KÖŞE YAZILARIM ve KÖŞESİZ YAZILARIM: Sizleri seviyorum Sevgili DÜMENCİLER :): Geçen hafta BİR günlüğüne ERBAKAN'CI olanların tamamı bu hafta AKİF'Çİ. Ne güzel her hafta Dümencilik Sanatını icra etmek. Sizleri s...

KÖŞE YAZILARIM ve KÖŞESİZ YAZILARIM: Ayasofya Camii ve Meryem Ana Heykeli: SABİH SAMUR ( Bizden Biri ! ) Önce Ayasofya Camii tekrar ibadete açılır, hoparlörle değil bir fiil müezzinim minareden ezanı okur; işte o za...

SAMUR Medya: Halil Şıvgın konuğumuz oldu: AKİT TV, ÇAPRAZ SORGU, 27 ŞUBAT 2016 Konuğumuz ANAP Kurucu Üyesi ve Sağlık Eski Bakanı Halil Şıvgın, Ahmet Anapalı ve Sabih Samur'u...


Gününüz aydın, ocağımız şen olsun Dostlarım.
Ankara vurulur, Edirne ayağa kalkar.
Başkenti vurduk, psikolojik olarak yıktık sanan İngilizce konuşan Ruslar, bilmez misiniz bize her yer başkent!
Edirne'den gelsin bu defaki cuma seslenişimiz; Hayırlı Cumalar.

Sabih Samur

KÖŞE YAZILARIM ve KÖŞESİZ YAZILARIM: Üsküdar Buluşması: Yükselen Türkiye Platformu Genel Sekreteri Sn. Durmus Celen ile 3 saat süren toplantının ardından bir enstantane. Memleket Meseleleri konus...

Irak'tan geldiler,
Afrika'dan geldiler,
Araplardan geldiler,
Suriye'den geldiler,
Şarktan geldiler, garptan geldiler, geldiler...

Kim geldiyse, geç dedi bizim hükümet!

Ne kayıt tutuldu, ne kontrol yapıldı!

Oysa Türkiye, bu Hükümet dönemine kadar geçen 90 yıllık dönemde, toplamda sadece iki milyon mülteci kabul etmişti.

Son üç yılda ise, üç milyon mülteci!!!

Yüz bine yakın mülteci yine sınırımızda!

Dışişleri Bakanı'na göre; Halep civarından gelenlerin sayısı 1.000.000'u bulabilir!

Ekonomik yapımız bozuluyor!
Kültürel yapımız bozuluyor!
Siyasal yapımız bozuluyor!
Ahlak yapımız bozuluyor!

Suriye'den gelen birçok küçük kızın, ailelerinden para karşılığı satın alınıp zorla kuma veya metres yapıldığını biliyor musunuz?

Suriyeli birçok çocuğun dilenci mafyasının eline düşüp dilendirildiğini bilmiyor olabilirsiniz!

Peki ya aileleri tarafından her köşe başında dilendirilen zavallıları görmüyor musunuz?

Yakın zamanda ise, birçok suç örgütünün maşası olarak yine bu mültecileri görmeye hazır olun!

İçişleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler Merkezi'nin verilerine göre:
*Dil, kültür ve yaşam tarzı farklıkları toplumsal uyumu güçleştirmektedir.
*Yerel halk arasında çok eşlilik yaygınlaşmakta, buna bağlı olarak boşanma oranları artmaktadır.
*Çocuk işçiler yaygınlaşmaktadır.
*Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı tetikleyebilecek zemin oluşmaktadır.
*Çarpık yapılaşma artmaktadır.
*Bazı sınır illerinde demografik yapının değişmesinin yarattığı kaygı söz konusudur.
*Demografik yapıda (doğurganlık oranı, nüfus artış oranı) değişim ortaya çıkmaktadır.

Hepsinden geçtim, DEMOGRAFİK YAPIMIZ BOZULUYOR!

Nasıl mı?

Hadi gelecek bir milyonu ve diğerlerini geçelim, sadece şu anda ülkemizde olan üç milyonu ele alalım.

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre:

*3 milyon Suriyeli'nin sadece 1 milyon 758 bini kayıt altına alınmış durumda. Diğerleri kayıtsız!

*Son üç yıl içinde, Türkiye'de toplam 100 BİN SURİYELİ BEBEK DOĞDU. Bunlar kayıtlı olup bilineni. Ya bilinmeyen doğumlar?

80 bin nüfusa sahip Osmaniye'de 25 bin, 128 bin nufusu olan olan Kilis'te 86 bin Suriyeli yaşıyor!

T.C. İçişleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler Merkezi verilerine göre, halen Türkiye'deki Suriyeli nüfus toplam nüfusun %3'ünü oluşturuyor.

Bugün üç milyon olan Suriye'lilerin nüfusu; Cumhurbaşkanımızı dinleyip sadece üçer çocuk yapmaları halinde bile sadece iki kuşakta yani yaklaşık 20 yılda 27-30 milyon civarına ulaşıyor!

Bölücü Kürtçülerin doğum oranı ise aile başına ortalama beş çocuk!

Ve tabi bir de diğer etnik kökenlerden gelen sığınmacılar ve mülteciler var. Bu arada ülkemizdeki Ermeni, Yezidi, Süryani ve Keldani gibi unsurları da unutmayın.

Büyük şehirlerimizde göze çarpan zenci oranının gün geçtikçe arttığını fark etmiyor musunuz?

İçimizdeki irlandalılar yıllardır içimizde birer ayrık otu gibi yayılmakta ve her yeri ele geçirmekte değil midir?

Bebek Katili Öcalan'ın "Ya silahına sarıl, ya karına sarıl" talimatı boşuna mıdır?

Günümüzün en etkili savaşlarından biri de DEMOGRAFİK SAVAŞTIR!

Türkiye ise bu savaşın tam ortasındadır.

Uygulamalara bakıldığında odur ki, bu savaşta Türk Hükümeti Türk milletinin yanında değildir!

Çünkü DEMOGRAFİK YAPIMIZ DEĞİŞTİRİLİYOR!

Neden mi?

Nüfusumuz bozularak nüfuzumuz bozulacaktır (yok edilecektir)

Sevgiyle ve uyanık kalın.




Kent-sel Dönüşüm zamanla olur.
Bizim önceliğimiz Türk-sel Dönüşüm!
Sadece Kürt kökenliler değil, dönmemek üzere gelen Suriyeli de
Türküm diyecek, Şanlı Bayrağımızın altında yaşamayı
kabul etti ise.
Türk Ulus Devletinin kuruluş çizgisine geri dönülecek;
dönülmek zorunda.
Bu toprak hiç kimsenin ve hiçbir iradenin deneme yanılma yöntemi ile kendi doğrusunu bulmaya çalışma yeri değildir.
Doğru birdir. O doğru da Kurucu İradenin bizatihi gösterdiği
yol ve kurallar manzumesidir.
Türklük Şemsiyesi kimseyi ıslatmadan bu topraklarda barındıracak yegane güçtür. İslam başta olmak üzere tüm din ve ırklara mensup olanlar eğer bu topraklarda yaşayacaklarsa TÜRK olduklarını kabul edecek ve bunu telaffuz edeceklerdir.

Kamuoyunun bilgi ve ilgisine

Sabih Samur, 6 Şubat 2016 21:00 TÜRKİYE

KÖŞE YAZILARIM ve KÖŞESİZ YAZILARIM: KİMBİLİR?: İki yıldır şehir efsanesi tadında kulaktan kulağa dolaşan ve Merkez Sağ, Sağda Yeni Parti gibi isimlerle duyulan ve bu oluşumda adı geçen Bü...



SABİH SAMUR ( Bizden Biri ! )

Biz Diyarbakır Sur'da Lejyonerler tarafından vurulurken Lejyonerleri sahaya sürenler; Güney Kıbrıs'ta Kıbrıs'ın geleceği ile ilgili anlaşmalara imza atıyorlar.
Benim kendini "Kıbrıslıyım" diye tanımlayan ve Türküm demekten imtina eden KKTC'nin Erkleri ise hala "Davos'ta nasıldım ama" diyerek çak yapıyorlar.
Sn. Recep Tayyip Erdoğan sonra Başkan olursunuz ama şimdi mevcut Cumhurbaşkanı yetkinizle lütfen Başbakan ve Bakanlar Kurulunuz le birlikte Ada'ya gidiniz.
Ada Sahipsiz ve yanlış yolda!

Sabih Samur





Doruktürk Merkez


MİLLİ GÜVENLİK KURULU, 27 OCAK 2016 TARİHİNDE TOPLANTISINI YAPMIŞTIR.

TOPLANTIDA;

1. VATANDAŞLARIMIZIN HUZUR VE GÜVENLİĞİ İLE KAMU DÜZENİNİN SAĞLANMASI AMACIYLA YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER KAPSAMLI OLARAK GÖRÜŞÜLMÜŞTÜR.


BU ÇERÇEVEDE; MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZE YÖNELİK İÇ VE DIŞ TEHDİTLER İLE BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNE, PARALEL DEVLET YAPILANMASINA VE DEAŞ’A KARŞI YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA SÜRDÜRÜLEN MÜCADELE ETRAFLICA DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.

KİMDEN VE NEREDEN KAYNAKLANIRSA KAYNAKLANSIN, TERÖRÜN HER TÜRÜ BERTARAF EDİLENE KADAR, KARARLI VE İLKELİ ŞEKİLDE MÜCADELEYE DEVAM EDİLECEĞİ BELİRTİLMİŞTİR.

MİLLETİN TEMEL DEĞERLERİNİ VE BİRLİKTE YAŞAMA ARZUSUNU HEDEF ALARAK, EĞİTİM YUVALARINI, SAĞLIK KURULUŞLARINI, CAMİLERİ TAHRİP EDİP KULLANILAMAZ HÂLE GETİREN, BASKI VE ŞİDDET İLE VATANDAŞLARIMIZI GÖÇE ZORLAYAN, BEBEKLERİ BİLE ÖLDÜREN BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELENİN, AYNI AZİM VE KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEĞİ VURGULANMIŞTIR.

İNSANLIK DIŞI TERÖR EYLEMLERİYLE, MİLLETİMİZİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNE KASTEDEN ÖRGÜTLE MÜCADELENİN, HUKUK KURALLARI İÇERİSİNDE, VATANDAŞLARIMIZIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ KONUSUNDA HASSASİYET GÖSTERİLEREK YÜRÜTÜLMEKTE OLDUĞU, ZARAR GÖREN VATANDAŞLARIMIZIN MAĞDURİYETLERİNİN GİDERİLMESİNE YÖNELİK TEDBİRLERİN ALINACAĞI İFADE EDİLMİŞTİR.

BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI, YAKIN İŞ BİRLİĞİ VE KOORDİNASYON İÇERİSİNDE BAŞARILI OPERASYONLAR İCRA EDEN GÜVENLİK KUVVETLERİMİZİN ÜSTÜN GAYRETLERİ TAKDİRLE KARŞILANMIŞ, ŞEHİTLERİMİZE RAHMET, YARALILARIMIZA ACİL ŞİFALAR DİLENMİŞTİR.

2. SURİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLMİŞ; BU ÜLKEDEN KAYNAKLANAN TEHDİTLERİN, ÜLKEMİZİN VE BÖLGENİN GÜVENLİK VE İSTİKRARINA ETKİLERİ İLE SİYASİ ÇÖZÜM KONUSUNDAKİ SON GELİŞMELER ÜZERİNDE DURULMUŞTUR.

MUHALİF GRUPLARLA BİRLİKTE SURİYE TÜRKMENLERİNE OLAN DESTEĞİMİZİN DEVAM EDECEĞİ YÖNÜNDEKİ KARARLILIĞIMIZ TEYİT EDİLMİŞTİR.

MÜLTECİ KONUSU BAŞTA OLMAK ÜZERE, SINIR GÜVENLİĞİMİZİ ETKİLEYEBİLECEK HUSUSLAR ELE ALINMIŞ, SON GÜNLERDE SINIRLARIMIZA YAKIN BÖLGELERDE MEYDANA GELEN HADİSELERİN TEKERRÜRÜNE MANİ OLMAK MAKSADIYLA, ALINAN VE ALINABİLECEK İLAVE TEDBİRLER GÖZDEN GEÇİRİLMİŞTİR.

SURİYE’NİN GELECEĞİNİN İNŞASINDA NE MEVCUT REJİMİN, NE DEAŞ, NE DE PYD-YPG BAŞTA OLMAK ÜZERE HERHANGİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜNÜN YER ALMAMASI GEREKTİĞİ İFADE EDİLMİŞTİR.

3. RUSYA’NIN SURİYE’DEKİ REJİMLE BİRLİKTE YÜRÜTTÜĞÜ FAALİYETLER HAKKINDA KURUL’A BİLGİ VERİLMİŞTİR.

BÖLGEDE İSTİKRARIN TESİS EDİLMESİNDE, MÜTTEFİKLERİMİZ VE ULUSLARARASI TOPLUMLA BİRLİKTE HAREKET EDİLMEKTE OLDUĞU BELİRTİLMİŞTİR.

4. IRAK’TA YAŞANAN SON GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLMİŞ, TERÖRLE MÜCADELESİNDE YANINDA OLDUĞUMUZ IRAK’LA İKİLİ İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRECEK UNSURLAR HAKKINDA KURUL’A BİLGİ SUNULMUŞTUR.

AYRICA, LİBYA VE YEMEN İLE ORTA DOĞU VE KUZEY AFRİKA’DAKİ GELİŞMELER ELE ALINMIŞTIR.

5. AVRUPA BİRLİĞİ İLE YENİDEN OLUMLU BİR İVME KAZANAN İLİŞKİLERİMİZDEKİ SON GELİŞMELERDEN DUYULAN MEMNUNİYET İFADE EDİLMİŞTİR.

6. SİBER SALDIRILAR, SİBER GÜVENLİK VE SİBER GÜVENLİK FAALİYETLERİNE DAİR KURUL’A BİLGİ SUNULMUŞTUR.

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SAYGIYLA SUNULUR.

EMPERYALİSTLER ve KIBRIS

Gönderen SABİH SAMUR | 6:48 ÖS | , , , , | 0 yorum »


Büyük Proje Ne idi?
Emperyalistler ve Kıbrıs.
Biz bu adanın iki ortağından biriyiz. Kimsenin hakkında asla gözümüz olmadı. 1960 cumhuriyetine giden yolda bile Rum ortağın EOKA'yı kurup bizi yok etme yemini içtiğinde biz direnmek için TMT'yi üç yıl sonra kurduğumuzu unuttuk.
Bereketcilerimizi Unuttuk.
Kırmızı Otobüsü içinde insanlarımızla gömdüklerini unuttuk. Cumhuriyetteki haklarımızın çok olduğunu iddia eden Rum Lider Makarios Yeni Anayasasını geçirmek için ne denli baskılar yaptığını unuttuk.
1963 Kanlı Noel gecesini bile nerde ise Rumun yaptığını unutturarak bizim yaptığımıza halkımızı inandırmaya çalıştılar.
Bazı kanı bozukların buna inandığını da biliyoruz.
Kantonları unuttuk. Çadırlarda yağmurun çamurun içinde yaşam mücadelesi verdiğimizi ,makarına nohut ve pilavdan başka aşımız olmadığını unuttuk.
Bitlenmeyelim diye kafalarımızın kazındığını unuttuk.
123 köyümüzün yakılıp yıkıldığını unuttuk.
1974 yılına kadar rumların yaptıkları başta Taşken olmak üzere Muratağa ,Atlılar ve Sandallılarda anne karnındaki 6 aylık çocuktan tutun da 80 yaşındaki nineye yapılan vahşeti unuttuk. Halkımızın aklı ile oynayan emperyalisler milyarlarca para döktüler adanın kuzeyine. Tek bir hedefleri vardı .Önce Milli Benliği yok edeceklerdi. Milli Benliği yok olan bir halk maneviyatını kaybecek ve kör kuyuda kaybolacaktı.
Önce medyada kalemleri satın aldılar. Sonra besledikleri destekledikleri siyasi kurumları ve dernekleri.
Tek bir amaç vardı; Adada Türk Gücünü zayıflatmak ve Rum'un egemenliği altında azınlık bir halk olarak yaşamasını sağlamaktı.
Bu işe hizmet edenlerin banka hesaplarındaki paraların sınırı yok. Vatanına ihanet eden bu zavallılar aslında bu paraları yiyecek olan evlatlarının yaşayabileceği bir Vatanları olamayacağının farkına varamayacak kadar paranın esiri olmuşlar.
Kardeşlerim, hepimizin en birinci vazifesi adada oynanan bu oyunu bozmak ve unutanlara hatırlatmaktır.
Adada Türk Milliyetcilerini Yok etme çalışmaları hızla sürmektedir. Bu Proje Milli ve manevi duyguları yok etmektir.
Rum tarafında milliyetcileri besleyenlerin sanırım ne yapmaya çalıştıklarını hepimiz çok net görebiliriz.


Saygılarımla

Latif AKÇA, 16 Ocak 2016, Lefkoşa



KIRMIZI KİTAP

Tayyip Erdoğan'a gönülden bağlı olanların, yakın çevresi ve hatta danışmanlarının atladığı belki de inanıp kabullenmek istemedikleri bir şey var.
Recep Tayyip Erdoğan mevcut durumu, konumunun gerektirdiği şekli ile davranmaktadır ve davranacaktır.
Lütfen, seven sevmeyen herkes, bugün öğle vakti Türk Büyükelçilerine yapılan konuşmayı kelime kelime izlesinler, dinlesinler.
Sözleri çok açıktır. Oyunu çok net okuduğunu kimsenin bizi aptal yerine koyamayacağını net bir şekilde dile getirmektedir.
"Bu ülkenin KÜRT MESELESİ YOKTUR!" cümlesi Devletin cümlesidir ve artık Tayyip Erdoğan siyasi değildir. Bu saatten sonra da geçmişe dönük tabanına göz kırpan, gönül almak için eski söylemlere dönmesi mümkün değildir; onun geleceğini bitirir.
Ülkenin ise buna tahammülü yoktur. Kendisi de bunu çok iyi bilmektedir.
Daha Türkçesi içi boşaltılmış Osmanlıcılık oyunu bitmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti artık Kadim Devlet ağzı ile konuşacaktır.
Önce Selçuklu ile barışacak, Selçuklu ile sorunu çözecek, Selçuklu'daki stratejik şifreleri çözecektir. Ecdadımız dediğimiz; geleneklerimiz dediğimiz 600 küsur sene; tekrar tahlil edilecek Acem Diyarı ile olan ilişkiler didik didik edilerek gözden geçirilecektir.
Konu sadece terör değil, konu sadece askeri manevralar değildir. Konu T.C.'yi küçümsemek de değildir.
Selçuklu Önemli!
Bugün kurgulanmaya çalışılan ve Müslüman olmayanlar tarafından oluşturulan Küresel Oyun; bizlerin mezhep savaşına sokulmasıdır. Dünyada bu oyunu bozacak tek ülke Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bizleriz.
Bizleri kimse Sünni, Şii, Alevi, Hanefi ... gibi kısımlara bölemez. Türkiye öyle güçlüdür ki bu oyunu bozar. Çünkü biz saydığımız tüm bu inanç çeşitliliğini bu topraklarda barındırabilen yegane ülkeyiz!
Tüm bu oyunların farkında olanda Devletin yürü dediği Tayyip Erdoğan'dır.
Ve daha da önemlisi Türkiye, sonuçta bir fani olan Tayyip Erdoğan sonrasını da kurgulamalıdır.
Türkiye 2020leri başkalarının belirlediği şekli ile dost ve düşman olarak şekillendirilmiş komşuluk ilişkileri ile yürütmeyecektir.
Osmanlı Ezberleri, okumaları dahi tekrar gözden geçirilecektir.
Türkiye "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" ilkesini yanlış değerlendiren bir ülke olmayacaktır.
Çünkü bizatihi Kurucu Unsur, Mustafa Kemal Atatürk ve Dava Arkadaşları Edilgen değil Etkin idiler. Oyun Kurucu idiler.
Türkiye Oyun Kurucu olmak zorundadır, oluyor, olacak ta.
2.200 Yıllık Kadim Devlet geleneği devam etmektedir. Diyarbakır'da, Mardin'de, Hakkari'de kimlerle savaştığımızı, hangi partilerin kimlere hizmet ettiğini, söylemlerini hepsini biliyoruz, hakimiz.
Gün artık particilik sığlığından çıkma günüdür. Global Köy/Dünya masalı bitmiştir.
Gün geçmişini 2.200 yıl itibari ile sahiplenen Türkiye Cumhuriyeti önderliğinde ve Türklük Şemsiyesi altında, şoven olmayan, Türklüğü içselleştiren, başta müslümanlık olmak üzere aynı Osmanlıdaki gibi tüm vatandaşlarını inanç çeşitliliği ve renkleri ile kucaklayan bir Türkiye.
Sümene Manastırında Ayin, Ayasofya'da ve Lefkoşa Selimiye'de Ezanın okunduğu Türk Cumhuriyetlerinin, Sancakların kolkola olduğu bir medeniyet.
Kırmızı Kitap bunları yazar. Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve sonrasında oluşacak Liderler de bu kitabı kalben, inanarak uygular.
Var olsun Devletim.
Var olsun Milletim.

Sabih Samur, 12 Ocak 2016 19:00, TÜRKİYE

BEYAZ AÇIK MEKTUP

Gönderen SABİH SAMUR | 8:34 ÖS | 0 yorum »

BEYAZ AÇIK MEKTUP


"Terörle ve teröristle mücadele eden, bu uğurda bayrağımıza sarılı tabutlarla şehitlik makamı ile şereflenen ve şereflenmeyi göze alan bu vatanın evlatlarına yaptığın ayıbı unutmayacağız. Ben bir polis olarak, senin 'polis çocuğuyum' demeni istemiyorum. Terör örgütü çığırtkanlığı yapan, isminin ve mesleğinin sahte olduğunu öğrendiğimiz o kadını yayında tam 3 kere alkışlattın ya, binlerce şehidin kemikleri sızlamaya dursun Beyaz"


Özel Harekat Polisi


Kaynak: http://www.yeniakit.com.tr/haber/ozel-harekat-polisinden-beyaza-mesaj-120151.html


- Çalışan ve iş bulup çalışamayan,
- Dümenden Sekiz, On Yerel Gazeteci bulup başına geçip Başkan (?) olan ve aslında bir sonraki seçimlere Milletvekili olmak için lobi faaliyeti yapan, kurumu ve mesleği meze olarak kullanan,
- Gazeteciliği tehdit amaçlı kalemşor olarak kullanan,
- Dini enstrümanları gazetenin her yerine serpiştirip, insanların dini inançlarını sonuna kadar suistimal eden ve fakat gazetecilik yapan,
ve tüm bunların yanında sigortası haftalık ve bazen bir kaç günlük ödendiği halde, yaklaşık 2.500 TL maaşla köşeyazarlığı yapan, bu memleket için muhalefet yapan adam gibi adamlar, gerçek gazeteciler...


Evet kendinizi hangi satırda buldunuz bilmem. O Allah ile sizin aranızda.
Bildiğim tek şey var bu aziz Millet; ADAM ile FIRILDAK'ı, her dönemin adamını ayıracak zeka ve deneyime ve en önemlisi kalp gözüne sahip.

Dip Not: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hatalıdır. Neden mi?
Can Dündar gibi her devrin adamını neredeyse Kahraman yaptığı için.
Bu arada her cezaevine gireni cezaevi maalesef ıslah edecek teknoloji ve sisteme sahip değil.
Yolunda olanlar yolunda olmaya devam edecektir.

Çalışan Gazeteciler Gününüz kutlu olsun.

Sabih Samur, 10 Ocak 2016, TÜRKİYE


Önemli bir Arşiv;

TÜRKİYELİLİK ve Dünün Cumhurbaşkanı, Bugünün Cumhurbaşkanı ve MHP Genel Başkan Adayı (?)

Adana'da gazetecilik mesleğini icra eden Cesur Yürekli kızımız Puna Güleçöz paylaşmış fotoğrafı. Bizde fotoğraf eksik kalmasın bir kaç kelam edelim dedik.
Arkadaş listemde yer alan kişiler zaman zaman farkındayım içten içe beni eleştiriyorlar; "Yahu Sabih Samur AK Partiye mi kaydı? Söylemlerinde değişiklik var" şeklinde. Bir de yeni eklenen AK Partili arkadaşlar ise eleştirel yaklaşımlara "Allah Allah ne yapmak istiyor bu adam?" diyorlar.
Kimseyi yormayayım. İşte tam da yapmak istediğimi yapıyorum şu an.
Herkesi temsil ettiği makama uygun söyleme sevk ediyorum.
Hangi yetki ile mi? Kurucu İrade bana neyi emretti ise ne için askerde yemin etti isem o yetki ile.
Herkes biliyor ki, ben Devletçiyim. Söylemlerim Devleti konuşturur, ses olur.
Ve bu fotoğraf?
Dünde yer alan ve orada kalması gereken tamamen yanlış bir söylem.
Sonucu ortada.
Bugün Devleti temsil eden Sn. Cumhurbaşkanı artık siyasi değil; O Devlet Adamı. Ve tam da bu nedenle Türklüğün gerektirdiği ne varsa sonuna kadar yapıyor yapacak da.
Diyarbakır'ın girişine o sökülen takı, o üzerinde "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazan takı tekrar takacak, monte edecek kişi, Türk Yıldızları ile aynı üniformayı gururla giyen ve poz veren Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Bu görev onundur. Uygulayacaktır.
İzleyin ve görün.


Sabih Samur
Kurucu İradenin Neferi




Kaynak:

DorukTürk Merkez Gazetesi

http://www.dorukturk.tv/makale/sabih-samur/turkiyelilik-ve-dunun-cumhurbaskani-bugunun-cumhurbaskani-ve-mhp-genel-baskan-adayi-/201.html

DURMUŞ ÇELEN, Yükselen Türkiye Platformu

Gönderen SABİH SAMUR | 8:55 ÖS | 0 yorum »

UYUMUYORUZ

Gönderen Samur Medya | 2:06 ÖS | , , , | 0 yorum »


"TC düşmüş kendi derdine", "Bu esnada ne yapabilirsek onu yaparız" düşüncesinde olan kendini Kıbrıslı diye tanımlayan ve asla Kıbrıs Türkü olduğunu kabullenmeyen bir avuç fırıldağadır bu mesaj!
Ey Fırıldak, Dün uyumayan sence bugün uyur mu?
Dün bayrağı indirmeye çalışan puştu şakağından vuranlar; vurmak için savcıdan, yargıçtan olur mu aldı sence?
Ada, "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" sığlığında değildir.
Adanın suyu derindir.
Uyumadığımız gibi adamın uykusunu da kaçırırız çok şükür.

Sabih Samur


Bugün Özerklik ilan edilecek dendi Diyarbakır'da.
"E biz de boş durmayalım, hazırlık yapalım" dedik; giydik tekrar kamuflajları!
Bekliyoruz seni Demirtaş.

Temel Atay


1989 Kışı, Tatvan, Sorgun

Gece 02:30 Mahmut Siğinmiş ve Sabih Samur çalışıyor...
Biz hep çalıştık.
Dün de bugünde.
Allah ömür verirse yarında.


SS1967


Federasyon isteyenlere bakış, duruş ve söylemimiz net:

Cami duvarına işiyorsunuz!

SS1967



26 Aralık 2015, Akademi Yayınları, İstanbul

Aralık ayının son icraatlarından biri gerçekleşti.
Şubat 2016 da çıkacak olan kitabımız için "Hayırlı Olsun" dedik.
Ve tarihe fotoğraf ile bir iz bıraktık.
Kitabımızın, adı ve içeriği İ.K.K. kapsamında şu an için uhdemizde :)
Paylaşmadığımız için affola.


Sevgiler, saygılar...

Sabih Samur

Osmanlıcılık Söylemi altında Arapçılık oynamaktan vazgeçmenin
zamanı gelmedi mi?
Aslen TÜRK olduğumuzu ne zaman hatırlayacağız?
"Aslında Türküm ama..."
"Ama" ve "Fakat" sız günler dileklerimle.

Ne mutlu Türküm DİYEBİLENLERE

Sabih Samur

Dip Not: Müslüman olmak başka Arapseverlik başka.
Elhamdülillah Müslümanız.


Sabih Samur, 25 Aralık 2015, Türkiye