üyelerinin yemin edip göreve başladığı gün, Bush’un Irak’ta yeni atamalar yapacağı haberlerinin basına sızması dikkat çekti. ABD Temsilciler Meclisinin ilk kadın başkanı olan Demokrat Partili Nancy Pelosi, Kongrede göreve başlarken yemin töreninde, Amerikan halkının Kongrede güç değişikliğine destek vermesinin, ülkenin gittiği yönü beğenmediği anlamına geldiğini söyledi. Pelosi, Irak konusunda Bush’un kısa süre içinde halka açıklama yapacağını hatırlatırken, “Iraklıların kendi sokaklarını savunması ve kendi güvenliğini sağlaması gerektiğini anlamalarını sağlayacak bir planı dile getirmek Başkan’ın sorumluluğudur. Bu plan bölgeye istikrar getirmeli ve biz de askerlerimizi sorumlu bir şekilde yönlendirebilmeliyiz” dedi.

Savaş karşıtları tepkili

ABD Kongre binası önünde toplanan yaklaşık 150 kişilik bir grup, yeni milletvekilleri ve senatörlerden Başkan George W. Bush’u yargılamalarını talep etti. Göstericiler arasında Guantanamo esir kampında tutulan mahkumların giydiği üniforma benzeri giysiler giyenler de vardı. Ortadoğu’da barışın sağlanmasını talep eden göstericiler, hep birlikte yürüyüş düzenledi.

Kaynak: Yeniçağ Gazetesi 06 Ocak 2007