TÜRK KİMDİR?
Gönderen SABİH SAMUR | 8:46 ÖÖ | Gül Tan, Mustafa Kemal ATATÜRK, Ne Mutlu Türküm Diyene, Sabih Samur, T.C. | 2 yorum »TÜRK SUBAYI ÖRGÜTSÜZ KALMIŞTIR
Gönderen SABİH SAMUR | 10:18 ÖS | ABD, Doğu Perinçek, Ergenekon, Eşref Bitlis, İP, Mustafa Kemal ATATÜRK, NATO, TSK, Uğur Mumcu | 0 yorum »CIA'nın, orduyu bölmeye dayanan iç savaş stratejisi
Gönderen SABİH SAMUR | 4:09 ÖS | ABD, AKP, Arslan Bulut, İran, Sabih Samur, TSK, Yeniçağ Gazetesi | 0 yorum »* * *
Yukarıdaki satırları 1998 yılında, bugün “Fatih Camisi’ni bombalayacaklardı” diye ortaya atılan CIA projesinin orijinali ABD’de tartışıldığı zaman Sağduyu gazetesinde yazdım.. O tarihten bugüne, köprülerin altından çok sular aktı. Türkiye’nin malvarlığı tamamen yabancılara satıldı. Sıra orduyu bölmeye geldi. 17 Ağustos 2005’te “İrtica diye gürleyenler vatan satılırken niçin sessiz?” başlıklı yazımda da benzer uyarıları yapmıştım. Fakat aldığım karşılık, “Devletin askeri kuvvetlerini aşağılamak” suçundan hakkımda dava açılması oldu. TCK 301/2’den yargılandım. Neyse ki bir yıl sonra beraat ettim.
* * *
The Times gazetesi, “İktidar mücadelesi, silahlı kuvvetleri, yüksek profili olan komplocular ile hassas belgeleri sızdıran ve siyasetten uzak bir orduyu isteyen isimsiz askerler olmak üzere ikiye böldü. Bir araştırma şirketi, orduya olan güveninin yüzde 60’lık tarihi bir düşük düzeyde bulunduğunu açıkladı” diye yazıyor. Türkcelil.com’da çıkan bir yazıda, İranlı Mohsen Yazd, “İran’da da önce halk yiyecek, giyecek gibi ufak yardımlarla mollaların safına çekildi. Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime düşmanlaştı. Humeyni, devrimi yapana kadar hep demokrasi ve özgürlük vaat etti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanları da kendi saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu. İran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan yobazlar, ellerinde Kur’an ile erleri geçerek, direnen subay ve komutanları katlettiler” uyarısında bulunuyor! Mohsan Yazd, “Yüreğim kan ağlayarak İran’da ’O gün’ gelmeden önceki olayların sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye’de görüyorum” diyor ve Türkiye’de kışlaları basacak olanların da emir komuta zinciri içinde hazır bekletildiğini belirtiyor.
Arslan BULUT
24 Ocak 2010
Nasıl mı; Önce ikinci dünya savaşı öncesi ile başlayan süreci, dünyada oynanan oyunları ve sonuçlarını görelim. Bunlar ışığında sizler de Türkiye’de oynanan oyunu yorumlayın.
Bakın; Nazi destekçisi Almanya’nın silah fabrikası Farben’di. Bu şirketin ortağı Amerikan Rockfeller’e ait Standart Oil Company’di! Her iki şirket de savaşın üzerinden zenginleşti.
Savaş ABD’ne milyarlarca dolara mal oldu. Bu para Dış İlişkiler Konseyi’nin denetimindeki Amerikan Merkez Bankası’ndan borç alınarak harcandı. Amerikan Merkez Bankası bir şirketti. En tepedekiler Dış İlişkiler Konseyi üyeleriydiler. Amerikan bankacılık sistemi tefecilik üzerine kuruluydu. Savaşlarda en çok onlar kazandı.
Preston Bush’un bankası, savaştan en çok kârlı çıkan bankaydı. Oğlu ve torunu onun izinden gittiler. Tüm Bush sülalesi, CFR’nin (Dış İlişkiler Konseyi’nin), kafatası ve kemikler olarak bilinen gizli ırkçı örgütlerin üyesiydiler. Torun Bush, 2001’de ikiz kuleleri bahane ederek, Afganistan ve Irak’ı kana bulayacak, milyonlarca dolara el koyacaktı. Savaşlar çok kârlıydı! Bahaneler yaratılmalıydı.
Çünkü; Savaşlar için geniş kitleleri ikna edecek bahaneler lâzımdır.
II.Dünya Savaşı’da Pearl Harbour’a saldırı bahanesi, Vietnam’a gemilere saldırı bahanesi ileri sürüldü. Ama daha sonra bunlar yalanlandı. Ortadoğu ve Orta Asya’ya girmek için de bir bahane lâzımdı. 11 Eylül ve kimyasal silahlar. Bahanesi, medya çarkıyla halka sahneledi…
Terörle savaş lâfı tekrarlandı, durdu.. Bir şey çok tekrarlanırsa, herkes inanır.
11 Eylül şokundan sonra dünyanın her tarafında onlarca bilim adamı bu anlaşılmaz olayı anlatmaya çalıştı. Kimse anlayamadı. Medya, 11 Eylül’ü paketledi ve Amerikan halkına sattı.
Gerçek ve yalan birbirine karışmıştı, ikiz kulelerle ilgili tüm deliller karartılmıştı. Öyle ki, New York Belediye Başkanı Giuliani, deliller araştırılmadan, binalardan kalan her şeyi ortadan kaldırmıştı. Olay yerinde inceleme yapılmasına imkân tanımamıştı.
El Kaide ile Usame Bin Ladin, Rockfeller’in dediği gibi, hiç bulunamadı. Medya insanların beynine El Kaide, Taliban, Terör, Savaş kelimelerini kazıdı.
Senaryoya göre, büyük kriz kapıdaydı. Kriz, küresel seçkinlere yeni fırsat kapıları açacaktı. Dünyada boyun eğmeyen uluslar vardı, kriz bu ulusları yola getirecekti…
Rockfeller’e göre, Yeni Dünya Düzeni topyekûn bir değişimle gelecek, küresel kriz bu değişimi tetikleyecekti! 1994’te şöyle diyordu: ‘Küresel bir değişimin eşiğindeyiz. Beklentimiz, tam zamanında gelecek bir bunalımdır. Uluslar Yeni Dünya Düzeni’ni o zaman mecburen kabul edeceklerdir!”
Rockfeller: “Dünyada bir devlet oluşturduğumuzda, modern dünya daha mükemmel ve daha istikrarlı olacaktır. Halkların kendilerini yönetme hakları, artık dünya bankerleri ve aydınları olan bir avuç seçkin’e geçecektir. Yüzyılımızda izleyeceğimiz strateji budur.”
Henry Kissinger: “Hangi yol seçilirse seçilsin, Birleşik Devletler’e ve Avrupa’ya dayanan çokuluslu şirketler, küreselleşmeyi yönlendiren lokomotifler olarak gözükmektedir. ABD’nin Avrupa’nın çokuluslu şirketleri, gelişmekte olan ülkelerin şirketlerini yutacaktır.”
George Kenan: “Dünya servetinin %50’sine, buna karşılık nüfusunun %6,3’üne sahibiz. Bu durumda kıskançlık ve kızgınlıklara hedef olmamız gayet normaldir. Önümüzdeki dönemde bu ayrıcalıklı konumun sürmesini sağlayacak bir ilişki ağı kurmalıyız. Korku salarak dünyayı sindirmeliyiz.!”
Rahmi Koç ne diyor: “Dünyada yeni bir global sistem oluşmuştur. Dünyanın en büyük 5 ekonomisi artık devletler değil, özel şirketlerdir.”
CIA ve FBI eğitiminden geçenler Türkiye’ye döndüler.. Sonrası ise malum senaryoları yazdılar uygulamaya başladılar. İşittiklerimizin, okuduklarımızın bizim anladığımız anlama gelmediğini, şunu şunu demek istediğini, medya’da tekrarlıyorlar. Ya öyle mi, Acaba, Ya doğruysa sözünü her ortamda söyletinceye kadar.
Türkiye’de oynanan oyunu, aktörlerini, figüranlarını da siz düşünün olmaz mı?
Günün Sözü: En zor şey, göz önünde duranı görmek ve açıkça söyleneni işitip anlayabilmektir!
İŞTE TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BÖLÜCÜ SİSTEM !!!!
Gönderen SABİH SAMUR | 4:42 ÖS | CHP, HEPAR, MHP, Osman Pamukoğlu, Sabih Samur, Selin Gül | 0 yorum »
Sezen Aksu T.C.'ne Özür Borçlu!
Gönderen SABİH SAMUR | 11:08 ÖS | Kürt Açılımı, Kürt Sorunu, Sezen Aksu, T.C. | 0 yorum »Ne Mutlu Türküm Diyene
Gönderen SABİH SAMUR | 3:23 ÖS | Ne Mutlu Türküm Diyene, Sabih Samur | 0 yorum »Genel Kurmay Başkanlığı- Bilgi Notları
Gönderen SABİH SAMUR | 8:42 ÖS | Astsubay, Bilgi Notları, Cumhuriyet Savcısı, Genel Kurmay Başkanı, Sabih Samur, TSK, Uğur Mumcu | 0 yorum »SAAT : 14:50
NO : BN - 01 / 10
2. Olayın cereyan tarzı aşağıdaki şekilde olmuştur;
a. 31 Aralık 2009 saat 12:30 civarında, Uğur MUMCU caddesinde birbirinden bağımsız olarak idari görevle seyir halinde olan beyaz renkli iki ayrı askeri araç polisler tarafından durdurulmuştur.
b. Durdurulan bu araçların askeri araç olduğunun anlaşılması üzerine olay yerine Merkez Komutanlığı ekipleri çağrılmıştır.
c. Söz konusu araçlar ve içindeki personel, durdurma ve arama kararını veren Cumhuriyet Savcısının isteği üzerine saat 14:00 civarında Ankara Merkez Komutanlığına götürülmüşlerdir.
ç. Burada Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan tespitlerde;
(1) Araçlardan birisinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait olduğu ve içinde iki şoför er ile bir uzman çavuş aşçının bulunduğu,
(2) Diğer aracın ise, Garnizon Komutanlığına ait olduğu ve içinde iki şoför (biri onbaşı biri er), bir elektrik teknisyeni er ve bir marangoz erin bulunduğu anlaşılmıştır.
3. İlgili Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan inceleme sonucunda, söz konusu askeri personel dün gece saat 22:00 civarında serbest bırakılmıştır.
4. Olayın, bir şüphe üzerine yapılan ihbar ve bu ihbara yönelik olarak icra edilen bir uygulama olduğu anlaşılmış ise de, son günlerde yaşananların, kişileri ve toplumu ne hale getirdiğini göstermesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.
5. Konuya ilişkin olarak gerekli işlemler başlatılmıştır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
BURSA NUTKU ve BİZ BURADAYIZ !
Gönderen SABİH SAMUR | 11:25 ÖÖ | Bursa Nutku, Mustafa Kemal ATATÜRK, Sabih Samur | 0 yorum »"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek" Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği! "
Senin küfür yemen beni ilgilendirmiyor! Temsil ettiğin makam bizi ilgilendiriyor! Sıkıntı orada; GEREĞİNİ YAP VE İSTİFA ET!
Gönderen SABİH SAMUR | 10:59 ÖÖ | AKP, Osman Baydemir, PKK, Tayyip Erdoğan | 0 yorum »Kanatçı Haydar, Rakı Sofrası ve Tekstilin Geleceği
Gönderen SABİH SAMUR | 12:56 ÖÖ | Ahmet Hoca, Baran Tarık, Dursun Sarı, Kanatçı Haydar, Sabih Samur, Tekstil Sanayi | 0 yorum »CUMHURİYET SAVCILARINA SUÇ DUYURUSU !
Gönderen SABİH SAMUR | 10:25 ÖS | Cumhuriyet Savcısı, Mahmut Esat Bozkurt, Mustafa Kemal ATATÜRK, Osman Baydemir | 0 yorum »
Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "HukukReformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.
Ahmet Hoca ve Şehit Mevlûdü
Gönderen SABİH SAMUR | 9:11 ÖS | Ahmet Hoca, Sabih Samur, Şehit mevlûdü | 0 yorum »Ahmet Hoca Türk Milliyetçiliğine emeği geçmiş bir arkadaşımızdır.Bilen bilir, tanıyan tanır.
19 Aralık, 09:53 ·
Peki ya TUZ KOKARSA ?
Gönderen SABİH SAMUR | 9:15 ÖS | ABD, DTP, Kürt Açılımı, Kürt Sorunu, PKK, TBMM, TSK | 0 yorum »
Sabih Samur
21 Aralık, 21:13
01.06.2008 tarihinde yazmışız aşağıdaki yazıyı.Ne değişmiş?Biz bunları görmüştük demenin bize ne faydası var?Düne kadar devletin güvenliği ve bekaası tehlikeye girerse ve bunun iktidar eliyle ortam hazırlandığı görülürse, son çare otomatik olarak devreye giren hani tabiri caiz ise etin kokmamasına karşı TUZ misyonu üstlenen bir Birim vardı.Kendimizi TC olarak güvende hissediyorduk.Şimdi cevabı olmayan en zor soru?Peki ya TUZ KOKARSA?
ŞAHİNLER VE GÜVERCİNLER
01.06.2008 Pazar
Önceleri ABD ile ilgili haberlerde gördüğümüz “Şahinler ve Güvercinler” kavramı, komik, fakat DTP yani PKK adlı terör örgütünün TBMM’de ki sözcülerini ifade etmek için kullanılır oldu.
Bizlere yazılı ve görsel medya kanalıyla PKK ve DTP konusu;
a) Silahı bırakmak için uğraşan ve konuyu demokratik ortamda, çözmeye çalışan kesim, sanırım bu kesimin adı: “Güvercinler”
b) Kürtçülük fikri ve eylemi, Kürt milliyetçiliği söylemleriyle ve hatta yine adı konulmamış şekliyle, Sarı-Kırmızı-Yeşil bezleriyle “Şahinler” olarak sunulmaktadır.
Çiş değil sidik.
Bir zamanlar bir reklâm vardı: “Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankasıyız”.
Bizlere (Okyanus ötesinin de dayatmalarıyla) ya Güvercinleri seç ya da Şahinleri seç menüsü sunuluyor. YERSEN!
Bir adım geri çekilip, sigara içme noktasında, bir sigara yakıp, durum muhakemesi yaparsan, göreceksin ki; Güvercinin de, Şahinin de söylemi aynı.
İkisi de diyorlar ki; “ GAP değil, on tane GAP gibi refah arttırıcı projelerin olsa bizim için hikâye.
Bizler dönüşü olmayan yola girmişiz.
Bizlere haklarımızı; kendi bayrağımızı, kendi dilimizi, kendi ekonomik özgürlüğümüzü yani kendi “Federal Kürt Devleti” mizi teslim etmediğiniz sürece, Sn Başbakanınızın da söylediği gibi, “ Bu şarkı bitmez.”
Bölücü terör örgütü, PKK’nın, iradesiyle ve ya iradesi dışında silah bırakması, Türkiye Cumhuriyeti için sevindirici bir olay gibi gözükmektedir.
Akan kan duracak, askerlerimiz ölmeyecektir.
Bu görünen kısmı, ya görünmeyen kısım?
Avrupa Parlamentosu, artık barış ortamında, Türk halkının, -onların ifadesiyle- Kürt halkı ile masaya oturması ve ne istiyorlarsa kibar kibar verilmesi istenecektir ve zaten istiyorlar da.
Büyüklerimiz yani T.C.’yi yönetme erkini elinde tutanlar, mutlaka bizim bu gördüklerimizi görüyorlar ve tedbirlerini alıyorlardır.
Bizden hatırlatması!
TERÖRİSTBAŞI ABDULLAH ÖCALAN
Gönderen SABİH SAMUR | 1:32 ÖS | PKK, Teröristbaşı Abdullah Öcalan | 0 yorum »POLİSİME LİNÇ GİRİŞİMİ !
Gönderen SABİH SAMUR | 9:20 ÖÖ | Hakkari, Sabih Samur, Türk Polisi | 0 yorum »
Benim Polisimi linç etmeye kalkan çocuğun anası ile benim şehidimin anasını aynı kefeye koyanlar;
TÜRK MİLLETİ ve DEVLETİ SİZİ AFFETMEYECEK!
Hiçbir hükümet sonsuz değildir!
GAFLET,DALÂLET ve HIYANET içinde bulunanlar,
tarihte olduğu gibi en ağır cezaları alacaklar.
Hiç kimsenin şüphesi olmasın.
BİZLER BURADAYIZ!!!
Sabih Samur
TC
Sayfanızdaki başlığı okudum. Değerli görüşlerinizin benim düşüncelerimle bire bir örtüştüğüne tanık oldum.
Ermenilerle açılım yaptık da ne oldu?
İzmir'de gövde gösterisi yapıyor.
Sonra da iki olayda, sanki de anaları düşünüyorlar gibi propaganda yapıyorlar.
Kısaca DTP'nin kapatılmasını olumllu buldum.
Son olarak bu hükümet AB'nin oyuncağı, ABD Başkanı Obama'nın da sille oğlanı oldu. Atatürk'ümüzün kurduğu Türkiye Cumhueriyeti bunlara mı layıktır?
TOKAT ŞEHİTLERİMİZ
Gönderen SABİH SAMUR | 5:07 ÖS | AKP, Kürt Açılımı, PKK, Tayyip Erdoğan, Tokat Şehitlerimiz, TSK | 0 yorum »İsviçre'deki Minare Yasağının Nedeni!
Gönderen SABİH SAMUR | 11:16 ÖS | İsviçre, Kırmızı Beyaz, Levent Çotuk, Sabih Samur | 0 yorum »Yüksek Askerî Şûra Olağan Toplantısı
Gönderen SABİH SAMUR | 8:54 ÖS | Asimetrik Psikolojik Harekât, Genel Kurmay Başkanı, Sabih Samur, Tayyip Erdoğan, TSK, Yüksek Askeri Şûra | 0 yorum »
SAAT : 19:40
NO : BN- 124 / 09
1. Yüksek Askerî Şûra Olağan Toplantısı, 04 Aralık 2009 tarihinde Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında yapılmıştır.
a. Son dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerine Karşı Yürütülen Asimetrik Psikolojik Harekât konusunda bilgi verilmiş,
b. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Harbe Hazırlık Durumu incelenerek, bu kapsamda ortaya çıkan ihtiyaçlar ile bu ihtiyaçları karşılamak için alınan tedbirler görüşülmüştür.
c. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel yapısını ve disiplinini bozacak şekilde, irticai tutum ve davranışları tespit edilen 2 personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırılmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
AKP'nin Türkiye'yi Getirdiği Nokta !
Gönderen SABİH SAMUR | 3:47 ÖS | DTP, Kürt Açılımı, Kürt Sorunu, Sabih Samur, Tayyip Erdoğan, Teröristbaşı Abdullah Öcalan | 0 yorum »
Can Dündar ile ilgili yazıma gelen bir e-posta
Gönderen SABİH SAMUR | 1:34 ÖÖ | Can Dündar, Sabih Samur, Yeni Alanya Gazetesi | 0 yorum »Sabih Bey selamlar. 29 yaşında yolun başında sayılabilecek genç bir öğretmenim. Ne yazıkki yazılarınızla yeni tanıştım. Ama bundan sonra elimden geldiğince takip edeceğim. Sizin ve ailenizin bayramını yürekten kutlarım.
Sizin gibi yürekli ve dürüst insanların hala basında camiasında bulunması beni çok mutlu etti. Kaleminize, yüreğinize ve cesaretinize hayran kaldım. Her sohbette lafı evirip çevirip size getiriyorum insanlar sizin gibi değerlerin farkında olsun diye.
Böyle bir zamanda en çok ihtiyacımız olan şey sizin gibi değerli kalemler. İyiki varsınız...
Kaleminize, yüreğinize, cesaretinize ve kalbinizdeki vatan ve bayrak aşkına selam olsun...
Genel Kurmay Başkanlığı BİLGİ NOTLARI
Gönderen SABİH SAMUR | 1:47 ÖS | Bilgi Notları, Genel Kurmay Başkanı, Sabih Samur, TSK | 0 yorum »BİLGİ NOTLARI
NO : BN - 119 / 09
1. Son günlerde medyada, var olduğu iddia edilen üçüncü bir ihbar mektubu ve mektubun ekinde yer alan CD’de bulunan konulara ilişkin haberler yer almaktadır.
2. Var olduğu iddia edilen yeni ihbar mektubunun; Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yapılan ve 24 Haziran 2009 tarihinde görevsizlik kararı verilerek yetkili makamlara gönderilen soruşturma dosyasında yer alan bazı maddi hususlardan da yararlanmak suretiyle, hazırlayanların kendi hedefleri istikametinde düzenlendiği değerlendirilmektedir.
3. Medyaya yansıyan haberlerden öğrenildiği kadar, söz konusu ihbar mektubu ekindeki CD’de yer alan hususlardan büyük bir kısmının 2008 ve daha önceki yıllarda medyaya yansıyan haberlerle benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.
4. Kamuoyunun, gereğinden fazla, bu tip haberlerle meşgul edilmesinden üzüntü duyulmakla birlikte, dün olduğu gibi bugün de medyaya yansıyan ve Türk Silahlı Kuvvetlerini ilgilendiren bütün haberler değerlendirilmekte ve gerekli görülen durumlarda gerekli işlemler yapılmaktadır.
5. 17 Kasım 2009 günü bir gazetede yer alan ve bu konularla ilişki kurulmaya çalışılan Genelkurmay Adli Müşavirliği tarafından hazırlandığı iddia edilen belge ise, sahtedir. Söz konusu bilgi notu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK 250’nci md. ile yetkili) yapılan soruşturma doğrultusunda bazı şüphelilerde ele geçirildiği belirtilerek, 08 Nisan 2009 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına incelenmek üzere gönderilen belgeler arasındadır. Yapılan inceleme neticesinde, ilgili savcılığa 01 Mayıs 2009 tarihinde “Kayıtlarımızda böyle bir belgeye rastlanmamıştır. Askeri yazım teknikleri ve isimler kullanılarak kurgulanmış sahte bir belgedir” ibaresiyle cevap verilmiştir. Sahte belgeyi, kasıtlı olarak gerçek gibi sunan, gazete hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.
6. İddia edilen üçüncü ihbar mektubunun 15 Kasım 2009 günü medyada yer almaya başlamasının tesadüf olmadığı ve zamanlamasının da oldukça düşündürücü olduğu ortadadır.
7. Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisine karşı uzun bir süreden beri yürütülmekte olan faaliyetlerin ve bu faaliyetlerin bütün boyutlarının farkındadır. Bugüne kadar yapılan ve bundan sonra yapılacak her türlü saldırı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin kararlı duruşunu ve mücadele azmini asla etkilemeyecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Can Dündar'ı İzliyorum Gözlerim Kapalı
Gönderen SABİH SAMUR | 3:17 ÖS | Aziz Nesin, Can Dündar, Kürt Açılımı, Mustafa Kemal ATATÜRK, NTV | 0 yorum »Can Dündar’ı İzliyorum Gözlerim Kapalı
NTV, Canlı Gaste adlı program.
Saat 23.15.
Kanalları gezerken bir anda duruyorum. Ekranın altında büyük puntolarla “Ahmet Kaya’yı
Anıyoruz” yazıyor. Türkçeye de maalesef yerleşmiş olan “baby face” yani “Bebek Yüzlü” adamı görüyorum.
Evet yanılmadınız Can Dündar’dan bahsediyorum.
Masum Cumhuriyet Çocuğundan.
Eğer Cumhuriyet’i savunmak ona kaldıysa ben artık sadece seyirci olmak istiyorum.
Neden bu tepkim?
Bu Cumhuriyet Çocuğu, bizden biri dediğimiz adam, Sarı Zeybek’i bizlere kazandıran kişi değil mi?
Maalesef O!
O Can Dündar, aynı duygusallıkla ve o bebek yüzüyle; bizler için Mustafa’yı da çekti!
Bu akşamda Türkiye’ye çok büyük emeği geçmiş, Türkiye’yi bütünleştirici parçalar üretmiş olan, TC’nin medarı iftiharı Ahmet Kaya’yı da ölümünün 9. yılında anıyor.
Gözlerimi kapatıyorum, midem bulanıyor.
Sarı Zeybek’teki Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatma esnasında hangi duygu yüküne sahipse, aynı hüzünle Ahmet Kaya’yı anıyor.
Gözlerimi açmak istemiyorum. Bu adamı gördükçe anmış olduğu insanı, Ahmet Kaya’yı öpüp sarılmak geliyor içimden. Dünya görüşümüz, vatana bakış açımız uyuşmasa bile fikirlerinden ödün vermemesi ve dik duruşuna bakıyorum, bir de masalara çağrılan konsül matrisler gibi bir o masada bir diğer masada gezinen Can Dündar’a.
Ne olduğu, kime hizmet ettiği belli olmayan, dün Atatürkçü, bugün Kürt Açılımı şak şakçısı,
Ahmet Kaya için gözyaşı dökeni oynayan, yarın kuvvetle muhtemel Türk Milliyetçisi bir Can Dündar.
Rüzgâr hangi yönden eserse o yöne dönebilen, devrin adamı.
Güçten yana, güçlüden yana.
Aziz Nesin’in Dev Eseri: ZÜBÜK.
Ve o Dev Oyuncu; Kemal Sunal.
Birden aklıma Zübük geldi.
Devrin adamı olacaksın.
Dün: Atatürkçü, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü.
Bugün: Kürt Açılımı şak şakçısı, gerekirse Federatif Yapılanma.
Yarın: Belki de Koyu bir Türk Milliyetçisi-maskesi
Bizler çenemizi yormakla ve seni görmemek için gözlerimizi kapatmakla kalırız.
Oysa sen yürümeye devam edersin.
Yolun açık olsun, sadece yüzü bebek olan kalbinin ne olduğu belli olmayan adam.
Sabih Samur
SONSUZA DEK YÜREĞİMİZDESİN.
Gönderen SABİH SAMUR | 9:39 ÖÖ | Mustafa Kemal ATATÜRK, Sabih Samur, TSK | 0 yorum »ISLAK İMZA ve ASIK YÜZ İFADESİ
Gönderen SABİH SAMUR | 9:04 ÖÖ | Cumhuriyet Bayramı, Ergenekon, Genel Kurmay Başkanı, Tayyip Erdoğan, TSK | 0 yorum »Sabih Samur Yorumu:
Bu açıklamanın yapılması için yüzümüzü fotoğrafta görüldüğü gibi asmamız mı gerekiyordu?
Keşke 29 Ekim’i hep birlikte, olması gerektiği gibi mutluluktan kahkahalarla yaşayabilseydik.
Keşke…





































